4. Hukuk Dairesi 2021/24533 E. , 2023/6618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379-2021/47 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne k
**4. Hukuk Dairesi 2021/24533 E. , 2023/6618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379-2021/47 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ün sürücüsü, davalı ...'in maliki ve davalı ...Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 17.07.2012 tarihinde davacı yaya ...'ya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralanıp malul kaldığını ve bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... maddi tazminatla sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 09.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini, 139.156,49 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili; kusuru kabul etmediklerini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu ve temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili; davacının tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını, davalı taraf sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2015 tarihli ve 2013/360 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararıyla; toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davacı yaya Kemalettin Kara'nın %70 oranında kusurlu olduğu ve geçirdiği trafik kazası neticesinde tamamen bakıma muhtaç hale geldiği, %100 oranında sürekli iş göremez olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 97.245,78 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 41.910,71 TL bakım gideri olmak üzere toplam 139.156,49 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davalı ... şirketine başvuru olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve sigorta poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından maddi zarara mahsuben 10.000,00 TL geçici ödeme yapıldığından bu rakamın mahsubuna, diğer davalılar bakımından haksız fiil tarihi olan 17.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli ve 2015/7728 Esas, 2018/3932 Karar sayılı ilamı ile davalılar ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Davacı ...'nın, kaza sonucu çalışma gücünde oluşan azalma nedeniyle uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, davacının muhtemel yaşam süresinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 05.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre tespiti suretiyle hesaplama yapıldığı görülmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas,1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et–Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekirken, anılan biçimdeki tespite göre hesap yapan bilirkişi raporu, hükme esas almaya elverişli bir rapor değildir. Yine, anılan bilirkişi raporunda, davacının işlemiş döneme ilişkin tazminatının hesaplanmasında herhangi bir iskontoya tabi tutulmayan geliri üzerinden doğru biçimde hesaplama yapılmış olmasına rağmen; işleyecek (bilinmeyen) dönem tazminatının hesabında, hesaba esas gelirin belirlenmesi bakımından gelirin her yıl %10 oranında artırılması ve %10 oranında iskonto edilmesi suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, yerleşik uygulamalara aykırı şekilde, artırım ve iskonto oranının % 5 olarak kabulü de hatalı hesaplama niteliği taşımaktadır. Bu durumda mahkemece; davacı ...'nın, muhtemel bakiye yaşam süresinin PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesabının yukarıda ifade edilen biçimde yapılması suretiyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması için, konusunda uzman başka bir aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar, tarafların kusur durumları dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davacı yaya Kemalettin Kara'nın %70 oranında kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğu, davacı Kemalettin Kara'nın geçirdiği trafik kazası neticesinde tamamen bakıma muhtaç hale geldiği ve %100 iş göremez durumda olduğunun tespit edildiği, dava konusu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 177.849,69 TL olduğu, ancak bozma öncesi davacı tarafın ıslah hakkını kullanarak maddi tazminat talebini 139.156,49 TL olarak belirttiği, davacının tüm yaşamı boyunca başkalarının bakımına muhtaç olacağı, davalıların ekonomik durumlarının yetersizliği ve tüm hususlar dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 139.156,49 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketine başvuru olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından maddi zarara mahsuben 10.000,00 TL geçici ödeme yapıldığından bu rakamın mahsubuna, diğer davalılar bakımından haksız fiil tarihi olan 17.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kaza sonucu oluşan maluliyet durumu dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yetersiz olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı lehine yüksek hesaplama yapıldığını, yargılama giderlerine ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların sürücüsü/işleteni/zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 17.07.2012 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz sebepleri incelendiğinde; Dosya kapsamına göre mahkemece verilen ilk kararda davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat bakımından davacı lehine 13.532,56 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, bu kararın davacı ve davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmediği, hükmün davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli ve 2015/7728 Esas, 2018/3932 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, mahkemece bozma sonrası verilen karara göre aynı miktarda maddi tazminata karar verildiği, ancak bozma sonrası kurulan yeni hükümde davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat bakımından davacı lehine 17.169,87 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Bu nedenle bozma gereğinin tamamen yerine getirilmesi gerekir. Davacı taraf, önceki hükmü temyiz etmediğinden davacı yönünden önceki hüküm kesinleşmiştir. Bu nedenle, davacı yararına güncel vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararı temyiz eden davalı ...Ş. vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulü gerekmektedir. Bu durum bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibarelerinin çıkarılarak yerine "(davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 13.532,56 TL ile sınırlandırılarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine, İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.