3. Hukuk Dairesi 2013/20740 E. , 2014/8048 K. "" MAHKEMESİ : TERCAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2013 NUMARASI : 2012/73-2013/24 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava; ziynet ve eşya alacağına ilişkin olup, mahkemece,taraf…
**3. Hukuk Dairesi 2013/20740 E. , 2014/8048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TERCAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2013 NUMARASI : 2012/73-2013/24 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava; ziynet ve eşya alacağına ilişkin olup, mahkemece,tarafların boşanmalarına ilişkin ilamın 9.6.2010 tarihinde kesinleştiği, iş bu davanın ise TMK 178.maddesi gereğince boşanma ilamının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerekirken 10.7.2012 tarihinde açıldığı, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kişisel malların davalıda kalması nedeniyle bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu 226/1 maddesi gereğince eşler her zaman birbirlerinde kalan kişisel eşyalarının iadesini isteyebilirler. Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara el atmanın önlenmesi davası ile karşı koyabileceği gibi istihkak davası ile de karşı koyabilir. Eşya davası bu anlamda bir istihkak davası olmakla istem dava konusu eşyaların; aynen iadesi, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olamaz. Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Borçlar Kanununun 125.maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve karı koca arasındaki davalarda Borçlar Kanununun 132.maddesinin dikkate alınması gerekir. Bundan ayrı olarak; kişisel malların iadesi davası Türk Medeni Kanunun 226 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde,davanın aile mahkemesi sıfatıyla açıldığını belirtilmesine rağmen, mahkemece, tutanak başlıklarında ve karar başlığında Aile Mahkemesi sıfatıyla ibaresinin yazılmaması da doğru görülmemiş olup, mahallinde düzeltilmesi her zaman mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak, taraflar arasındaki boşanma davasının 09/06/2010 tarihinde kesinleştiği ve davacının ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesini olmazsa bedelini talep ettiği mahkemece boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümüne "Mülkiyet Hakkı'nın konumu, doğrudan etkili olması nedeniyle ilkin bu hakkın ve bu hakka dayanan davaların hukuki statüsünü belirlemekte yarar görülmüştür.