Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkiline ait... plakalı ... ... marka ... motor nolu ... şase nolu mavi renkteki otomobilin ... ... Caddesinde park halindeyken 14/10/2016 tarihinde sabah 05.00 sularında trafik çekicisi tarafından plakası okunup sigortası olmadığı gerekçesiyle ... ... ... Otoparkı'na çekildiğini, müvekkilinin, eşiyle ayrılık aşamasında olması ve aile içi bir takım sorunlarla başa çıkmaya çalışması sebebiyle aracını yedieminden teslim alamadığını, müvekkilinin arabasın
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti.’nin "..." adresinde bulunan "..." şirketinin Türkiye’deki tek yetkili temsilcisi ve distribütörü olduğunu; davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin "..." şirketine ait hiçbir malzeme, ürün ve ekipmanı Türkiye’de pazarlamaya, satmaya, şirketin Türkiye’deki hiç bir ticari faaliyetinde yer almaya özel olarak yetkili kılınmamış olmasına rağmen, davalı şirket tarafından hazırlatılan, ... ve ... isimli internet sitelerinden "..." şirketinin logosunu kullanarak ve/veya kullanmaksızın "..." hakkında haber, yayın ve duyurularda bulunularak 3. kişiler nezdinde kendisinin "..." nın Türkiye’deki yetkili temsilcisi, distribütörü algısının oluşmasına sebebiyet vermekte olduğunu, öyle ki, internet kullanıcıları tarafından ... gibi internet arama motorlarında "..., ..., ..., ... (TURKİYE), ... Yetkili SATICISI (Türkiye)" ifadeleri ile aramalar yapıldığında, ilk sıradan ve direk olarak davalıya ait www.guvenotomasyon.com ve ... internet sayfalarına erişim sağlandığını, davalıya ait ... ve ... internet sayfalarında haksız ve mesnetsiz bir şekilde, "..." şirketi hakkında yayın, haber ve duyurularda bulunarak, bu kapsamda 3. kişileri yanıltmak sureti ile kamu nezdinde davalının "..." şirketinin Türkiye’deki yetkili temsilcisi ve/veya distribütörü olduğu kanaatinin oluştuğunun tespitinin ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasından talep edildiğini, 11.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda "Tüm dosya kapsamında ve bahse konu ... ve ... internet siteleri incelendiğinde, davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin bahse konu "..." isimli şirketin ürünlerinin logosunu kullanarak satışını ve haberlerini yaptığı; bahse konu şirketin ismini (...) kullanmış olduğu, ayrıca ... arama motoruna reklam vererek kendi firmasının öne çıkardığı, Türkiye’deki Yetkili Temsilcisi ve Distribütörü olduğu algısını yaratmakta olduğu" görüş ve kanaatine varıldığını; ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından verilmiş olan bilirkişi raporu gereğince, davalının, kendisine ait olan ..., ... İnternet sitelerinde, ... şirketi hakkında haber, yayın ve duyurularda bulunmak ve ayrıca 3. kişiler tarafından... internet arama motorunda yine ... hakkında aramalar yapıldığında direkt ve ilk sıradan davalı şirkete ait internet sayfalarıma erişimin sağlanması sebebiyle, 3. kişiler nezdinde davalının, ... şirketinin Yetkili Temsilcisi ve Distribütörü olduğunun açıkça tespit edildiğini belirterek www.guvenotomasyon.com ve ... adresli davalıya ait internet sayfalarında, davalının ... şirketi hakkında yayın, haber ve duyurularda bulunması ve ayrıca ... internet arama motorlarından yine ... şirketi hakkında aramalar yapıldığından ilk sıradan ve direkt olarak davalı şirketin internet sayfalarına erişimin sağlanması sebebiyle, 3. kişiler nezdinde davalının ... şirketinin Türkiye’deki yetkili temsilcisi ve/veya distribütörü algısı yaratıldığından, davalıya ait işbu internet sitelerinde ... hakkında yapılan haber, yayın ve duyuruların durdurulmasına ve internet arama motorlarından yapılan aramalar neticesinde yine davalı şirket internet sitesine erişimin engellenmesine, müvekkili firmanın bu sebeplerle uğradığı maddi zararların tazmini (mahrum kalınan kâr da dahil ve fakat bununla sınırlı olmamak kaydı ile) amacıyla fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 30.000.TL maddi, 20.000.-TL manevi tazminat tutarının davalı taraftan tahsiline ve davalı şirketin haksız rekabetinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, 16.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettikleri en yüksek banka reeskont faizinin , "en yüksek avans faizi" olarak talep ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ve ... isimli internet sitelerinin sahibi olduğunu; söz konusu internet sitelerinin müvekkili adına tescilli olup müvekkilinin anılan internet sitelerini adına tescil ettirmesini engelleyecek herhangi bir mevzuatın söz konusu olmadığını; müvekkilinin, yasal olarak, anılan sitelerin hak sahibi olup, herhangi bir şekilde marka hakkına da tecavüz durumu söz konusu olmadığını; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını; öncelikle, davacının müvekkili şirkete ait internet siteleri üzerinde ... 7.Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyası ile yaptırdığı tespitin eksik ve yanıltıcı olduğunu, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte, bilirkişinin kaynak kodlarına bakmadan, bunlara atıfta bulunmadan, üstün körü bir inceleme yaparak kanaate vardığını; bu sebep ile, müvekkiline ait internet siteleri üzerinde, ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yapılamadığını, yapılan tespit sonucu, "tespiti istenen sitelerin içeriğinde bu sitelerin ... markası ile satıcı olmak dışında herhangi bir ilişkisi olduğunu belirtir gizli ya da açık yazı ya da ifade bulunmamıştır" sonucuna varıldığını; müvekkili şirketin anılan web sitelerinde ... isimli şirketi, Türkiye’de temsilciliğini veya distribütörlüğünü yaptığı firmalar arasında göstermemiş olup, sadece Türkiye’de ürün satışı yaptığı firmalar arasında ... ibaresinin bulunduğunu; ayrıca ... markasının davacı ... isimli şirketin Türkiye’de tescilli markası da olmadığını; Türkiye’de anılan markayı bir kısım şirketlerin ithal edip, hali hazırda piyasada satmakta olduğunu; davacı şirketin ... markasının Türkiye’deki tek satıcısı olmadığını; müvekkili şirketin, ... markalı ürünleri, direk davacıdan satın aldığını ve müşterilerine sattığını; hatta, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki şifahi anlaşma gereği, müvekkilinin, davacı vekilinin iddia ettiği üzere, yüklü miktarda ... markalı ürün satmadığını, sadece davacıdan satın aldığı ürünleri %3 ila %4 kar payı koyarak satması konusunda anlaştıklarını; müvekkilinin, ... markalı ürünleri, sadece davacıdan satın alarak, müşterilerine sattığını; ... markalı ürünleri Türkiye’ye ithal eden diğer şirketler ile herhangi bir alışverişi söz konusu olmadığını; müvekkilinin, davacıdan aldığı ... markalı ürünleri, davacının bilgisi dahilinde müşterilerine sattığını; davacı vekilinin, iddia ettiği üzere, davacının herhangi bir maddi kaybının (mahrum kalman kar kaybı) söz konusu olmadığını; zira, müvekkili şirketin ... marka ürünleri davacıdan satın alıp, davacının iradesi dahilinde müşterilerine sattığını; müvekkili şirketin ... marka ürünleri, Türkiye’ye ithal eden diğer şirketlerden almış olmasının söz konusu olmadığını ve yine ayrıca müvekkili şirketin yurtdışından ... markalı ürünleri ithal edip, satmadığını; müvekkili şirketin, haksız rekabet yapmasının da söz konusu olmadığını; haksız rekabeti düzenleyen kanun maddelerinin hiçbirinin müvekkilinin eylemlerine uymadığını; müvekkilinin anılan sitelerde, ... markalı ürünlerin satıcısı olması haricinde herhangi bir ibareye yer verilmediğini; gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmadığını; ortada haksız fiil ya da haksız rekabet bulunmadığından, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını; anılan sebepler gereğince, internet üzerinde ... ve ... gibi arama sitelerinde "..., ..., ... Türkiye, ... Distribütörü, ... Yetkili satıcısı” gibi aramalar yapıldığında, müvekkili şirketin internet sayfalarına direk yönlendirmeler yapılıp yapılmadığının bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini; ayrıca, yapılan bu yönlendirmelerin her zaman aynı şekilde olup olmadığının, yoksa bu durumun değişken olup olmadığının tespitini de talep ettiklerini; söz konusu kelimeler ile arama yapıldığında her zaman müvekkilinin sitelerinin ilk sırada çıkıp çıkmadığının tespitini de talep ettiklerini; anılan sitelerin kaynak kodlarına bakılarak inceleme yapılmasını talep ettiklerini; müvekkili tarafından, söz konusu sitelerde 14.04.2012 tarihinde güncellemeler yapıldığını; bu tarihten sonra herhangi bir güncelleme yapılmadığını, bu durum ile ilgili, inceleme sırasında, elektronik ortamdaki verilerin bilirkişinin talep etmesi halinde kendisine verilecek olup, bilirkişi gerek görür ise bu durumun tespiti ile ilgili yer sağlayıcı Doruknet'ten bu bilgilere ulaşılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davanın 12.04.2013 tarihinde ... 34.Asliye Ticaret Mahkekmesinin ... esas sayısı ile açıldığı, Mahkemenin kapatılması ile dosyanın ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrolunduğu, ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.03.2019 tarih ve 2018/437 esas-2019/215 karar sayılı görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 25.10.2016 tarih ve 2016/5087 esas-2016/9534 karar sayılı kararı ilke Mahkememizin Yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği ve bu aşamadan sonra mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Dava, 556 Sayılı KHK kapsamında açılmış, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti men'i , maddi -manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalı şirketin 30.05.2015 tarihinde tasfiye sonu genel kurul kararı ile tasfiye olduğu, bu hususun ticaret sicil gazetesinnde ilan edildiği, böylelikle tasfiyesinin tamamlandığı anlaşıldığından, Mahkememizin 16.03.2018 tarihli ara kararı ile, davacı vekiline, davalı şirketin ihyasını sağlamak üzere Ticaret Mahkemesinde ihya davası açması için yetki ve süre verildiği, verilen süre içiresinde ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı ... Tic.Ltd.Şti. aleyhine ihya davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda şirketin ihyasına karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2019/525 esas, 2019/1540 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, taraflarca sunulan deliller dosya arasına alınmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporları alınmıştır.Dosyaya sunulan 05.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda;"...Dava konusu olayda TTK m.55/c( 1-2-3) maddelerinde düzenlenen Haksız Rekabet koşullarının oluştuğu, Mahkemece TTK hükümlerine aykırı eylemleri ile davacı zararına sebebiyet verdiği hususunun benimsenmesi halinde, davacının davalıdan 13.545,41 TL, tutarında tazminat talebinde bulunabileceği..." kanaatinin bildirildiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ; HMK m.267 uyarınca, iki kişilik kurulun vermiş olduğu raporun geçerliliğinin olmadığını, bu sebep ile HMK m.267'ye uygun bir şekilde yeniden bilirkişi kurulu oluşturulmasını talep ettiklerini, raporda web siteleri ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığını,internet üzerinde ... ve ... gibi arama sitelerinde "..., ... TR, ... TÜRKİYE, ... DISTIRIBUTORU, ... YETKİLİ SATICISI" gibi aramalar yapıldığında müvekkili şirketin internet sayfalarına direk yönlendirmeler yapılıp yapılmadığının, yapılan bu yönlendirmelerin her zaman aynı şeklide olup olmadığının, yoksa bu durumun değişken olup olmadığının tespitinin talep edildiğini, söz konusu kelimeler ile arama yapıldığında her zaman müvekkilinin sitelerinin ilk sırada çıkıp-çıkmadığının tespitinin de talep edildiğini, ayrıca anılan sitelerin kaynak kodlarına bakılarak inceleme yapılmasının talep edilmiş olmasına rağmen, bilgisayar programcısı tarafından herhangi bir tespitin yapılmamış olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında satış akdi dışında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığı gibi, müvekkili şirketin davacının bayisi olmadığını, müvekkilinin "..." markalı ürünleri, direk davacıdan satın alıp müşterilerine sattığını, müvekkilinin "..." marka ürünleri başkaca herhangi bir yerden temin etmediğini, müvekkil şirket ile davacı arasındaki şifai anlaşma gereği, müvekkilinin davacıdan satın aldığı ürünleri %3 ile %4 kâr payı koyarak satması konusunda anlaştıklarını, davacının müvekkil şirketin faaliyet alanını bildiğini, davacının müvekkilinin ürünlerin son kullanıcısı olmadığını, anılan ürünleri müvekkilinin 3. şahıslara satacağını bilerek serbest iradesi ile söz konusu ürünleri müvekkiline sattığını, raporda tespit edilen tazminat miktarının hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, zira davacının müvekkiline sadece "..." marka ürünler satmadığını, müvekkilinin davacıdan başkaca ürünler de satın aldığını, davacının, müvekkiline az ürün satması ile zarar oluşması arasında illiyet bağının mevcut olmadığını, zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca raporda, davacının 2009- 2010- 2011 yılı defterlerinin belirli kanuni şartları taşımadığından, davacı lehine delil olamayacakları belirtilmiş olmasına rağmen davacının defterlerine dayanarak rapor tanzim edildiğini, TTK m.55/c'de sayılan hallerin hiç birinin müvekkilinin eylemine uymadığını, davacının ürünleri kendi belirlediği fiyata müvekkiline satmış olduğundan herhangi bir zararının oluşmasının mümkün olmadığını; müvekkili şirketin "..." marka ürünleri Türkiye’ye ithal eden diğer şirketlerden almış olmasının söz konusu olmadığını ve ayrıca müvekkil şirketin yurt dışından "..." markalı ürünleri ithal edip satmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.İtirazlar üzerine alınan 09.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda;"... Davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde,Davacı ...tarafından Davalı ... Otomasyon Ltd Şti adına; 2009 Yılı; 9 Adet fatura karşılığında 3,983,52 TL Fatura düzenlendiği ve 3.983,52 TL tutarında ödeme alındığı, 2010 Yılı; 24 Adet fatura karşılığında 25.124,89 TL Fatura düzenlendiği ve 25.124,89 TL tutarında ödeme alındığı, 2011 Yılı; 24 Adet fatura karşılığında 45.854,47 TL Fatura düzenlendiği ve 44304,94 TL tutarında ödeme alındığı, 2012 Yılı; 2011 yılından devir ve 2012 yılında düzenlenen 3 Adet fatura karşılığında 4.278,71 TL Fatura düzenlendiği ve 4,278,51 TL tutarında ödeme alındığı, Sonuç itibariyle cari hesap ilişkisi çerçevesinde herhangi bir alacağının bulunmadığı, Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde;Davalı ... Otomasyon Ltd Şti Davacı ...den;2012 Yılı; 2011 yılından devir ve 2012 yılında düzenlenen 3 adet fatura karşılığında 4.278,71 TL’tik ürün aldığı ve 4.278,51 TL tutarında ödeme yaptığı,Sonuç itibariyle cari hesap ilişkisi çerçevesinde herhangi bir borucunun bulunmadığının tespit edildiği ve "...Davalının satışını yaptığı ürünü göstermek amacıyla ... adlı internet sitesinde “...” markasını kullanmasının 556 sayılı KHK m.l2 anlamında dürüst kullanım olduğu, bu bakımdan markaya tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmediği, Ancak, davalıya ait ... adlı internet sitesi işbu bilirkişi incelemesi esnasında yayında olmamakla birlikte davacı tarafından davalı internet sitelerinde yaptırılan ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler değerlendirildiğinde, davalının anılan internet sitesinde “...” marka kullanımının 556 sayılı KHK m.12 anlamında dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, zira davalının “...” markalı ürünlerin Türkiye’deki yetkili distribütörü izlenimi verdiği, bu bakımdan davalının anılan kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, Davalıya ait www....-tr.com adlı sitede orijinal malların satılması/yer alması halinde dahi alan adının “...” marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının satışını gerçekleştirdiği orijinal ürünlerin markası olan “...” ibaresini “yönlendirici kod” olarak kullanmasının, marka sahibi ile aralarında ekonomik bağlantı izlenimi vermediği ya da markanın ününe ciddi bir zarar vermediği sürece mümkün olduğu, ancak, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında alınan 11.02.2013 tarihli bilirkişi raporu kapsamından tespit edildiği üzere, davalı şirketin ... Adwords reklam yoluyla “... türkiye” ibaresini “anahtar kelime” (keyword) olarak kullandığı ve bu suretle marka sahibi ile arasında ekonomik bir bağlantı olduğu izlenimi vererek markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, maddi tazminatın dosyada mevcut 05.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği şekilde 13.545,41 TL olduğu, manevi zararın takdirinin ise Mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin davacı ile davalı arasındaki satım ilişkisinin sadece ... marka ürünlerini kapsamadığını, bu nedenle yoksun kılınan kazanç hesaplamasında, toplam satışlar içinde dava konusu ürünlere ait satışların ayrıştırılması gerektiğini beyanla yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmesi üzerine, Mahkememizce alınan 23.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...davalı ... Otomasyon Ltd.Şti.'nin alış faturaları içerisinde davaya konu ürüne ait olan alış tutarları ayrıştırılmış olup, Davacının 556 Sayılı KHK'nın 66/b uyarınca talep edebileceği yoksun kalınan kazanç tutarının 6.082,51 TL olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Davaya konu olayda, davalıya ait " ..." ve www....-tr.com adlı internet sitelerinde davacının Türkiye yetkili distribütörü olduğu “...” markasının kullanılarak veya kullanılmadan haber/duyuru yapılması suretiyle tüketiciler nezdinde davalının yetkili distribütör olduğu algısının yaratıldığı, ayrıca "..." arama motorunda dava konusu markayı içeren ibareler ile yapılan aramalar sonucunda davalının ilk sıralarda çıktığı ileri sürülerek haksız rekabet iddialarında bulunulmuştur.Davalı ise, davaya konu “..." markalı ürünleri davacıdan temin ederek davacının bilgisi dahilinde satışa sunduğunu, ... veya ... arama motorlarında dava konusu markanın arandığında davalı firmaya yönlendirme olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini belirtmiştir. Dosyaya sunulu 02.10.2012 tarihli ve ... AG firmasına ait yazıda; davacı ... Şti.’nin ... AG firmasının Türkiye distribütörü ve yetkilisi olduğu, ... AG firmasının izni ile ... Ltd. Şti.'nin reklam verme, fuarlara katılma vs. gibi tüm ilgili ticari faaliyetler de dahil olmak üzere ... ürünlerini Türkiye’de pazarlamaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, dosyaya sunulu www.....eu internet sitesinde Türkiye kontak olarak davacı şirket bilgilerinin yer aldığı görülmüştür.