7. Ceza Dairesi 2023/16878 E. , 2024/1937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/699 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesind
**7. Ceza Dairesi 2023/16878 E. , 2024/1937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/699 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kendisinin bir şehit yakını olarak askerlik vazifesinden muaf olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, bölük komutanı ile aralarındaki iletişimsizlik sebebiyle olayın vuku bulduğuna, askeri hastaneden aldırılan raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; sanığın 07.07.2010 tarihinde 2 günü yol izni olmak üzere toplam 12 gün kanuni izne gönderildiği, sanığın iznin başlangıcında Elazığ'a gitmek üzere 07.07.2010 tarihinde birliğinden ayrıldığı ve Diyarbakır KTM'ne katıldığı, KTM'den 08.07.2010 tarihide ayrıldığı ve sağlık kurulu işlemleri için Elazığ Asker Hastanesine müracaat etmek üzere Elazığ'a gittiği, sanığın Elazığ Asker Hastanesine 12.07.2010 tarihinde müracaat ettiği, sanığın ilgili polikliniklerde muayene işlemlerinin en son 26.07.2010 tarihinde tamamlandığı ve 27.07.2010 tarihinde sağlık kuruluna çıkarıldığı, sağlık kurulunu müteakip sanık hakkında 27.07.2010 tarihli ön bildirim raporu tanzim edildiği ve raporun sanığa aynı tarihte elden teslim edildiği, sanığın bu tarihten sonra onaylı sağlık kurulu raporunu alması için veya başka herhangi bir sebeple hastanede bekletilmediği, sanığın 27.07.2010 tarihinde hastanede işlemlerinin bitmesine müteakip Elazığ - Şırnak arası yol süresi de dikkate alınarak en geç 29.07.2010 tarihinde birlik komutanlığına dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre eylemini devam ettiren sanığın 06.08.2010 tarihinde kendiliğinden Diyarbakır KTM Komutanlığına katılış yaptığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 73 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında özetle; Birlik Komutanlığına sağlık kurulu işlemlerinin bitmemesi sebebiyle dönemediğini ve bu hususta bölük komutanını arayarak izninin uzatılmasını istediğini, bölük komutanının işlerinin ne zaman biterse o zaman gelebileceğini söyledini, kulağındaki rahatsızlığa ilişkin tedavisinden sonra 05.08.2010 tarihinde birliğine dönmek üzere otobüse bindiğini ancak Diyarbakır - Elazığ yolunun bomba ihbarı üzerine kapatıldığını, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir. (Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından yapılan 14.05.2013 tarihli duruşmada; Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliği emrinde görevli KBB uzmanı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; 22.07.2010 tarihli ve ve 2128 numaralı raporda hastanın kulağıyla ilgili yapılan işlemin rapor edildiği ve 23.07.2010 tarihli 2428 protokol numaralı sağlık kurulu muayenesinde sağlam olduğu belirtilerek tedavisinin tamamlandığı, hastanın özel hastaneden almış olduğu durum bildirir raporlarda protokol numarası ve onayı olmadığından geçerli bir rapor olmayacağı ve belirttiği tarihlerle örtüşmediği dolayısıyla sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 27.07.2010 tarihi itibarıyla hastanedeki işlemlerinin bittiği şeklinde sözlü mütalaada bulunulmuştur. Tanık olarak dinlenen KBB uzmanı, ...yeminli beyanlarında; sanığın suç tarihlerinde asker kişi sıfatını haiz olduğunu ve kulağındaki mevcut rahatsızlığının seyahatine engel teşkil etmeyeceğini ifade etmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/62 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; 27.07.2010 tarihinden itibaren sanığın birliğine dönmesini engelleyen veya engellemese bile önemli ölçüde güçleştiren herhangi bir mazeretinin bulunmaması, izin süresinin uzatılması yönünde bir müracaatının olmaması ve suç temadisi başladıktan sonra ortaya çıkan engellerin Kanuni mazeret olarak kabul edilemeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde; kendiliğinden gelmekle son bulan suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 29.07.2010-05.08.2010 olarak yazılması gerekirken yalnızca 29.07.2010 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.