4. Hukuk Dairesi 2022/2393 E. , 2022/12882 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/4737 esas- 2020/7958 karar sayılı ilamıyla '' mahkeme ilk hükmünün davalı ... …
**4. Hukuk Dairesi 2022/2393 E. , 2022/12882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/4737 esas- 2020/7958 karar sayılı ilamıyla '' mahkeme ilk hükmünün davalı ... Japan Sigorta A.Ş. dışındaki diğer davalılar yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalı ... Japan Sigorta A.Ş. yönünden inceleme yapılıp hüküm tesisi gerekirken, usuli kazanılmış haklar gözönüne alınmadan diğer davalılar yönünden yeniden hüküm tesis edilmesi ve bozma ilamında "somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda belgeli tedavi giderinin 6.494,00 TL olarak belirlendiği ve tedavi giderleri yönünden SGK'nın sorumluluğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle ilk hüküm temyiz eden davalı ... Japan Sigorta A.Ş lehine bozulmuştur. Bozma ilamında da belirtildiği üzere bozma öncesi hükme esas alınan raporda belgeli tedavi gideri 6.494,00 TL olarak tespit edilmiştir. İlk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş olup, 6.494,00 TL belgeli tedavi giderinden SGK'nın sorumlu tutulması gerekirken bozma öncesi alınan raporda tespit edilen 7.390,30 TL tedavi giderine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının kazanç kaybı yönünden açmış olduğu maddi tazminat isteğine ilişkin davanın kabulü ile 25.616,27 TL'nin davalılardan ... ve davalı araç sigortacısı Sompo Japan A.Ş.'den (Fiba Sigorta A.Ş), (Sigorta şirketi Sompo Japan A.Ş. yönünden 4.789,50 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hükmedilen bedele, davalı ... yönünden 24/05/2009 tarihinden, davalı ... Japan A.Ş yönünden ise davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek 2.539,50 TL'sinin ıslah tarihi olan 14/05/2013 tarihinden, 2.250,00 TL'sine ise dava tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacı tarafça dahili davalı ... aleyhine yöneltilen davanın kabulüne, 6.494,00 TL tedavi gideri masrafının dahili davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; karar, davacılar vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmiştir.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Somut olayda; taraflar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak ''Davacının kazanç kaybı yönünden açmış olduğu maddi tazminat isteğine ilişkin davanın kabulü ile 25.616,27 TL'nin davalılardan ... ve davalı araç sigortacısı Sompo Japan A.Ş.'den (Fiba Sigorta A.Ş), (Sigorta şirketi Sompo Japan A.Ş. yönünden 4.789,50 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hükmedilen bedele, davalı ... yönünden 24/05/2009 tarihinden, davalı ... Japon A.Ş yönünden ise davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek 2.539,50 TL'sinin ıslah tarihi olan 14/05/2013 tarihinden, 2.250,00 TL'sine ise dava tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 1.596,50 TL maddi tazminatın ise davalılar ..., ... ve AK Sigorta A.Ş den, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hükmedilen bedele AK Sigorta A.Ş yönünden 750,00 TL için dava tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren, 846,50 TL yönünden ise ıslah dilekçesi ve davacı vekilinin talebi gözetilerek 14/05/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 24/05/2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacı tarafça dahili davalı ... aleyhine yöneltilen davanın kabulüne, 6.494,00 TL tedavi gideri masrafının dahili davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...'dan 24/05/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının araçta meydana gelen hasar nedeni ile uğradığı zararın tazmini isteği ile açtığı dava yönünden ise; % 75'ine tekabül eden 5.063,00 TL'nin davalı ...'a ait aracın sigortacısı tarafından ödendiği sabit olup kalan 1.499,50 TL yönünden raporun dosyaya sunulduğu 29/05/2014 tarihinden sonra verilmiş ıslah dilekçesi bulunmadığı gibi açılmış ek davada olmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, '' karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda ''Davacının kazanç kaybı yönünden açmış olduğu maddi tazminat isteğine ilişkin davanın kabulü ile 25.616,27 TL'nin davalılardan ... ve davalı araç sigortacısı Sompo Japan A.Ş.'den (Fiba Sigorta A.Ş), (Sigorta şirketi Sompo Japan A.Ş. yönünden 4.789,50 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hükmedilen bedele, davalı ... yönünden 24/05/2009 tarihinden, davalı ... Japon A.Ş yönünden ise davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek 2.539,50 TL'sinin ıslah tarihi olan 14/05/2013 tarihinden, 2.250,00 TL'sine ise dava tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacı tarafça dahili davalı ... aleyhine yöneltilen davanın kabulüne, 6.494,00 TL tedavi gideri masrafının dahili davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,'' öngörülmüş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde; hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerine aykırı şekilde, hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan yönden BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.