(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15279 E. , 2007/369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.10.2004 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15279 E. , 2007/369 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.10.2004 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 11.09.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu sicilinde 191 ada 5 parsel numarası ile kayıtlı taşınmazdan hudutları sözleşmede belirlenen 70m2 lik ev bölümünü sözleşme tarihi itibariyle maliki bulunan ... 'tan satın aldığını belirterek, satın aldığı taşınmaz bölümünün davalı adından iptali ile kendisi adına tescilini istemiş, davalı iyiniyetli müktesip olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, mahkemece satış vaadi sözleşmesi borçlusu ... 'ın taşınmazı oğlu ...'a satışının, ...'un satış vaadinden haberli olması nedeniyle iyiniyetli sayılmadığı, keza aynı yerleşim yerinde oturan son müktesip ...'ın da ilk malik ... 'ın kardeşi ...'in gelini olmasından ötürü satış vaadinden haberi olmadığını kabul etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı ...'ın Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi koruması altında kabul etmenin hayatın olağan akışı ve beşeri münesabetlere uygun düşmeyeceğinin kabulü ile birlikte ne var ki; taşınmazın satışa konu 70 m2 lik bölümünün imar durumu itibariyle ifrazının mümkün bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Satışa konu taşınmaz ilçe belediye hudutları içerisinde yer almakta olup, taşınmazın toplam alanı 239 m2, satış vaadine konu olan bölümü ise 70 m2 olduğundan, mevcut yapılaşma itibariyle 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümlerine göre ifrazının mümkün bulunup bulunmadığı belediyeden sorulmuş 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince çıkarıldığı anlaşılan "Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği" 17. maddesine göre ifrazın mümkün bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu taşınmaz imar hudutları içinde bulunmakla bu taşınmazdan belirli bir payın bağımsız satışa konu olması 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamında sayılmayacağından, taraf iradelerinin mümkün olduğu ölçüde hukuka uygun düşecek şekilde yerine getirilmesi akit serbestliği ilkesinin tabii bir sonucu bulunduğundan eldeki satış vaadi sözleşmesine de bu yolda değerlendirme yapılıp, satışa konu 70 m2 lik bölüm için paylı temlike olanak verecek şekilde istemin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı takdir ile uyuşmazlık konusu parselin 3194 sayılı Yasanın 18/son maddesi kapsamında kabul edilir şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirilği ile karar verildi.