10. Hukuk Dairesi 2023/8881 E. , 2023/11157 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/575 E., 2023/614 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/189 E., 2022/339 K. Taraflar arasındaki vazife malüllü olduğu ve maluliyet aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili …
**10. Hukuk Dairesi 2023/8881 E. , 2023/11157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/575 E., 2023/614 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/189 E., 2022/339 K. Taraflar arasındaki vazife malüllü olduğu ve maluliyet aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyetinin tespitine, malulen emekliliğine ve malulen emeklilik maaşı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazlar ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sağlıklı olarak gittiği askerlik vazifesinden malul olarak döndüğünü, malul edilmesine rağmen hiçbir sorumlu kişi, müvekkilin kanundan doğan hakkını kullanabilmesi için gerekli işlemleri yerine getirmeyerek, hiçbir şey yaşanmamış gibi askerliğe elverişsiz raporu vererek ömür boyu sürecek bir sağlık sorunu ile baş başa bırakıldığını, huzurdaki davanın idari yargının değil, adli yargının görev alanına girdiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sağlıklı olarak gittiği askerlik vazifesinden malul olarak döndüğünü, malul edilmesine rağmen hiçbir sorumlu kişi, müvekkilin kanundan doğan hakkını kullanabilmesi için gerekli işlemleri yerine getirmeyerek, hiçbir şey yaşanmamış gibi askerliğe elverişsiz raporu vererek ömür boyu sürecek bir sağlık sorunu ile baş başa bırakıldığını, huzurdaki davanın idari yargının değil, adli yargının görev alanına girdiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vazife malüllü olduğu ve maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 47 ve 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Kanun'un 101 inci maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. Davacının üniversite mezunu olduğu, bu nedenle askerlik görevini yedek subay olarak yapma hakkının bulunduğu, ancak askerlik görevine 6 aylık kısa dönem er olarak yapmak üzere 14.08.2013 tarihinde Kastamonu 5. İl Jandarma Alay Komutanlığında silah altına alındığı, askerlik görevine başladıktan 3 gün sonra 17.08.2013 tarihinde yaptırılan antrenman esnasında belinde ağrı başladığını belirterek revire başvurduğu ve kendisine enjeksiyon yapıldığı, yapılan enjeksiyonun ardından davacının sedyeden inmeye çalıştığı bacağında hissizlik olduğunu iddia etmesi üzerine tedavisine devam edildiği, davacıya 18.08.2013 tarihinde Dr. Münif İslamoğlu Kastamonu Devlet Hastanesinde uygulanan tedavi sonucunda ilaç ve 1 gün istirahat raporu verilerek birliğine gönderildiği, verilen ilaçlara rağmen ağrılarının devam ettiğini belirtmesi üzerine ... Beytepe Askeri Devlet Hastanesine sevk edildiği, sevk yapılan hastanede beyin cerrahi bölümü olmaması nedeni ile Etimesgut Asker Hastanesi Baştabipliğine gönderildiği, oradan da 26.08.2013 tarihinde ... Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına sevk edildiği, GATA'da 1 ay kadar ilaç tedavisi uygulanan davacının ilaç tedavisinin sonuç vermemesi üzerine siyatik sinir lezyonu tanısı ile 13.09.2013 tahinde ameliyat edildiği ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığının 17.09.2013 tarihli raporu ile 1,5 ay hava değişim raporu verildiği, 28.10.2013 tarihinde ağrıları nedeni ile Kasımpaşa Asker Hastanesine başvuran davacının bu hastane tarafından yeniden GATA'ya sevk edildiği, 31.10.2013 tarihinde GATA fizik tedavi polikliniğinde muayene edildikten sonra TSK Rehabilitasyon Merkezine sevkine karar verildiği, Genel Kurmay Başkanlığı TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezine giden davacıya çeşitli tedaviler uygulandığı ve yeniden hava değişimi raporları verildiği, 11.09.2014 tarihinde GATA Sağlık Kurulunun 10.09.2014 tarih ve 14920 sayılı raporu kararı ile davacının askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek taburcu edildiği ve askerlikle ilişiğinin kesildiği görülmüştür. Dosya kapsamından, davacının 01.04.2008 tarihinden itibaren 4/1-a sigortalı olduğu ve 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un 4/c kapsamında sigortalı olmadığı, askerlik döneminin 01.10.2008 sonrası olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında davanın değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi kapsamında iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.