1. Hukuk Dairesi 2012/14291 E. , 2013/2536 K. "" MAHKEMESİ : HATAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2012 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu tapu iptal,tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde, temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nede…
**1. Hukuk Dairesi 2012/14291 E. , 2013/2536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HATAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2012 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu tapu iptal,tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde, temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 240 parsel sayılı taşınmazın 3. kişi adına kayıtlı iken 16.11.1951 tarihinde 2/12'şer payının davalılar C. ve İ. Ç.'a satış suretiyle devredildiği, 243 parseldeki 12/72 payın ise miras bırakan S. Ç.tarafından 23.11.1959 tarihinde davalı C.'e satış suretiyle devredildiği, bu taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 575 ve 576 parsel sayılı taşınmazlardaki C.'e ait payın 28.11.1968 tarihinde davalı İhsan'a satıldığı ve anılan 575 nolu parselin de ifraz görerek 929 nolu parselin davalı İhsan adına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakan tarafından yapılan işlemlerin kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 (TBK.m.237) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.