10. Hukuk Dairesi 2024/10815 E. , 2025/8331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/368 E., 2024/855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/628 E., 2023/854 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**10. Hukuk Dairesi 2024/10815 E. , 2025/8331 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/368 E., 2024/855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/628 E., 2023/854 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...'un çalıştığı ...'e ait ... Servis Teknik ünvanlı iş yerinde çalışırken 28.02.2020 tarihinde işverenin talimatı ile diğer davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerine ait klimaları sökerken, üzerine bastıkları eternit malzemenin çökmesi sonucu ...'nun aşağıya düştüğü sırada bir demire tutunduğunu, ...'nu kurtarmak isteyen ...'un bastığı eternit malzemenin çökmesiyle birlikte yaklaşık 8 metre yükseklikten aşağıya düşerek vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde gerekli tedbirleri almayan davalıların kusurlu ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesine göre ... (anne) için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ... (baba) için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ... için 50.000,00 TL manevi ... için 50.000,00 TL manevi olmak üzere 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'un müvekkilinin işçisi olmadığını, aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde diğer davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin kusurlu olduğunu, riski mahale inen müteveffanın da kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde ve ... ...'un hayatını kaybetmesinde diğer davalı ...'ün sorumlu olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin kazanın meydan geldiği iş yerini kapattığını, klimaların sökülmesi işi için ...'e ait ... Servis Teknik ünvanlı iş yeri ile anlaştığını, özel uzmanlık gerektiren hususlarda teknik servisin elemanlarını bu konuda eğitmesi gerekirken yapmadığının anlaşıldığını, iş kazasında sorumluluk işverende ve yapı malikinde olduğundan müvekkili hakkında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın davalı ...Makine Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın çalışanları olmadığını, aralarında işçi işveren ilişkisinin hiçbir zaman kurulmadığını, ...'un, davalıya ait iş yerine bazen gelip oturmak dışında davalı ile bir çalışan ilişkisi olmadığını, davalıya ait iş yerinin, klima montajı, demontajı ve taşınması gibi işlemlerin yapıldığı, tek çalışanın yeterli olduğu bir iş yeri olduğunu, iş yerinde sigortalı olarak ... çalışmış ve iş yerinin kapasitesi küçük olduğu için tek çalışanın yeterli gelmiş olduğunu, olay günü müteveffanın gezmek amaçlı ...'e eşlik ettiğinin ....in soruşturma beyanından da anlaşıldığını, bu yönüyle iş kazası niteliği taşımayan mevcut olaydan dolayı tazminat talebi yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir an için müteveffanın işçi olduğu varsayılsa dahi, klima takma-sökme işleminin yapıldığı yerdeki iş güvenliği tedbirlerini almak diğer davalının asli sorumluluğu olup bu sorumluluğu yerine getirmeyen ...isimli şirket olduğunu, davalı ...şirketinin meydana gelen kazadan tek başına ve asli olarak sorumlu olduğunu, davalı ...ile müteveffanın kusurlu olduğu açık olup davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, Dosya kapsamında farklı tarihlerde alınan kusur raporları arasında çelişkiler bulunmakta olup bu çelişkilerin giderilemediğini, 06.12.2022 tarihli kusur raporunun, davalı ...'ün %50, diğer davalı ...isimli şirketin %40 ve ... ...'un %10 oranında kusurlu oldukları yönünde tespitte bulunmuş ve tazminat hesaplamalarına ilişkin bilirkişi raporlarının da bu kusur oranları üzerinden yapılmış olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında da bu oranların tespiti yapılarak kusurun bu belirtilen oranlarda olduğu kanaatine varıldığı belirlemesi yapıldığını, ancak gerekçeli kararın hüküm kısmında bu tespitin aksine olacak şekilde bütün kusurun davalı ...'e yüklenerek tazminatın tamamından sorumlu hale getirildiğini, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluştuğunu, 29.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise bilirkişiler arasında dahi fikir birliği oluşmamış ve karşı görüşte olan bilirkişinin muhalefet şerhi yazmış olduğunu, dosyada altı adet bilirkişi raporu ve üç adet ek bilirkişi raporu alınmış, toplamda dokuz adet rapor alınmış olduğunu, hukuki karmaşanın meydana geldiği davada verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hakimin davayı aydınlatma görevi bulunmakta olup işbu davada kusur oranının belirsiz bırakıldığını, Davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmasına rağmen Mahkemenin diğer davalı ...şirketinin durumuna ilişkin olarak gerekçeli kararında davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayıp davalılar arasındaki hukuksal ilişkinin niteliği eser sözleşmesi olup davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin davacılara karşı sorumluluğu bulunmadığından bu davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, ancak; Yargıtay kararlarında eser sözleşmelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı kapsamında kazalardan yüklenicinin sorumlu olacağını ve iş sahibinin iş güvenliği mevzuatı dışında kusurlu ise sorumlu olacağına işaret edildiğini, asıl işveren- alt işveren ilişkisinin olmadığı, olayda eser sözleşmesi bulunduğu düşünülse dahi, diğer davalı ...şirketi için yapılan kusur tespiti oranında sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiğini, Davalı ...şirketinin iş yerinin çatı kısmının çürük olması ve iş yapılırken davalı tarafından herhangi bir uyarıda bulunmamasından dolayı iş kazasının meydana gelmesinde sorumluluğu bulunduğunu, çatıya çıkarılma işlemlerinde de yine ...şirketinin forkliftinin kullanıldığını, bu anlamda Yargıtay kararları ışığında da ...şirketinin ağır kusuru bulunduğunu, mahkemenin ...yönünden eser sözleşmesi bağlamında kusuruna göre sorumlu tutması gerekirken, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, ... ... yönünden de bilirkişi raporlarında %10 olarak belirlenen kusur durumunun Mahkemece dikkate alınmadığını, işçi olmadığı halde iş yerine giden ve gerekli dikkat ve özeni göstermeyen müteveffanın sorumluluğunun olmadığı yönündeki Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İDM'nin hükme esas aldığı 09.08.2023 tarihli bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu, hesaplamada Disk Birleşik Metal Sendikasından gönderilen emsal ücretin esas alınamayacağını, ... ..., davalının işçisi olmadığı gibi, kalifiye işçi niteliğinde de olmadığını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken emsal ücretin esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yine hesaplamada kaza tarihi olan 2020 yılı emsal ücretine göre hesaplama yapılması gerekirken; 2023 yılı emsal ücretinin gönderilmiş olması ve bu ücretin 2020 yılına oranlanarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle beraber Mahkemenin hükme esas alabileceği raporun 03.04.2023 tarihli rapor olabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün hatalı olduğunu, davanın; davalı ...Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kabulüne, diğer davalı ... yönünden ise kısmen kabul kararının kaldırılarak tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli çelişkileri gideren kusur raporunu hükme esas aldığını, davalılar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu kabul etmesine rağmen davalı ...şirketi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, davalı ...şirketinin olayda asli kusurlu ve sorumlu olduğunu, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının çelişkili olduğunu, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, iş güvenliği mevzuatının gerektirdiği tedbirleri almayan davalı ... ile işin başında duran davalı ... şirketi yetkililerinin, kazanın meydan gelmesinden dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, somut olayda davalı ...Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin işe başlamadan önce, işveren ...'e çalışma yerinin özellikleri, çatı kaplama malzemesinin kırılgan oluşu ve diğer riskler ile ilgili olarak bilgi vermesi gerekirken vermediğini, çökme tehlikesi bulunan eternit malzemenin bulunduğu çatıya müteveffayı ve arkadaşını bizzat çıkardıklarını, bu işçilerin koruyucu malzemelerinin olmadığını gördükleri halde çatıya çıkmalarına izin verdiklerini, işçilerin üzerinde emniyet kemeri, koruyucu başlık, düşme ve çarpmaları önleyici elbise gibi iş güvenliği araç ve gereci olmadığı halde işe başlattıklarını, klimaları sökmek için gelen işçilere, yapacakları işin niteliğinin gerektirdiği şartları taşıyıp taşımadıklarını sorgulamadan, yapılacak işle ilgili talimatları vermek suretiyle işe başlattıklarını ve kazanın meydana geldiğini, bu nedenle; somut olayda meydana gelen zarardan, her iki davalının da üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmedikleri ve oluşan zarara birlikte sebep oldukları için, zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, Bu bağlamda somut olay nedeniyle görülen, İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/313 E. sayılı dosyasında sanık olarak yargılanmakta olan, davalı ...Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yetkilisi ..., şüpheli sıfatıyla emniyette verdiği 28.02.2020 tarihli ifadesinde "Ayrıca ..ve ...ile birlikte çatıya çıkarak basılmaması gereken yerleri göstermiştim" dediğini, görüldüğü gibi, davalı Kübik yetkilisi ve diğer işçilerinin, olayın başından itibaren yapılan işe müdahil olmuş, yol göstermiş, direktif vermiş olduklarını, iş yerinde bulunan forkliftin davalı .. işçisi ... tarafından kullanılmak suretiyle çatıya birlikte çıkılmış ve keşif yapılmış olduğunu, davalı ...Makine San. Ve Ticaret A.Ş'nin kaza konusu işin yapılmasında kontrol ve denetim yetkisinin olduğunun açıkça ortada olduğunu, Davacılar murisinin kaza tarihinde 23 yaşında olduğunu, manevi tazminat taleplerini çok sınırlı tutmalarına rağmen, bu miktarın bile kısmen kabul edilmesinin hakkaniyete uygun düşmediğini, hükmedilen miktarın manevi tazminatın teselli edici özelliğini ortadan kaldıran bir sonuç ortaya çıkardığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalıların sorumluluklarına dair istinaf incelemesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından; ''Somut uyuşmazlıkta davalılardan ... firmasına verilen klima sökme işin diğer davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin faaliyet konusu kapsamında olmadığı, asıl işveren-alt işveren ilişkisi için aranan koşullardan “İşin iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin olması” koşulunun olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarında faaliyet konusu; “Her türlü endüstriyel robotun ve endüstriyel robot içeren makine parkurunun alımı satımı ithalatı ve ihracatını yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler” olarak belirtilmiştir. Klima sökme işinin işletme faaliyeti kapsamında ve uzmanlık gerektiren bir iş olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayıp davalılar arasındaki hukuksal ilişkinin niteliği eser sözleşmesi olup davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş'nin davacılara karşı sorumluluğu bulunmadığından bu davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. '' şeklinde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan 06.12.2022 tarihli heyet kusur raporunda da belirtildiği üzere davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin iş kazası nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ile işi verdikten sonra tamamen el çekme şeklinde bir eser sözleşmesi yapılmadığı gibi taraflar arasında sözlü anlaşma selinde hizmet alım sözleşmesi yapılmış olduğu, klima sökme işinde kullanılan forklift davalı ...Makine San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olduğu gibi kullanan ...'ın da bu şirket çalışanı olduğu, sonuç olarak taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu ve davalıların kusurları oranında iş kazasından sorumlu oldukları anlaşılmıştır..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .. firma vekili temyiz dilekçesinde özetle dava konusu kazanını meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunmadığını davanın reddi gerektiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371. Maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde her bir davacı yönünden 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı anne ve baba yönünden 35.000.00 TL, davacı kardeşler yönünden 20.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacılar vekilinin manevi tazminat kalemi yönünden istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilince 13.09.2023 tarihli dilekçesi ile davacı anne ... yönünden maddi tazminat talebini 516.781,99 TL olarak, davacı baba yönünden ise 341.703,77 TL olarak arttırdığı, İlk Derece Mahkemesince anılan miktarlar üzerinden davalı ... yönünden kabul kararı verildiği, taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar murisinin ücretinin asgari ücret olduğu kabulü ile bu kez davacı anne ... yararına 281.736,02 TL maddi tazminata, davacı baba ... yararına 205.192,13 TL maddi tazminata davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde karar verildiği, davacılar vekilince istinaf başvuru dilekçesinde maddi tazminatın hesaplama yöntemlerine itiraz edilmeksizin davalı ... firması yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü bu hali ile davacılar vekilince talep edilecek maddi tazminat tavan sınırının 13.09.2023 tarihli dilekçede talep edilen miktarlar olacağı gözetildiğinde reddine ve davalı temyiz eden yönünden kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. VI.KARAR : Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.