3. Ceza Dairesi 2018/3643 E. , 2018/7964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, beraat Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itirazı kabil kararlardan olduğu, sanık ... hakkında katılan ...'i, sanık ... 'nün katılan ...'yı,sanık ...'ın katılan ...'yı, sanık ...'
**3. Ceza Dairesi 2018/3643 E. , 2018/7964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, beraat Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itirazı kabil kararlardan olduğu, sanık ... hakkında katılan ...'i, sanık ... 'nün katılan ...'yı,sanık ...'ın katılan ...'yı, sanık ...'nın katılan ...'yı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı katılanlar vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2014 tarih ve 2014/696 D.iş sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararların kesinleştiği anlaşılmakla inceleme dışı bırakılmıştır. 1)Sanık ...'in katılanlar ... ve ...'yi kasten yaralama, sanık ...'nın katılanlar ..., ... ve ...'yı kasten yaralama ile 6316 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik katılan sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2)Sanık ...'in müşteki ...'i kasten yaralama suçundan beraat hükmüne yönelik katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Katılanlar vekilinin, müşteki sanık ... tarafından verilmiş vekaletnamesi bulunmadığı gibi adı geçenin müdafii de olmadığı anlaşıldığından, ... adına yapmış oldukları temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 3)Sanık ...'nın katılan ...'yı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin, sanıklar ... ve ...'in katılan ...'i kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar ... ve ... müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan beraat eden ... 'in aynı zamanda kendilerini vekil ile temsil ettirerek katılan sıfatını aldıkları ve sanık ...'in mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle vekalet ücretine hak kazandıkları gözetilerek ayrıca beraat ettikleri suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan ... vekilinin ve sanıklar Fadime ile Ayten müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 4)Sanık ...'nın katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Dairemizin istikrarlı içtihatlarına göre mağdurun yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 aylık süre geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesi gerektiği,katılanın yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olduğuna dair plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 29.12.2009 tarihli raporun ise olay tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden yapılan muayenesi sonucu düzenlendiği anlaşılmakla,katılanın tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ne sevkinin yapılarak, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı yönünde yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, b)Sanığın eylemini silahtan sayılan cisim ile işlediği halde cezasının 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; c)Yüzde sabit ize neden olan yaralama eyleminde artırım maddesinin yanlış gösterilmesi, d)Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi hükmü gereğince, ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, e)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.