6. Hukuk Dairesi 2023/810 E. , 2024/4499 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/147 E., 2022/1239 K. BİRLEŞEN ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/998 ESAS- 2020/320 KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/880 E., 2020/419 K. Asıl davada davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile aralarındaki taşeron sözleşmesinden kaynaklı olarak verilen teminat …
**6. Hukuk Dairesi 2023/810 E. , 2024/4499 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/147 E., 2022/1239 K. BİRLEŞEN ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/998 ESAS- 2020/320 KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/880 E., 2020/419 K. Asıl davada davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile aralarındaki taşeron sözleşmesinden kaynaklı olarak verilen teminat mektubu bedelinin ödendiği iddiasıyla bedele yönelik istirdat talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacı taşeron dava dilekçesinde özetle, sözleşmenin haksız feshedildiğini, sözleşme için yapmış olduğu masrafları ve mahrum kalınan kârını talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; feshin haksız olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yüklenici kusuru ile yapılamadığını, yüklenici ile dava dışı idare arasındaki sözleşmenin yüklenici kusuru ile feshedildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen dava davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 107.090,00 Türk Lirasını aşmayan kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan ve somut olayda temyiz eden tarafın asıl davada temyize konu yaptığı miktar 67.624,81 Türk Lirası olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; birleşen dava yönünden yapılan incelemede, müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olup, müspet zarar, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Sözleşmeden dönülmüş ise dönen tarafın talep eden olmaması ve talep edenin kusursuz bulunması gerekir. Kâr kaybı ise kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir. 2.1. Somut olayda, davacı, dava dışı idarenin asıl işe ilişkin davalı yüklenici ile imzaladığı sözleşmeyi, yüklenicinin edimini zamanında yerine getirmemesi sebebi ile sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kendilerinin bir kusuru olmamasına rağmen davalı ile kendisi arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinde tanımlanan işlerin tamamlanamadığını, bu nedenle yoksun kaldıkları yüklenici kârını talep ettiklerini belirtmiş, ancak talebi mahkemece reddedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yüklenici kusuru ile ifa edilemediği dosya kapsamından sabit olmakla, davacının birleşen davadaki mahrum kalınan kâra ilişkin talebinin kabul edilmesi gerekirken reddedilmesi doğru olmamış, mahrum kalınan kâr hesaplaması yapılırken ise şantiye kurulum masrafı için hesaplanan bedelin düşülerek ve usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenler ile davacılar vekilinin asıl davayı yönelik temyiz isteminin miktar itibariyle kararın kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının BOZULMASINA Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.