Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/631 E. , 2024/4034 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/631 Karar No : 2024/4034 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü ... Başkanl…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/631 E. , 2024/4034 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/631 Karar No : 2024/4034 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü ... Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un (6638 sayılı Kanun'la eklenen) Geçici 27. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararında; Kanun'da belirtilen çerçeve kapsamında ve yine Kanun'da belirtilen koşulları taşıyan personel arasında hangilerinin re'sen emekliye sevk edileceği hususunda idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfilik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı esasına göre ayrım yaparak işlem yapmak zorunda olduğu, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği hususlarına vurgu yapıldığı, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu, anılan Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, re'sen emekli edilecek personelin belirlenmesinde birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği, bu hususunun tespiti amacıyla Mahkemelerince 01/12/2021 ve 30/12/2021 tarihlerinde yapılan ara kararı uyarınca davacının emekliliğe sevk edilme gerekçelerinin ayrıntılı olarak açıklanarak davacının emekliliğe sevk edilmesinde kullanılan objektif kriterlerin açıklanmasının istenildiği, ancak davalı idarece verilen cevapta bu kriterlerin ortaya konulamadığı, davacının salt olarak idarenin takdir yetkisi çerçevesinde emekliliğe sevk edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davalı idarece, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesinde, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olan personeli re'sen emekliye sevk etme hususunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanındığı, ilgili personelin emekliliğine ilişkin değerlendirmede, Kanun'la belirlenmiş olan "rütbe” ve “emeklilik/yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olma” haricinde başarısızlık, yetersizlik vb. herhangi bir özel şarta yer verilmediği, kurul tarafından da Kanun'da belirtilen bahse konu iki şart dışındaki herhangi bir şarta bağlı kalınmaksızın, personelin özlük kayıtlarına idari yönden yansıyan tüm bilgiler ile varsa adli bilgiler de dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda işlem tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına; işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ilişkin kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Kararın, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine ilişkin kısıma yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY(X) : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.