10. Hukuk Dairesi 2025/5977 E. , 2025/18088 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1339 E., 2023/2864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2023/75 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
10. Hukuk Dairesi 2025/5977 E. , 2025/18088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1339 E., 2023/2864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2023/75 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ...'ın evinin bahçesindeki demir korkulukları anahtar teslim yapımı konusunda ... firması ile anlaştığı, ...'ın kendi işçi, malzeme ve ekipmanları ile işi bitirip teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu aşamada demir korkuluk işini yaparken ...'nin düşüp yaralandığı, olayın meydana geldiği yerin ...'a ait iş yeri olmadığı, davalı ...'ın eşi ...'a ait olduğu, ...'ın Yenimahalle'de ... üretim firmasında çalıştığı, demir doğrama işi ile de ilgisi bulunmadığı,müvekkilinin ihale makamı olduğu, davalı ... ile işveren-taşeronluk ilişkisi olmadığı, ...'nin, davacının işçisi sayılıp sayılmayacağının tespiti, demir korkuluk direği yapım işinin uzmanlık gerektiren bir iş olduğunun tespiti ile asıl davada davalı ...'ın müvekkilinin taşeronu sayılamayacağının tespiti,müvekkilinin iş kanunu kapsamında asıl işveren sayılmayacağının tespiti, ...'nin ...'ın (... Demir Doğrama firmasının) işçisi olduğunun tespiti, dava konusu olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 07.08.2010 tarih YK-71 nolu raporun iptali ile karşı davalarının kabulünü talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davalı ...'ın diğer davalı ...'ın villasında demir işlerini yapmasını kendisine teklifi üzerine onun işinde çalışmayı kabul ettiği, ancak davacının iddiasının asılsız olduğu davalı ...'ın alt işveren olmayıp davacı gibi işçi olduğu, villanın demir işlerinin yapılmasında aynı davacı gibi davalı ...'ın da çalıştığı, bu nedenlerle husumet itirazlarının olduğu, davacının geçirdiği kazada bir kusuru-sorumluluğu olmayan davalı ...'ın husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin kaldırma gerekçesinde de belirtildiği üzere davacının eşine ait İncebağ ... Gölbaşı/Ankara adresinde villaya ait bahçe demir korkuluk işinde çalışan ...'nin 31.01.2010 tarihinde üzerine çıktığı demir korkuluğun kaynağının yetersiz olması nedeniyle yaklaşık 3 metre yüksekten düşerek yaralandığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 30.04.2012 tarih ve 71 sayılı Araştırma Raporu ile iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği belirtildikten sonra, ...'ın ...'ın alt taşeronu olduğu ve 31.01.2010 tarihi itibariyle demir korkuluk -punto kaynak montaj işine uygun iş kolundan iş yeri dosyası tescil edilerek, iş yeri bildirgesinin yasal süresi içinde verilmemesi nedeniyle işveren aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirilmesi, ... adına işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde verilmemesi halinde resen düzenlenerek işveren aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacının her an sigortalı tarafından açılması muhtemel iş kazası ve maluliyet tespiti davası ve maddi manevi tazminat davası ile karşı karşı karşıya olduğu gibi, sigorta denetmen raporu tüm olarak değerlendirildiğinde, Kurumun olayı iş kazası olarak değerlendirdiği ve davacıyı asıl işveren olarak kabul ettiği hususu hep birlikte değerlendirildiğinde; gayrimenkul tapu senedine göre davacının eşi ...'a ait olan ve tanık ... beyanına göre de davacının eşi olan ... ile birlikte bu villada yaşadıkları, villanın bahçe çevresine korkuluk demiri yapılması işinin davacı ... tarafından davalı ...'a götürü bedelle verildiği, ...'ın da bu iş için davalı işçi ...'yle anlaştığı, ...'nin 31.01.2010 tarihinde korkuluğun birinin eğri olduğunu görmesi üzerine düzeltmek için eliyle asıldığı esnada demirin yerinden kopması sonucu yaklaşık 2,5 metreden sırt üstü düşerek yaralandığı, villanın korkuluk malzemelerinin davacı ... tarafından karşılandığı, organizasyonun ... tarafından yapıldığı, ... dahil diğer çalışanların gözetim ve sorumluluğunun ...'a ait olduğu, olayda evin sahibi konumunda bulunan ...'ın tüm anlatılanlardan işveren olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı; böylece davacı ... ile ... arasında asıl işveren - taşeronluk ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı ...'nin davalı ...'ın işçisi sayılamayacağının tespiti ile diğer davalı ... ile davacı arasında asıl işveren - taşeronluk ilişkisi bulunmadığından taleplerin kabulüne, dava dilekçesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hasım olarak gösterilmemesi nedeniyle 07.08.2010 tarih YK71 nolu raporun iptaline karar verilmesi talebi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının eşine ait İncebağ ... Gölbaşı/Ankara adresinde villaya ait bahçe demir korkuluk işinde çalışan ...'nin 31.01.2010 tarihinde üzerine çıktığı demir korkuluğun kaynağının yetersiz olması nedeniyle yaklaşık 3 metre yüksekten düşerek yaralandığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 30.04.2012 tarih ve 71 sayılı Araştırma Raporu ile iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği belirtildikten sonra, ...'ın ...'ın alt taşeronu olduğu ve 31.01.2010 tarihi itibariyle demir korkuluk -punto kaynak montaj işine uygun iş kolundan iş yeri dosyası tescil edilerek, iş yeri bildirgesinin yasal süresi içinde verilmemesi nedeniyle işveren aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirilmesi, ... adına işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde verilmemesi halinde resen düzenlenerek işveren aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirilmesi gerektiği belirtilmişse de; kazanın meydana geldiği yerin davacının eşine ait konut olarak kullandıkları bir yer olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin faaliyet konusu olan oto cam imalat işi ile demir doğrama işinin farklı faaliyet alanlarına ait olduğu, davalı ...'ın daha önce demir doğrama iş yeri olduğu, emeklilik nedeniyle iş yerini kapattığı, davacının piyasadan fiyat araştırması yaptığı ve götürü bedelle davalı ... ile anlaştığı, davalının hukuki ve ekonomik olarak bağımsız olarak faaliyette bulunduğu, ayrı bir iş organizasyonuna sahip olması yanında, işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olduğu sonucuna varılmakla davacının işi anahtar teslimi sözleşme ile devrettiği, işveren sıfatının davalı ...'a ait olduğu ve kazalının ...'ın işçisi olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... ve davalı SGK vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davanın karşı dava niteliğinde olup, asıl davada açılmamış sayılmasına karar verilmekle, karşı davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığını, asıl davanın davacısı olmadığından karşı davanın davalısı olarak husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise; müvekkilinin 2007 yılında demir doğrama dükkanını kapatarak aktif iş hayatından çekildiğini, kazanın olduğu 2010 yılında firmasının olmadığını, iş sahibi ...'ı ise eski yıllardan beri tanıdığını, evinin bahçesine korkuluk yaptırmak için müvekkili ile görüştüğünü, müvekkilinin beraberinde bu işi yapabilecek kişileri önerdiğini, iş sahibi tarafından kabul edilince 4 kişi olarak işe başladıklarını, malzemelerin ... tarafından temin edildiğini, müvekkilinin ... gibi işçi konumunda olduğunu, ücret dağıtımından sorumlu tutulmasının işveren sıfatını kazandırmayacağını,işçilerle aynı ücreti aldığını, tanık beyanlarının hatalı bir şekilde değerlendirildiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumuna ait raporun iptalinin talep edildiğini, bu nedenle kuruma husumet düşemediğini, zamanaşımı süreleri geçtiği için artık işveren aleyhine tazminat davası açılamayacağını ve eldeki dava bakımından hukuki yarar bulunmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazalı ...'nin davalı ...'ın işçisi olduğu, diğer davalı ... ile aralarında asıl işveren-taşeronluk ilişkisi bulunmadığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 07.08.2010 tarih, YK-71 no.lu raporun iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.