T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/198 Esas KARAR NO : 2025/1237 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2021/95 Esas, 2023/251 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/198 Esas KARAR NO : 2025/1237 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2021/95 Esas, 2023/251 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... ile ... isimli çizgi animasyon yapımında ... karakterini seslendiren kişi olması sebebi ile icracı sanatçı olduğunu, bu kapsamda davacıdan izin alınmadan eserin ... çocuk, ..., Netfix vs. gibi çeşitli mecralarda ticari amaçlı olarak kullanıldığını, bu kullanımların davacıya ait olan mali haklardan çoğaltıma ve yayılma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu aynı zamanda haksız hareket olduğunu, bu nedenle FSEK 68. Md uyarınca şimdilik 1.000 TL. ve ayrıca manevi hakların ihlal edilmesi sebebi ile de FSEK 70. Maddesi uyarınca 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini ve tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesi ile; sessiz kalma yolu ile hak kaybının olduğunu, davalı ... ile ... arasındaki sözleşme kapsamında davaya konu yayının 01/11/2009 yılında yayınlandığını, o tarihten beri davacının herhangi bir talepte bulunmadığını. şu anda dava açmasının TMK. 2 mdye aykırı olduğunu, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının kendi rızası ile seslendirme yaptığını ve bu kapsamda kendisine ödemelerin yapıldığını, dava konusu yapıma ilişkin hak sahiplerinden izin alınması hususunda tüm sorumluluğun diğer davalı şirkete ait olduğunu, ...' nin bu konuda sorumlu olmadığını, diğer davalı ile ... arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davaya konu eser üzerinde ... nin mali hak sahibi olduğunu, hem tazminat hem ref talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... REKLAM ...ŞTİ vekili cevap dilekçesi ile; zaman aşımı talebinde bulunduğunu, davacının 12 yıl boyunca herhangi bir talepte bulunmadığını, davalı filim yapımcısının mali haklarının bağımsız olarak kullanabileceğini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacının ... İLE ... isimli çizgi filmde ... karakterini seslendirdiği, çizgi filmlerde özellikle karakterlerin çocuk olması, çizgi filmin de çocuklara yönelik olarak yapılmış olması davacının ... karakterini seslendirirken ki sanatsal becerisi ve seslendirme tekniği de dikkate alındığında çizgi filme sesi ile hususiyet kattığı, bu sebeple de icracı sanatçı olduğu yönünde hem bilirkişi raporu hem de mahkememizde kanaat oluştuğu, davacının icracı sanatçı sıfatıyla davaya konu çizgi filmin çeşitli internet platformlarında oynatılması sebebiyle davalı yapımcı ... Ltd. Şti ile aralarında düzenlenmiş olan sözleşme haricinde mali ve manevi hak talebinde bulunulup bulunulmayacağına dair yapılan değerlendirmede davacı ile davalı yapımcı ... arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmamakla birlikte davalı ile davacı arasında sözlü olarak bir sözleşme kurulduğu ve bu sözleşme kapsamında davalının seslendirme yaptığı, davaya konu çizgi filmin seslendirmesinin dosya kapsamına göre 01/11/2019 tarihinden başlamak üzere yapıldığını, davacı tarafından davanın açıldığı 2021 yılına kadar geçen 12 yıllık süre zarfında seslendirme ücretlerini almadığı yönünde bir itiraz, ihtarname ve dava olmadığı gibi yine davalı ... yapımcısı olduğu ... İLE ... isimli sinema filminde de 2016 yılında seslendirme yaptığı hususu da dikkate alındığında davalının seslendirme işi sebebiyle davalı Cordobadan ücretlerini aldığının kabulü gerektiği, davacının ... İLE ... çizgi filminin çeşitli platformlarda gösterilmesi sebebiyle davalı yapımcı ile aralarında kurulmuş olan sözlü sözleşme ile davalı yapımcıya mali hakların devri ve temsili konusunda izin vermiş olup bu iznin bahse konu çizgi filmin başka mecralarda da yayınlanmasına muvafakat anlamına geldiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/14094 E - 2014/3792 K sayılı kararında da belirtildiği üzere icracı sanatçının edimini yerine getirdikten sonra yapımcıya vermiş olduğu iznin o tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerektiği, davaya konu çizgi film bölümlerinin ilk tespitini yapan davalının film yapımcısı olarak bu tespitler üzerinde müstakil hak sahibi olacağı, davacının seslendirme ücretlerini aldığı yönünde mahkememizce de aradan geçen 12 yıllık süre de dikkate alındığında kanaat oluşması sebebiyle davaya konu çizgi filmin başka mecralarda yayınlanması halinde davacının mali hak talep edemeyeceği sonucuna ulaşılmış bu sebeple mali yönden davanın reddine karar vermek gerekmiş, manevi talep yönünden ise davaya konu seslendirmelerin davacının seslendirmeleri değiştirilmeksizin yayınlandığı, FSEK' te manevi haklar başlığı altında sayılan umuma arz salahiyeti, adın belirtilmesi salahiyeti, eserde değişiklik yapılması gibi manevi hakların ihlal edilmediği bu sebeple FSEK 70. Maddesi uyarınca da manevi hak taleplerinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Davanın REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Mahkemenin Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği'nin 23. maddesini ve FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'nun 52. maddesi ve 80/5. maddesini değerlendirmeden hüküm kurduğunu, Davalı ... ŞİRKETİ'nin süresinde davaya cevap vermediğini, davalı ... şirketi yetkilisinin sabah.com sitesindeki röportajında ''... ile ...'un şu an ... Çocukta yayınlandığı, bu çizgi filmin Al-Jazeera Kids'e satıldığı'' bilgilerinin yer aldığı ispat edildiğini, ek bilirkişi raporu ile de blutv kids platformunda, ''...i.com'' isimli internet sitesinde ve ... platformunda oynatıldığı tespitine yer verildiğini, Müvekkilinin icracı sanatçı olup bağlantılı hak ve komşu hak sahibi olduğunu, FSEK 52. Maddesinde devrin ancak yazılı olması koşulu ile geçerli olabileceğini düzenlendiğini, yazılı sözleşme ve tasarruflarda ayrı ayrı belirtilmemiş olan mali haklar sahibinde kaldığını,Fsek mevzuatından kaynaklanan hakların ve manevi hakların devredilmediğini, davacıdan izin alınmaksızın yapımın çoğaltılmış, ... Çocuk, ..., ..., ...ve çeşitli mecralarda ticari amaçla kullanmakta, uluslararası alanda satışını yapmakta olduğunu, Müvekkiline hiçbir surette bir ödeme de yapılmamış olup, davalıların da bu hususta ispata yarar bir belgeleri bulunmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 82. Maddesi uyarınca İcracı sanatçıların haklarının koruma süresi icranın ilk tespitinin yapıldığı tarihten itibaren, icra tespit edilmemiş ise ilk aleniyet kazanmasından itibaren 70 yıl olduğunu, ihlalin halen devam ettiğini, ... İLE ... ... isimli sinema filmi hak devri belgesinin hükme hiçbir suretle esas alınmaması gerektiğini,Gerekçeli kararda gösterilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/14094 E, 2014/3792 K. Sayılı kararının dosyamıza emsal olması mümkün olmadığını, iş bu davada müvekkiline hiçbir surette ödeme yapılmadığını, 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinden önce meydana getirilen sinema eserlerinde eser sahipliği yalnızca yapımcıya ait olduğunu, eski Yargıtay kararlarında icracı sanatçının hakkını alamamasının sebebi o dönemki yasa kapsamında eser sahibinin 'yapımcı' olmasından kaynaklanmakta olduğunu, Bir an için ücretin ödendiğinin kabulü ihtimalinde de müvekkilinin haklarını bahsi geçen platformların hiçbiri için de devretmediğinin açık olduğunu, ücret ödendiği ihtimalinde bir yorum yapılacaksa da davacı müvekkilinin bu icrayı gerçekleştirdiği tarih ... ve veya ...platformunun Türkiye'de yayın dahi yapmadığı bir zaman olduğunu, davalı ... Şirketi yetkilisi röportajda da açık şekilde ... ile ...'un ... Çocuk'ta yayınlandığını, yurt dışına Al-Jazeera Kids'e satıldığını beyan etmiştir. Nitekim ...'in wikipedia sayfasında ''2016 yılı itibarı ile Türkiye dahil olmak üzere 130 ülkeye yayıldı ve toplam 190'dan fazla ülkede 167 milyondan fazla ücretli üyeliğe sahip abonelerine hizmet getirdi.'' açıklaması yer almaktadır. Https://tr.wikipedia.org/wiki/... yani ... 2016 yılından da sonra Türkiye girdiğini, dava konusu yapımın tarihi ise 2013 olduğunu,Manevi tazminatın red gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının ismine seslendiren olarak eserin yayınlandığı her platformda yer verilip yer verilmediği incelenmeden bu şekilde bir tespite nasıl varılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Davacı, ... ile ... isimli eserde ... karakterini seslendiren icracı sanatçı olduğunu, mali ve manevi hakların devredilmediğini, eserin çeşitli platformlarda izinsiz yayınlandığını, çoğaltılarak ticari amaçla kullanıldığını, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, tecavüzün refine, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafın ... ile ... isimli eserde ... karakterini seslendirdiği ve icracı sanatçı sıfatına haiz olduğu, ilgili eserin 01/12/2009 tarihinden beri yayınlanmakta olduğu, ... İLE ... ... isimli filmdeki ... karakterinin seslendirmesi nedeni ile davacı ile davalılardan ... şirketi arasında yeniden anlaşma yapıldığı ve davacı yanca 05/09/2016 Tarihli muvafakatname ile mali hakların devredildiği, davacı tarafça davalı ... şirketine 23/12/2019 Tarihli ihtarnamenin gönderildiği, davanın ise 08/06/2021'de açıldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararında da değinilen Y.11HD'nin 2013/14094 E - 2014/3792 K sayılı kararında; " TV dizisinin çekimi yapılan bölümlerine ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle, davacının söz konusu TV dizisinin internette gösteriminden dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep etmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken" şeklinde belirtilmiş olup, benzer yöndeki Y. 11.HD, 2024/5863 Esas, 2025/3855Karar sayılı, 29/05/2025 Tarihli kararı da dikkate alındığında icracı sanatçının edimini yerine getirdikten sonra yapımcıya vermiş olduğu iznin o tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerektiği aradan 10 yıldan uzun sürenin geçtiği, manevi hak ihlalinin de ispatlanamadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 5TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025