T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/190 Esas KARAR NO : 2025/1241 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ 21/11/2023 NUMARASI : 2022/271 Esas, 2023/279 Karar DAVANIN KONUSU Markaya Tecavüzden Kaynaklanan KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/190 Esas KARAR NO : 2025/1241 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ 21/11/2023 NUMARASI : 2022/271 Esas, 2023/279 Karar DAVANIN KONUSU Markaya Tecavüzden Kaynaklanan KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde 2004/05537, 2021/06847, 2011/118116, 2017/107636, 2017/117408, 2021/03844, 2021/04361, 2021/04362, 2021/052303, 2021/105985, ve 2021/105986 sayılar ile tescilli "..." esas unsurlu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin "... ..." ibareli markasının düzenli ve yoğun olarak kullanıldığını, ilgili kullanımların sosyal paylaşım siteleri ve internet sitelerinden tespit edilebileceğini, ancak hal böyle iken, davalı taraf müvekkilinin hiçbir onay ve izni olmaksızın hukuka aykırı olarak müvekkili markasının aynısını/benzerini restoran tabelasında, menüsünde, ıslak mendil ve kartvizitinde kullandığını, davalının söz konusu eylemleri sonucu müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, markadan doğan haklara tecavüzün tespitini, men'i, ref'i ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait işletme adı ile davacı tarafın işletme adının aynı veya benzer niteliği taşımadığını, dolayısıyla müvekkili tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuka aykırı bir kullanım söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkiline ait işletme ile davacı işletmesinin faaliyet gösterdikleri çevrelerin de birbirlerinden farklı olduğunu, bu sebeple bir iltibastan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait "... ...” ve "... ... ..." markası ile davalıya ait “...” markasında yer alan “...” ibaresi ortak ise de, davacı markalarında yer alan ve aynı zamanda ... kelimesi ile beraber diğer asıl unsuru oluşturan “...” şekil unsurunun eklenmesiyle davacı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, davalı markasından farklı bir kompozisyon ve içerik kazandığı, işaretsel açıdan farklılığın mevcut olduğu, keza davalı markasının da asıl ve ayırt edici unsurunun bir bütün olarak “...” şeklinde olması nedeniyle farklılaştığı, ayrıca kısmi olsa da ayırt edici nitelikteki şekil unsurunu içeriyor olması nedeniyle markaya konu işarete ayırt edicilik kazandırıldığı, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmadığı, her iki taraf açısından da "... ...”, "... ...” ibaresinin uyuşmazlık konusu 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından ayırtediciliğinin düşük olduğu, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle, genel anlamda markalar arasında iltibasın söz konusu olmadığı ve bağlantılı olarak davalı kullanımının, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir" şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetleDavalı yanca " ... ..." ibaresinin kullanımına ilişkin görsellerin sunulduğunu, davalının ... ibareli 35 ve 43.sınıftaki marka başvurusunun 43.sınıfta reddedildiğini, davalının 35.sınıfta tescilli markası ile 43.sınıfta faaliyet gösterdiğini, logonun farklı olması, şekil unsuru gibi kavramların durumu değiştirmeyeceğini, dilekçe ekinde mahkeme kararları ve TPMK'ya yapılan itiraza dair evrakların sunulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer aldığı üzere davacı markalarında ... kelimesi ile beraber diğer asıl unsuru oluşturan “...” şekil unsurunun da yer aldığı, markanın kelime ve şekil unsurundan oluştuğu, davalının ... ibareli kullanımlarının davacının markasının tescil sınıfı olan 43.sınıfta olduğu, ancak markasal kullanımlar incelendiğinde; markalarda işaretsel açıdan farklılığın mevcut olduğu, davalı markasında ayırt edici nitelikteki ... ve kuş motifinden oluşan şekil unsurunu da içeriyor olması nedeniyle farklılık kazandırıldığı, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında benzerlik bulunmadığı, farklı bir kompozisyon ve içerik kazandırıldığı, farklı marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. (Benzer yönde Y.11HD, 2024/2553Esas, 2025/804 Karar sayılı, 12/02/2025 Tarihli ilamı) Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı ekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025