10. Hukuk Dairesi 2023/10195 E. , 2023/11324 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/128 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmişti…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10195 E. , 2023/11324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/128 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...’in davalı ... Belediyesinde çalışırken 25.3.2007 tarihinde maruz kaldığı İş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffanın yakınlarına 342.597.36.TL peşin değerli gelir bağlandığını, kurum alacağının tahsili için ... 10. İş Mahkemesinin 2009/21 Esas nolu dosyası ile dava açılmış ve yapılan yargılama sonucu davalı belediyenin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı Belediyeden 7.566.20 TL'nin ödenmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay’dan geçerek onanarak kesinleştiğini belirtilerek Kurum zararı 232.251.95 TL gelirin onay tarihi 27.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresi geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı kurum tarafından ... 10. İş Mahkemesinin 2009/21 Esas nolu dosyası ile dava açılan davada mahkemece 7556,20 TL hüküm altına alındığını, hüküm altına alınan 7556,20 TL’nin Kuruma ödendiğini, dava konusu alacak için kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın faizinin ancak dava tarihinden itibaren talep edilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 204.645,86 TL'nin 27.08.2008 onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2020/876 Esas 2022/836 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/10054 E. 2022/12332 K. sayılı kararıyla"... somut olayda, sigortalının ölümünden sonra hak sahiplerine toplam 342.597,36 TL 24.01.2008 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, bağlanan gelirin rücuan tazmini için davalı işveren aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 7.566,20 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsili istemiyle kısmi dava açıldığı, ... 10. İş Mahkemesinin 2009/21 E. 2011/535 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, karar verildiği, kararın Dairemizin 12.02.2013 tarih ve 2011/18385 E. 2013/2055 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacı Kurum tarafından aynı davalıya karşı bu defa bakiye ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan kurum zararı olan 232.251,95 TL alacağın, gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili talebiyle 26.08.2018 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davalının ileri sürmüş olduğu zamanaşımı def’inin süresinde olması karşısında, mahkemece zaman aşımı konusunda, herhangi bir irdeleme yapılmaksızın; hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Sigortalı ...'in ölümünden sonra hak sahiplerine toplam 342.597,36 TL 24.01.2008 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, bağlanan gelirin rücuan tazmini için davalı işveren aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.566,20 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsili istemiyle kısmi dava açıldığı, ... 10. İş Mahkemesinin 2009/21 E. 2011/535 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.02.2013 tarih ve 2011/18385 E. 2013/2055 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacı Kurum tarafından aynı davalıya karşı bu defa bakiye ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan kurum zararı olan 232.251,95 TL alacağın tahsili talebiyle iş bu davayı açmış olup, davaya konu bakiye kurum alacağının 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı itirazında bulunması nedeniyle ilk peşin sermaye değerinin başlangıçtaki gelir bağlama onay tarihi olan 24.01.2008 ile dava tarihi olan 26.08.2018 arasında 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolması ve alacağın zaman aşımına uğraması nedeniyle ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, gelir onay tarihlerinin 27.08.2008 olduğu, davanın zamanaşımına uğramadığı, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 26 ncı hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bozma sonrası alınan kusur raporuna göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.