İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/11/2023 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı ... model ... marka araç, 13.01.2023 tarihinde Denizli Pamukkale ... …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/11/2023 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı ... model ... marka araç, 13.01.2023 tarihinde Denizli Pamukkale ... Mahallesi'nde normal hızda, kendi şeridinde, kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki ... ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak yaralanmalı-maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında olay yerine gelen trafik ekiplerince ölümlü/yaralanmalı kaza tespit tutanağı tutulduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı KTK'nin 84/h maddesi gereğince kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak ve 57/1-b kurallarını ihlal ettiği, karşı yan araç sürücüsünün kural ihlali olmadığına kanaat getirilmişse de; müvekkiline atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, kaza anını gösterir kamera kayıtları incelendiğinde; karşı yan araç sürücüsünün girilmez yol işareti olan yola girdiği ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin görüleceğini, kaza anını gösterir kamera kaydının CD içerisinde sunulduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında 2.250,00 TL maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 30.01.2023 tarihinde değer kaybı talebi için PTT-KEP üzerinden başvuruda bulunulduğunu, başvurunun aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davadan önce yasa gereği arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkili kendisini vekille temsil ettirdiğinden; arabuluculuk aşamasındaki 2.400,00 TL vekalet ücretinin de karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda ön görülen sürelerde açılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak talepli davasının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolmasının söz konusu ise; bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ek 6. Maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, kazanın oluşumunda sigortalının kusurunun bulunmadığından müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının reddi gerektiğini, bilirkişi incelemesinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, değer kaybı talebi yönünden Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de tahsili talep edilmişse de; işbu talebin reddi gerektiğini, karşı tarafın avans faizi talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu savunarak; karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; kazaya karışan ... ve ... plakalı araçlara ait kaza tarihi 13.01.2023 tarihi itibariyle trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait ... numaralı sigorta poliçesi, hasar dosyası, ... plakalı araca ait tramer kaydı, davacının ... plakalı aracının önceki kazalarına ilişkin hasar dosyaları celbedilmiş, Adli Trafik Bilirkişisi'nden ve Sigorta Eksperi-Bilirkişi'den rapor aldırılmıştır. Adli Trafik Bilirkişisi ... 05.10.2023 tarihli raporunda; bu kazanın oluşumunda; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunda yer alan sürücülere ait asli kusur sayılan kusurların belirtildiği kanun maddelerinden; 84/h "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" ve yine aynı kanunda belirtilen sürücü kusurlarından; 57/c-2 "Madde -57-c) Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; 2. Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar." kurallarını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kavşak sisteminde geçiş önceliği kendisinde olması nedeniyle kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, başkaca kusur izafe edilecek kişi, kurum ve unsurun olmadığı görüş ve kanaatiyle raporunu ibraz etmiştir. Sigorta Eksperi-Bilirkişi ... 29.09.2023 tarihli raporunda; dosyada mevcut belge ve bilgilere dayalı olarak yapılan ve rapor içeriğinde ayrıntıları bulunan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda dosyaya konu kaza sebebiyle; hasar evrakları, tanzim edilen hasar ekspertiz raporları araç hasarını gösterir fotoğraflar ile bunlara ilaveten yapılan Tramer sorgulamaları, piyasa araştırmaları ve teknik değerlendirmeler ışığında raporumun 'Hesaplama' kısmında da belirtildiği üzere; dosyaya konu ... plakalı motosikletin 13.01.2023 tarihli kazası sonucu KDV hariç 1.906,78 TL/KDV dahil 2.250,00 TL tutarında hasar meydana geldiğini, ... plakalı araçta dosyaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasara ilişkin işlem gören parçalara ilave SBM sisteminde kayıt altına alınan hasar tutarı nedeniyle reel piyasa koşullarına göre 1.000,00 TL tutarında değer kaybı meydana geleceğini raporlamıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile 100.000,00 TL maddi araç başına teminat limiti olmak üzere sigorta poliçesi tanzim edildiği dava konusu trafik kazasının poliçe tarihleri arasında gerçekleştiği, davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketince ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davalı sigorta şirketince ödenen değer kaybının zararı karşılamadığı gerekçesiyle değer kaybının tahsili amacıyla işbu dava açılmış ise de; mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporu ile ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporu mahkememizce de hükme elverişli ve makul bulunmuş olup, bu nedenle; davanın reddine" karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, kusurun hakkaniyete uygun olarak tespiti amacıyla itirazlarımız da değerlendirilerek tekrar bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmişse de talebin yerel mahkemece reddedildiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporundaki somut herhangi bir dayanağının bulunmadığını ve sadece kanaate dayalı olarak hazırlanmış olduğunu, itiraza uğramış bilirkişi raporunun hükme esas olarak alınamayacağını, itirazlarımızı karşılar mahiyette trafik komisyonundan yeni bir rapor alınması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Uyuşmazlık, haksız fiile dayalı manevi tazminat isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; kusur bilirkişilerinin raporlarında davacının, bilirkişi raporlarına itiraz ettiği ancak itirazlarını karşılar nitelikte bir ek rapor alınmadığı anlaşılmaktadır. Hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde bir karar verildiğini söyleyebilmek için tarafların iddialarının, savunmalarının ve itirazlarının karşılanması gerekir. Oysa ki, yerel mahkeme davacıyı tam kusurlu bulan kusur raporlarına itibar ederek ve davacının itirazlarına bir değer vermeyerek karar vermiştir. Davacının kusur bilirkişi raporuna itirazında ve istinaf itirazında da belirttiği üzere, kontrolsüz ışıksız kavşaklarda sağdan gelen araçlara geçiş hakkı üstünlüğü tanıması gereken ... plakalı motosiklet sürücüsü ... olduğu kaza yeri durumu itibarıyla söylenemeyecektir. Davalının sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü ...' ın motosiklet sürücüsünün takip ettiği yolu kesip taşıt giremez trafik işareti bulunan yola doğru yasak ihlalini yaparak, gerçekte motosiklet sürücüsünün araç sürücüsünün bu hareketini tahmin etmesini hızını kesmeden devam etmesi ve ani olarak gelişmesi nedeniyle ve yine motosiklet sürücüsünün sağında bulunan resimde görünen kamyonetin ...'ın bu yasak hareketini görmesini engelleyip tedbir almasını da engellediği, böylece ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in kaza anında kavşakta taşıt giremez levhası olan yola ...'ın gireceğini düşünmesi gerekmediği için sağındaki geçiş hakkı bulunan araçlara öncelik hakkı tanımasının kendisinden beklenmeyeceği bir durum oluştuğundan, bu özellikli bir durum nedeniyle yerel mahkemenin tekli bilirkişiden aldığı raporla sonuca doğru ulaştığını kabul etmek adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturur. Ayrıca belirtilmelidir ki araç sürücüsü ...'ın taşıt giremez levhası olan yola girmesi yasak olduğu için motosiklet sürücüsünün lehine olarak burada artık 4'lü kavşak değil 3'lü kavşak durumu oluşmuştur. Bu nedenle geciş hakkı üstünlüğü olan aracın taşıt giremez levhalı olan yola motosiklet sürücüsünden önce giriş hakkı zaten bulunmamaktadır. Aynı gerekçeyle motosiklet sürücüsünün kavşaktaki durumuna göre kendisinin bulunduğu yol şeridi araç sürücüsüne göre ana yol durumunda kalmaktadır. Bu durumda araç sürücüsünün yan yoldan ana yola girdiği ve devam ettiği bölüm tek yönlü ve taşıt giremez levhasının olduğu yol olduğu, davacının itirazının bu kapsamda değerlendirildiğinde öncelikli olarak tek yönlü ve taşıt giremez levhasının olduğu yola giriş yasağı olan sürücünün ana yoldan geçiş yapan sürücülerin akan trafiğin kontrol ederek öncelikle durması ve araç trafiği olmadığı durumda yola girmesi gerekmektedir. Kavşakta motosiklet sürücüsünün ana yoldan gitme , araç sürücüsünün de tali yoldan ana yol trafğine katılma durumu dikkate alınarak bu seçeneğin hangi nedenle saf dışı bırakıldığı ve davacının itirazlarınıa hangi gerekçe ile itibar edilmediği kararda tartışılmamış ve doğrudan davanın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin süre gelen ilke ve uygulamalarına göre "gerekçeli karar hakkı", sözleşmenin 6 ıncı maddesinde düzenlenen "adil yargılanma ilkesi"nin bir gereğidir. (Adil Yargılanma Hakkı ve Yargı Etiği, Doç.Dr. Sibel İNCEOĞLU Kasım 2007 sayfa 98 ve devamı) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3 madde ve fıkrasına göre de bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu kurala HMK'nın "hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27 inci maddesinde de yer verilmiştir. Buna göre hukuki dinlenilme hakkı, mahkemenin tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. Ayrıca belirtilmelidir ki istinaf denetiminin yapılabilmesi için istinaf konusu edilen kararın gerekçeli olması gerekir. Çünkü tarafların ileri sürdükleri istinaf sebepleri karara yöneliktir ve istinaf dairesince bu sebepler değerlendirilirken kararın gerekçeleriyle ilişkilendirilebilmesi gerekir. Bir başka deyişle, istinaf edilen kararın hangi yönlerden hukuka uygun olduğuna ya da hangi yönlerden hukuka uygun olmadığına dair belirleme yapılabilmesi bu kararın yukarıda aktarıldığı vechile gerekçe içermesine bağlıdır. Yargısal denetimin yapılabilmesi için denetime konu kararın gerekçe içermesi lüzumu Yargıtay tarafından da yine öteden beri benimsenen bir ilkedir. İstinaf dairesi istinaf incelemesi için lazım gelen hukuki ve şekli koşulları içermeyen, bu cihetlerden eksik olan ara kararların tamamlanması, istinaf incelemesine elverişli bir hale getirilmesi için dosyayı geri çevirme yetkisine sahiptir. Amaç yargısal denetimin sağlıklı bir şekilde yapılması olduğuna göre bu yolun kullanılması aynı zamanda bir zorunluluktur. İstinaf Dairesi tarafların istinaf itirazlarına yönelik yerel mahkeme kararının denetimini yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği gerekçeler ve kurduğu hüküm üzerinden yapacağından, yerel mahkemece kurulan hükümde yeterli ve anlaşılabilir gerekçe bulunduğu takdirde istinaf denetimi yapılabilecektir, aksi takdirde gerekçesiz veya yetersiz gerekçe içeren yerel mahkeme kararları üzerinden yapılan istinaf denetimi adil yargılama hakkına ve hukuk devleti ilkesine uygun bir denetim olmayacaktır. Ortadan kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince davacı vekilinin kusur bilirkişisi raporlarına itirazlarını değerlendirir İTÜ veya ATK'ndan tek yönlü taşıt giremez levhasının oluşturduğu motosiklet sürücüsünün mevcut önceliği olan kaza anı durumunu dikkate alan, bu ve bütün seçenekleri değerlendiren itirazları karşılar, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli kusur rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Bu itibarla istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle istinaf eden davacının istinaf taleplerinin kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6. madde ve bendi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının istinaf taleplerinin kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6. madde ve bendi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 31/12/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...