Başvuru, kamu görevlisi başvurucunun işyerinde kullandığı ifadeler nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisi başvurucunun işyerinde kullandığı ifadeler nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte Kula Adliyesinde yazı işleri müdürü olarak görev yapmaktadır. Somut olay, alınan bir karar üzerine Adliyede bulunan tuvaletlerden birinin hâkim ve savcıların kullanımına tahsis edilmesi etrafında şekillenmiştir. Başvurucu, ilgili kararı öğrendikten sonra konu hakkında sırasıyla Cumhuriyet Savcısı Ç. ve Hâkim S.P. ile görüşmüştür. Başvurucu daha sonra Ç. tarafından makam odasına çağrılmış ve tuvaletin hâkim ve savcıların kullanımı haricinde kullanıma kapatıldığı kendisine yeniden bildirilmiştir. Taraflar arasında kararın gerekçesi ve hukuka uygunluğu üzerine geçen kısa bir konuşma neticesinde Ç. başvurucunun odadan çıkmasını istemiş, bu esnada aynı odada bulunan Cumhuriyet Savcısı A.nın da aynı şeyi istemesi üzerine başvurucu; -savcılar tarafından hazırlanan tutanağa göre "Ben savcı beyle konuşuyorum senle değil.", kendi beyanına göre ise "Ben savcı bey ile konuşuyorum, bana bağıramazsınız." şeklinde cevap vermiştir. Anılan ifadeler nedeniyle başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma neticesinde, kullanılan ifadelerin 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (e) alt bendinde belirtilen "görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek" kapsamında kaldığı gerekçesiyle başvurucunun aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ancak başvurucunun başarı belgesinin bulunması nedeniyle aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan veya iyi veya çok iyi derecede sicil alan alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanını uygulanabilir." uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi, tarafsızlığı konusunda şüphe bulunan kişi muhakkik olarak görevlendirilmek suretiyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı idare, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge idare mahkemesi, dava dosyasına muhakkikin tarafsız olmadığı hususunda somut bir bilgi ve belge sunulmadığından bu yöndeki itirazların yerinde olmadığını belirterek "adliyede yazı işleri müdürü olarak görev yapan davacının amiri olduğu açık ve tereddütsüz olan Cumhuriyet savcısına karşı sübut bulan bu eylemin,..., disiplin suçu kapsamında kaldığı" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 10/6/2020 tarihinde öğrendikten sonra 7/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.