6. Hukuk Dairesi 2023/4223 E. , 2024/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1286 E., 2023/1592 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/59 E., 2021/348 K. Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince adi alacaklılar yönünden kabulüne, rehinli alacaklılara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım alacaklılar
**6. Hukuk Dairesi 2023/4223 E. , 2024/1088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1286 E., 2023/1592 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/59 E., 2021/348 K. Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince adi alacaklılar yönünden kabulüne, rehinli alacaklılara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ... Tic. A.Ş. vekilince duruşmalı, diğer bir kısım alacaklılar vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin enerji santralleri kurulumunda önde gelen firmalardan olduğunu, dövizlerdeki artışlar nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı içine düştüğünü ileri sürerek, konkordato geçici mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Alacaklılar vekilleri tarafından sunulan müdahale dilekçelerinde; bir kısım alacaklılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2019/59 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararıyla; konkordato tasdik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/2347 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararıyla; kesin mühletin 15.04.2021 tarihinde sona erdiği, komiserler kurulunca bu tarihte nihai raporun sunulduğu, ilk derece mahkemesince mühletin bitiminden sonra 22.04.2021 tarihinde karar verildiği belirtilerek, ilk derece kararının düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmesi ile konkordato istemlerinin usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2022/1762 Esas, 2022/2308 Karar sayılı ilamıyla; konkordato yargılaması sırasında İİK'nın 304/2 maddesinde yazılı 6 aylık sürenin hakim tarafından kullanılması mümkün olup, somut olayda mahkemece, kesin mühletin hitamından sonraki bir tarihe duruşma günü tayin edilmesi suretiyle 304/2 madde kapsamında verilmiş olan 6 aylık uzatma yetkisinin zımnen kullanıldığının kabul edilmesi gerektiğinden istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesi Direnme Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Direnme Üzerine Verilen Karar 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarih ve 2022/1146 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararıyla bozma ilamına karşı direnme kararı vermiştir. 2 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.03.2023 tarih ve 2023/6-239 Esas, 2023/187 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. C. HGK Kararı Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasdik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde bir kısım alacaklılar ... Tic.A.Ş., Türkiye ... ve ... T.A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Alacaklı ... Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; KGK denetim raporu ile makul güvence raporunun iptal edildiği ve dava şartı ortadan kalkmasına rağmen 23 ay sonra alınan 2. makul güvence raporu ile karar verildiğini, davacının bankadan 5 milyon Dolardan fazla para almasının gerekçede değerlendirilmediğini, dilekçelerinin dikkate alınmama gerekçesinin olmadığını, olayın tekrarı ve olaya uymayan genel ifadeler kullanılarak esasa ilişkin delillerin gerekçede gösterilmeden karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Alacaklı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının borca batık olduğunu, tasdik şartlarının oluşmadığını, projenin uygulanabilir olmadığını, projede yer alan ödemesiz süre ve taksitler için verilen sürenin çok uzun olduğunu, alacaklıları zarara uğratma kastından ari olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3.Alacaklı Türkiye ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, geri tarihli olan projenin gerçeği yansıtmadığını, 3. kişiye ait olan taşınmaz üzerinde bankanın rehinli alacaklı olarak kabul edilerek konkordato nisabının hukuka aykırı şekilde oluşturulduğunu, geçici likidite sıkıntısı içinde olduğu ifade edilen firmanın konkordato talebi ile borçların faizsiz olarak ödenmesinin amaçlandığını, firmanın yeterli likitide desteğine sahip olduğunu, konkordato projesi kapsamında ne tutarda ödeme yapılacağının net olmadığını, komiser raporunun ihtimaller için ayrı ayrı hesaplamalar yaptığını, İİK'nın madde 302 uyarınca projenin kabulü için gerekli çoğunluğun sağlanıp sağlanamadığı hususunda net hesaplama yapılmadığını, raporun konkordato kararı verilmesine elverişli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd. üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, dava sonrası gelişmeler de değerlendirmeye tabi tutulabilir. Açıklanan bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; 1-İlk Derece Mahkemesinin konkordatonun kabulüne dair kararı İstinaf Mahkemesince kaldırılarak, konkordato isteminin reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulması, İstinaf Mahkemesince bozmaya karşı direnilmesi ve Hukuk Genel Kurulunca direnmenin bozulması üzerine İstinaf Mahkemesi, “ gerekçesiz bir şekilde tasdik şartlarının oluştuğunu ve projedeki ödeme tarihini esas alarak ve ödeme takvimine müdahale edilemeyeceğini belirttikten sonra “faizsiz, bir yıl ödemesiz ve 31.05.2022 tarihinden başlamak üzere 36 ay vade ve eşit taksitle ödenmek” üzere konkordatonun tasdikine karar vermiş ise de; İstinaf Mahkemesinin belirtmesinin aksine, borçlunun sunduğu, hatta alacaklıların da kabul ettiği bir projede, özellikle konkordatoyu kabul etmeyen alacaklıların menfaati gerektiriyorsa mahkeme, re’sen veya talep üzerine düzeltme yapabilir. Mahkemenin düzeltme yaparken komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü alması uygun olur. Bir başka deyişle tasdik kararını veren mahkeme veya istinaf mahkemesi, konkordato projesini yetersiz bulması hâlinde re'sen veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmeyi yapabilir. 2- Kararda, tasdik şartlarının oluştuğu belirtilmişse de, İlk Derece Mahkemesince verilen konkordatonun tasdikine dair karar Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına dayanak komiser nihai raporunda İİK’nın 302. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan nisap üç ihtimale dayalı olarak ayrı ayrı tespit edilmiştir. Karardan sonra dosyaya sunulan 01.04.2022 tarihli kayyım raporunda gelir tablosu incelenmesinde davacı faaliyet karının 106.818,35 TL olduğu, ancak 530.919,87 TL tutarındaki finansman giderlerini karşılayamadığı, dönem net zararının 378.167,21 TL olduğu, proje çalışmalarının fiiliyata geçmesi için yasal izinlerinin tamamlandığı, hava ve saha şartlarının iyileşmesi ile çalışmalara başlanmak üzere olduğu tespiti yapılmıştır. Dairemiz bozma ilamı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince verilen tasdik kararında yukarıda bahsedilen kayyım raporundaki tespite ve aradan geçen süreye rağmen davacı şirketin güncel durumu ile ilgili rapor alınmamış, davacı şirket konkordato projesinin İİK'nın 305. maddesi şartları kapsamında uygulanabilirliği tartışılmamış ve İİK’nın 302. maddesinde öngörülen çoğunluk için komiser nihai raporundaki hangi ihtimalin kabul edildiği, üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınmış alacakların adi alacak mı rehinli alacak mı kabul edildiği açıklanmamış olup, denetime elveren bir gerekçe olmadığı gibi karar eksik incelemeye dayalıdır. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince adi alacaklılara 31.05.2022 tarihinde başlayacak 36 ay vade ile eşit taksitler halinde ödeme yapılmasına dair 20.10.2023 tarihinde karar verilmiştir. Karardan sonra dosyaya sunulan 12.03.2024 tarihli kayyım raporuna göre davacı şirketin ödeme yapmaya başlamadığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen konkordato projesi uyarınca davacı şirketin konkordato projesinin bitmesine yaklaşık bir yıl gibi bir zaman kalmasına rağmen hiç ödeme yapmamış olması da davacı şirketin konkordato talebinde baştan itibaren kötüniyetli olduğunu göstermektedir. Bu durumda mahkemece, yukarıda izah edilen eksiklikler giderilerek ve bilirkişi aracılığıyla davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.