DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2968 E. , 2024/266 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2968 Karar No : 2024/266 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2018/6611, K:2023/2497 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2968 E. , 2024/266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2968 Karar No : 2024/266 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2018/6611, K:2023/2497 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2018/6611, K:2023/2497 sayılı kararıyla; Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Karabağlar ilçesinde yapılan değişiklikler yönünden, Karabağlar ilçesindeki dava konusu plan değişikliklerinin iki farklı kullanım kararı içerdiği, İlkinin; Abdi İpekçi, Peker ve İhsan Alyanak Mahallelerinde yer alan ve fiili durumda yapılaşmış 30 hektarlık "kentsel yerleşik alan" olarak belirlenen kısım olduğu, bu kısım yönünden dosyadaki plan paftaları ve hava fotoğrafları incelendiğinde, alanın yapılaşmasını uzun süre önce tamamladığı, yapılaşmış kısmın büyük ölçüde riskli alan sınırı dışında kaldığı, 2015 yılında onaylanan çevre düzeni planında, alandaki yapılaşmanın dikkate alınmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden getirilen "kentsel yerleşik alan" kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatın ve hukuka aykırılık bulunmadığı, İkinci değişikliğin ise; kentsel yerleşik alanın güney tarafında kalan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2016 yılında onaylanan alt ölçekli imar planlarına dayalı olarak, davaya konu çevre düzeni planı değişikliği ile "kentsel gelişme alanı" olarak kullanımı değiştirilen 101 hektarlık alana ilişkin olduğu, kentsel gelişme alanlarının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan notları ve imar mevzuatı gereğince, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile, çevre düzeni planı ilke ve stratejilerine göre belirlenmesi gerektiği, nitekim, plan açıklama raporunda da ifade edildiği üzere, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ilk halinde, nüfus kabulleri çerçevesinde, 2025 yılı için gereksinim duyulan gelişme alanlarının da belirlendiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılmasının mümkün olduğu, Oysa, dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin gerekçe raporunda; Karabağlar ilçesindeki dava konusu alana kentsel gelişme alanı kullanım kararı getirilmesinin, hangi sebebe ve ihtiyaca dayalı olduğuna ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu değişiklikten önce belirlenen kentsel gelişme alanlarının yetersiz kaldığına yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi, anılan çevre düzeni planının, hedef yılı nüfus kabulünde de herhangi bir değişikliğin yapılmadığının anlaşıldığı, Bu durumda, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebepler bulunmaksızın ve hedef yıla ilişkin nüfus kabulleriyle herhangi bir bağlantı kurulmaksızın, dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/04/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin İzmir ili, Karabağlar ilçesindeki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının daraltılarak, 101 hektarlık alanın, "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesine yönelik bölümünde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 26/08/2013 tarihinde onaylandığı görülen imar planlarına esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda, söz konusu alanın, içinde yerleşime uygun olmayan alanlarla birlikte, çoğunlukla, etüt raporunda detaylıca belirtilen önlemlerin alınması suretiyle yapılaşılabilmesi mümkün olan önlemli alanlardan oluştuğu, yerleşime uygun olmayan alanlara ilişkin imar planlarının yapımı sırasında, ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanan yerleşime uygunluk amaçlı jeolojik ve jeoteknik etütlerin sonuçlarına uygun düzenleme yapılmasının zorunlu olduğu, yerleşime uygun olmayan alanların alt ölçekli planlarda açık alan ve/veya rekreasyon alanı olarak düzenleneceğinin tabii olduğu, Bornova ilçesinde yapılan değişiklik yönünden, Bornova ilçesindeki Homeros Vadisinde, daha önce "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımına ayrılan yerin, dava konusu plan değişikliği ile kısmen tarım arazisi olarak belirlendiği, bu hususa ilişkin olarak görülmekte olan davanın, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile birlikte değerlendirildiği, Uyuşmazlığa konu alana ilişkin onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında, alanın "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenmesi üzerine, taşınmaz maliklerince bu alanın "tarım alanı" niteliğinde olduğu ve bu nedenle tarım alanı olarak belirlenmesi gerektiği iddiası ile anılan planın iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "... dava konusu parselin, toprak ve arazi özelliklerine göre IVse – VIse arazi kullanım kabiliyet sınıfları içerisinde değerlendirilen arazilerden oluştuğu, söz konusu parsele, arazi ve toprak özellikleri bakımından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu lejantına göre “marjinal tarım arazileri” özelliği göstermesine rağmen üzerinde zeytin ağaçlarının bulunması nedeniyle yine aynı kanunda belirtilen ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği kazandırıldığı, bunun yanında çevresinde zeytin tarımı yapılan diğer araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu, dava konusu parselin tarımsal bütünlüğü olan alan içinde konumlanması ve tarım dışı amaçla kullanılması uygun olmayan “dikili tarım arazisi” özelliği taşıması gerekçesi ile, özünde bir kentsel kullanım kararı olan ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesini sağlayacak bağlayıcı hükümler bulundurmayan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" plan kararının dava konusu parsele ilişkin kısmının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanım Kanunu ve ilgili mevzuatı hükümlerine, kamu yararına ve dava konusu planın ana hedef ve ilkelerine aykırı olduğu belirtilmiştir." gerekçesiyle alandaki "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" belirlemesinin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Altıncı Dairesinin 27/12/2016 tarih ve E:2016/5374, K:2016/9450 sayılı kararıyla onandığı, Bu durumda "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" olarak belirlenen alanın kısmen tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin plan değişikliğin kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanması niteliğinde olduğu, idarelerin mahkeme kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu, dolayısıyla davacı tarafından plan değişikliğinin bilimsel veriye dayanmadan yapıldığına ilişkin itirazların yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde, Bornova ilçesi yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Karabağlar ilçesinde öngörülen "kentsel yerleşik alan" kullanımı ve Bornova ilçesinde getirilen kullanım yönünden davanın reddine, Karabağlar ilçesinde öngörülen 101 hektarlık "kentsel gelişme alanı" kullanımına ilişkin olarak dava konusu plan değişikliğinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Karabağlar ilçesinde 30 ha büyüklükte bir alanın büyük kentsel yeşil alan kullanımından çıkarılarak yapılaşmaya açıldığı, değişikliğin alt ölçekli plan kararlarının üst ölçeğe uyarlanmasına yönelik yapıldığı, bu hususun planlama tekniklerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı, bu alanın aynı zamanda 2012 yılında onaylanan ve yürürlükte olan 1/25.000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında kısmen “ağaçlandırılacak alan” ve kısmen de “jeolojik sakıncalı alan” olarak belirlendiği, jeolojik olarak sakıncalı bölgenin, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce onaylanmış olan jeolojik etüt raporunda “önemli alan” olarak belirlendiği, bu durumda söz konusu plan değişikliği maddesine göre, bu alanın iyileştirilerek ve sağlıklı kentsel bir alan olarak dönüştürülmesi gerektiği, büyük kentsel yeşil alan kullanımının kent bütününün bir parçası olduğu ve yapılan plan değişikliği ile kaldırılması durumunda kent ölçeğinde kişi başına düşen yeşil alan miktarının azalması ile; kentsel, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozucu etki yaratacağı ve durumun Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26.maddesinde düzenlenen "İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.” hükmüne aykırı olduğu, Bornova ilçesi açısından ise, “bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan” olan alanın "tarım alanı" olarak belirlendiği, bu durumun planın 2.3 numaralı "Hedefler" bölümüne ve plan açıklama raporunun 3.4.1 numaralı başlığı altında düzenlenen hükümlere ve plan hükümlerinin 8.5. maddesine aykırı olduğu, bütüncül olarak değerlendirilmesi gereken ve bölgenin doğal nitelikleri göz önüne alınarak belirlenmiş olan "bölge parkı" kullanımının hiçbir bilimsel veri olmadan, bireysel yapılanmaya yönelik "tarım alanı" olarak belirlendiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye Mahmut Ballı'nın davacı Oda'nın dava konusu işlemin iptalini istemede hukuki menfaatinin bulunmadığı, bu nedenle dava açma ehliyeti bulunmadığı yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, bakılan uyuşmazlıkta davacı Oda'nın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2018/6611, K:2023/2497 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 14/02/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.