T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1485 Esas KARAR NO: 2026/300 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI: 2021/192 Esas, 2023/232 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HM…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1485 Esas KARAR NO: 2026/300 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI: 2021/192 Esas, 2023/232 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hem Türkiye de hem dünyada bir çok tescilli ... esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı tarafından tescil edilen davaya konu ... numaralı ... ... markasının davacı ile aynı sınıflarda tescil edildiğini, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, taraf markalarının arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, davalı markasının kötü niyetli tescil edildiğini, davacı markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, davaya konu ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne, davalı tarafından ... markasının kullanılmasının yasaklanmasına, davalı ticaret ünvanında bulunan ... ... ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, hüküm özetinin ilanına, davalının, davacıya ait tescilli ... markasını, ibaresini kullanması nın engellenmesine, davalının tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tek ortağı ve yetkilisi ...olup şirketine kendi isminin ilk üç harfi olan ... marka ve logosunu verdiğini, davacı şirketin Türkiye'de bilinmediğini, davalının ve davacının markaları arasında renklerden yazı tipine birçok farklılık görüldüğünü, davalının markasında ilk bakışta fark edilen orta kısmına “...” eklemesiyle oluşturulan ayırt edici ibarenin, davacı şirketin markasından bütünsel olarak farklı bir kanı ve intiba uyandırdığını, davalının markayı kullanmasında kötü niyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin ... markası ile yurt dışında ve ülkemizde giyim sektöründe faaliyet gösterdiği, yurt dışında çok sayıda ... markalı tescillerinin bulunduğu, ilk tescil tarihinin 2013 yılına dayandığı, ülkemizde de TPMK nezdinde ... ibareli ... numaralı markanın 35.dınıfta ... numaralı markanın ise 09,14,18,25 ve 35. sınıfta tescilli sahibi olduğu davalının ise davaya konu ... ... ibareli ... numaralı markanın 25 ve 35. sınıfta tescilli sahibi olduğu, öncelikle hükümsüzlük yönünden yapılan değerlendirmede davacının markasının ... kelimesinden ibaret olduğu davalı markasının ise ... ... ibarelerinden oluşup davalı markasında yer alan ... ibaresinin hem küçük şekilde yazılıp hemde ingilizce kelime olup koleksiyon anlamına geldiğinden özellikle giyim sektörü bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu, davalı markasının da esas unsurunun ... ibaresi olduğu bu yönüyle markalar ayniyet derecesinde benzer olduğu, tescil sınıflarının da 25 ve 35. Sınıflarda giyim sektörüne ilişkin olup, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu, SMK 6/1. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüz kılınmasının gerektiği, uzman bilirkişi heyetince markanın tanınmış marka olmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunduğu dikkate alındığında, davacının markasını bildiği veya bilmesi gerektiği buna rağmen davacı markası ile esas unsur olarak aynı olan ... ibaresini tescil ettirmesini, davacının her ne kadar bilirkişi raporuyla tanınmış marka olmadığı belirtilmiş ise de giyim sektöründe özellikle uluslararası marka tescilleri ve kullanımları da dikkate alındığında en azından sektör tarafından bilinen markalardan olduğu buna rağmen davacı markaları ile iltibas teşkil edecek mahiyette ayniyet derecesinde benzer ... ibaresini aynı sınıflarda tescil ettirip kullanılmasının iyiniyetli olmadığı, bu nedenle SMK 6/9. maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davalı kullanımlarının SMK 29/1b maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda TTK nun 55/1a 4 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, SMK nun 155/1 maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz davalarında önceki hak sahibine karşı tescilli marka savunmasının ileri sürülemeye ceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...olup şirketine kendi isminin ilk üç harfi olan ... marka ve logosunu verdiğini, davacı şirkete ait marka ile davacı şirket markalarındaki harf fontları ve renklerin farklı olduğunu, müvekkil şirkete ait ... ... marka logosunun renk ve yazı tipi olarak davacı şirkete ait markadan tamamıyla farklı olduğu aşikardır. Marka ve logo göz önüne alındığında iki logo arasında ortalama tüketici tarafından karıştırılmalarına mahal verecek hiçbir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin, tespiti, men'i, refi ve unvan terkini talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının TPMK nezdinde 35.sınıfta tescilli ... numaralı, 09,14,18,25 ve 35. sınıfta tescilli ... ibareli markaları ile, davalının 25 ve 35. sınıfta tescilli 2021/0224 ... ... ibareli markaları karşılaştırıldığında, davacı markalarının markasının ... kelimesinden ibaret olduğu, davalı markasının ise ... ... ibarelerinden oluştuğu, davalı markasında yer alan ... ibaresinin hem küçük şekilde yazılıp hemde ingilizce kelime olup koleksiyon anlamına geldiğinden özellikle giyim sektörü bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu, taraf markalarındaki esas unsuru ... ibaresi olup, markaların ayniyet derecesinde benzer olduğu, harf font, renk vb. farklıklarının markaları uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu, davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının, davacının markasını bildiği veya bilmesi gerektiği, davalının giyim sektöründe özellikle uluslararası marka tescilleri ve kullanımları da dikkate alındığında davalının, davacı markaları ile iltibas teşkil edecek mahiyette ayniyet derecesinde benzer ... ibaresini aynı sınıflarda tescil ettirmesinin iyiniyetli olmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/1 ve 6/9. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/02/2026