T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/300 KARAR NO : 2025/1162 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/84 Esas, 2023/754 Karar DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/300 KARAR NO : 2025/1162 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/84 Esas, 2023/754 Karar DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili 15/11/2018 tarihinde davalı taşıma şirketinin Erzurum ili ...Şubesi’nden bir adet ... ve ...’a ait 7 adet bataryayı alıcı ... adına ... iline gönderdiğini, kargonun gönderim ve varış süresi geçmesine rağmen söz konusu kargo alıcısına teslim edilmediğini, davalı şirkete başvuran müvekkili kargo ürününün 17/11/2018 tarihinde ...’a teslim edildiğine dair bilgi verildiğini, alıcı ...'un kargoyu teslim almadığını, müvekkilinin çalınma ve kaybolma bildiriminde bulunduğunu, ...'un ise 19/11/2018 tarihinde Emniyet Müdürlüğüne giderek şikayetçi olduğunu, ... Cumhuriyet Savcılığı 2019/... numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafın taşıma sözleşmesine aykırı davranmasından dolayı mağdur olduğunu, kargoda kaybolan/çalınan ... ve buna ait 7 adet bataryayı müvekkilinin tekrar alması imkansız derecesinde zor olduğunu, ... almak ateşli silah almak gibi ruhsat ve başka bir dizi özel işleme tabi olduğunu, müvekkilinin aldığı ...’a ait 7.199,00-TL değerindeki 25/08/2018 tarihli fatura ile her biri 1.250,00-TL olan 7 adet bataryaya ait faturayı dilekçe ekinde sunduklarını, her ne kadar faturalara göre 1 ... ve 7 adet bataryanın toplam değeri 15.949,00-TL olarak belirtilmiş olsa da söz konusu cihazların piyasa değeri döviz kuru üzerinden hesaplandığını, bu sebeple 1 adet ... ... Pro ... güncel fiyatı 13.000,00-TL, 7 adet ... .. Pro Batarya ise14.000,00-TL değerinde olduğunu, 15/11/2018 tarihli kargo teslim alma belgesinde kargo içeriğine 3 adet ... yazıldığını, gerçekte ise 1 ... ile 7 adet bataryadan ibaret olduğunu, müvekkilinin Karayolları ...Bölge Müdürlüğü sınırları dahilinde bulunan tüm yol, arazi ve tünel çalışmalarının hava ve yer görüntü çalışmalarını sağlamakla yetkili olduğunu, İHA kullanma lisansına sahip olduğunu, ... ile havadan çekim işi yaptığını, ...İnşaat Ltd. Şirketi ile yapılan iş sözleşmesinde de belirtilen işi müvekkilinin kargoda dava konusu ekipmanların kaybolmasından dolayı aldığı işi tamamlayamadığını, sözleşmede bahsedilen ücretinin 12.500,00-TL'sini alamadığını, ...İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılmış olan sözleşmede belirtilen ücretin 3.000,00-TL'sini ekipmanlarının kaybolması hasebiyle alamadığını, müvekkilinin elinde ekipmanları olmadığından, alması muhtemel iş tekliflerini de alamadığını, müvekkilinin alması gereken ödemeleri alamadığı için kredi borcunu ödeyemediğini ve mağdur olduğunu, taraflarınca Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2019/... Esas numaralı dosyası ile dava açıldığını, mahkemenin 12/11/2019 tarihinde davalarının görev sebebiyle usulen reddedildiğini, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/... Esas numarasıyla 23/12/2019 tarihinde açılan davanın da dava şartı yokluğundan reddedildiğini, 14/07/2020 tarihinde arabulucuya müracaat ettiklerini, karşı taraf ile görüşmeleri 14/08/2020 tarihi itibariyle olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması ve usul ekonomisi açısından yargılamanın daha fazla uzamaması adına yargılamanın hızlandırılması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı kargo şirketi tarafından taşınması üstlenilen 1 adet ... ile 7 adet bataryanın toplam bedeli 27.000,00-TL ile müvekkilinin iş kaybından doğan 15.500,00-TL zararın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşıma işleri TTK kapsamında ticari iş olduğunu TTK md.855 kapsamında talep ve dava hakkı 1 yıllık zamanaşımına uğratığını, davacının 15/11/2019 tarihi itibariyle tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, davacı görevsizlik kararı verilen Erzurum ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/... Esas - 2019/... Karar sayılı ve usulden ret kararı verilen Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dilekçesinde dava değeri olarak 30.449,00-TL göstermiş olmasına rağmen, dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde ise bu değeri 42.500,00-TL olarak belirlediğini, bu hali ile davacının usul ve yasaya aykırı olarak ilk dava dilekçesinde bildirmiş olduğu dava miktarını arttırmak sureti genişletme ve değiştirme yasağı kapsamında hareket ettiğini, buna muvafakatlarının bulunmadığını, davaya konu kargo alıcısına 17/11/2018 tarihinde teslim edildiğini, mezkûr taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı dilekçesinde her ne kadar içeriğinin ... ve 7 adet bataryadan ibaret olduğundan bahisle iş bu davayı açmışsa da kargo içeriğinin davacının iddia ettiği eşya olduğu hususu tek taraflı bir beyan olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı kargonun içeriğinin ne olduğu hususunda teslim esnasında açıklama yapmadığını, kargonun teslim edildiği şubeye de bilgi vermediğini, kargonun şubeye teslimi esnasında içeriği hakkında beyanda bulunulmaması neticesinde doğan zarar ve ziyan göndericinin sorumluluğunda olduğunu, davacı her ne kadar dayanak olarak bir kısım faturalar ibraz etmişse de bu faturaların kargo içeriğinin iddia ettiği ürün olduğuna delil teşkil etmediğini, söz konusu faturalar her zaman sonradan tanzim edilebilmekte olup ispat vasıtası olarak kullanılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, usule ve yasaya aykırı davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının 15.11.2018 tarihinde davalı taşıma şirketine .... ili ...Şubesinden bir adet ...'u ve ...'a ait yedi adet bataryayı alıcı ... adına ... iline gönderdiği, kargonun 17.11.2018 tarihinde ...'a teslim edildiğinin göründüğü ancak gerçekte teslim edilmediği, davalı şirketin kargonun farklı kişilere teslimi konusunda kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Kargo teslim alma belgesi incelendiğinde içerik olarak 1 paket 3 adet ... olarak yazıldığı, kargo içeriğinin davalı tarafından bilindiği, savcılık soruşturmasında yer alan ifade tutanaklarında 17.11.2018 tarihinde davalı çalışanının kendisini ... olarak tanıtan kişiye kargoyu teslim ettiği, kargoyu teslim alan şahsın TC kimlik numarası beyan ederek güven telkin ettiği ve davalı şirket çalışanlarının özensiz ve dikkatsiz tutumları sebebiyle alıcı yerine bir başka kişiye teslim ettikleri ve kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Davalı şirket çalışanlarının şubelerine gelen kargoyu, kargo alıcısına bizzat ve kimlik karşılığında teslim etmeleri gerekirken, üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde üçüncü bir şahsa teslim ettikleri, dolayısıyla TTK'nun 850. Maddesi gereğince taşıma işlemini yapan davalı kargo şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak sorumlu olduğu ve davacının oluşan zararını tazmin etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı taşınan eşyanın bedelini ve aynı zamanda kazanç kaybı talep etmiş, gönderi taşıma esnasında tamamen zayii olduğundan makine mühendisi bilirkişisi tarafından teslim tarihindeki değeri belirlenerek bu bedel üzerinden dava kısmen kabul edilmiş, teslim tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş, davacının kazanç kaybı talebi hususunda makine mühendisinin dava konusu ...'un 15/11/2018 tarihinde kargoya verildiği, bu tarihte .... Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 24/09/2018 tarihli 2018/... sayılı genelgesinde belirtilen, hava koşullarına göre çalışılmayan döneme denk geldiği hususunda rapor bildirdiği, kazanç kaybının ispat edilemediği..." gerekçesiyle "...Davanın kısmen kabulü ile, 16.400,00-TL maddi tazminatın 15/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin iş kaybı yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin yaptığı işi çalışılmayan döneme denk gelmesi gibi belirsiz hatta sonsuz bir zaman aralığı kabul edilip reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2017 yılından bu yana geçen 7 yıl boyunca sayısız kurum sayısız çekim talebinde bulunulduğunu ancak müvekkilinin malzemeleri davalı tarafın kusuru neticesinde olmadığı için bu konuda gelen hiçbir iş teklifini kabul edemediğini bu konuda resmi kurumlarca açılan hiçbir ihaleye katılamadığını, son alınan ek bilirkişi raporunda belirlenen bedel ile dava konusu droneleri değil dronlara ait bataryaların dahi alınamayacağını belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mezkur taşımada tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta bedel tazminini gerektiren koşulların gerçekleştirilmediğini, bu sebeple davacının tazminat talebinin haksız olduğunu, yargılama süresince dosyaya sunulan itirazlar doğrultusunda taşıma hukuku alanında bilirkişiye tevdi talep edilse de yerel mahkemece bu husustaki talebi değerlendirmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını, kargonun taşıma ve teslim usullerine uygun olarak alıcısına teslim edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı kargo şirketinin taşınmasını üstlenerek teslim aldığı bir adet ... makinesi ve 7 adet bataryayı taşıma esnasında kaybetmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesindeki talebin bir adet ... ve yedi adet bataryanın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ve iş kaybından kaynaklı zararın tahsili istemlerine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince kargoda taşınan eşyaların olay tarihi itibariyle hesaplanan değerlerinin yasal faiziyle tahsiline hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının munzam zararın tahsili isteminin bu yönde maddi zararının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediğinden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı görüldüğünden ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.120,28-TL harçtan başlangıçta alınan 290,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 830,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde davalı yönünden kesin davacı yönünden Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 19/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.