10. Hukuk Dairesi 2025/7723 E. , 2025/17183 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/132 E., 2025/54 K. İlk Derece Mahkemesi'nce bozma kararı üzerine verilen kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü…
10. Hukuk Dairesi 2025/7723 E. , 2025/17183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/132 E., 2025/54 K. İlk Derece Mahkemesi'nce bozma kararı üzerine verilen kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 15.10.1991 tarihinde ... sicil numaralı işyerinde çalışmaya başlamış, 28.02.2002 tarihine kadar bu çalışma kesintisiz olarak devam etmiş olduğunu, ancak davalı tarafından sigortalılık süreleri Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini, çalışmasının kesintisiz ve sürekli olup aylık 30 gün olduğunu beyanla 15.10.1991-28.02.2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak aylık 30 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/8 E. 2011/322 K. sayılı kararı ile ... Gıda San. ve Paz. A.Ş. nin iflasına karar verilmiş olup Mahkeme kararının 18.10.2012 tarihinde kesinleştiğini, ... Gıda San. ve Paz. A.Ş. hakkında Ankara İflas (21. İcra) Müdürlüğü’nün 2007/22 sayılı dosyası oluşturulmuş olup tasfiye işlemleri Ankara İflas (21. İcra) Müdürlüğü 2007/22 sayılı dosyasından yapıldığını, açılan davanın usul ve esas bakımından yasaya aykırı olduğundan reddi gerektiğini, iflas masasına alacak başvurusunda bulunulmadan doğrudan dava açılması yasaya aykırı olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, huzurdaki dava bakımından görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarını hiç bir şekilde kabul etmemekle beraber, davacının en son çalıştığı iddia edilen 1993 tarihinden 26 yıl sonra açılmış olması kötü niyetin açık bir göstergesi olup Medeni Kanun 2 nci maddesi dikkate alınarak davacının kötü niyetinin korunmasının mümkün olmadığını, öncelikle iflas masasına başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilerek, dosyanın iş bu davada görevli ve yetkili Ankara Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, esasa ilişkin yargılama yapılmasına karar verilir ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.03.2024 tarihli ilamında, "...tüm dosya kapsamı incelendiğinde, öncelikle davacının ve çalışan tüm işçilerin ücretinin ödenmesi ile ilgili olarak işyerinde bulunan ücret bordroları istenilmeli, ücreti bankadan mı elden mi ödendiği tanıklardan sorulmak suretiyle banka kanalıyla ödeme yapılıyorsa banka kayıtları celbedilmeli, davacının bildirimlerinin her ay kısmi olduğu ve dayanak olarak puantaj kaydı gösterildiği halde işyeri puantaj kayıtları celbedilmediğinden söz konusu puantaj kayıtları istenilerek davacı hakkında yapılan sigorta bildirimleri denetlenmeli, işyeri şahsi sicil dosyasında bulunan davacının raporlu, doğum izni gibi özel durumları değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK) 2. İnceleme konusu eldeki dosyada, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Önceki bozma ilamında belirtilen ve bozma ilamından sonra da dosyaya celbedilen işyeri şahsi sicil dosyasında bulunan davacının raporlu olduğu süreler değerlendirilmeden ve bu süreler Mahkemece dışlanılmadan karar verilmesi isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.