Başvuru, tazminat davasında, ıslah talebinin bozma kararından sonra yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tazminat davasında, ıslah talebinin bozma kararından sonra yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu aleyhine Kartal İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatılmış, takibin kesinleşmesi üzerine başvurucuya ait gayrimenkul ve menkuller haczedilmiştir. Başvurucu, haczedilen malların satış işlemleri sırasında icra memurlarınca usul hataları yapılarak zarara uğratıldığı iddiasıyla Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminat talebiyle davaaçmıştır. Mahkeme 20/4/2010 tarihli kararıyla zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar hakkında temyiz talebinde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/10/2011 tarihli kararıyla işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı üzerine esas incelemesi yapılan dosyada 9/10/2014 tarihinde alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken tazminat miktarı 712,50 TL olarak tespit edilmiştir. Başvurucu 27/10/2014 tarihinde bozma ilamından sonra verdiği ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinde talep ettiği 000 TL maddi tazminatı 712,50 TL’ye yükseltmiştir. Mahkeme 11/12/2014 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne; 712,50 TL maddi tazminatın 27/4/2004 tarihinden 000 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle başvurucuya verilmesine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle icra memurunun taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin işlemde kusurlu olduğu ve davacının zararının hesaplandığı 9/10/2014 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edildiği belirtilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslah talebinin kabul edilmesi suretiyle karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle 31/5/2016 tarihinde Mahkeme kararını bozmuştur. Mahkeme 16/1/2018 tarihli kararıyla Yargıtayın bozma kararına uymuş ve ilk dava dilekçesinde talep edilen 000 TL maddi tazminatın ve 000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/7/2019 tarihli kararıyla mahkeme hükmü onanmış, karar düzeltme talebi ise 1/6/2020 tarihli kararla reddedilerek hüküm kesinleşmiştir. Nihai karar 18/6/2020 tarihinde başvurucu vekiline e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiş, başvurucu 14/7/2020 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.