19. Ceza Dairesi 2018/1805 E. , 2018/5763 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sa…
**19. Ceza Dairesi 2018/1805 E. , 2018/5763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, 2-)Telef ederek 3-)Kıymetten düşürerek, 4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi tarafın, borçlu şirketin yetkilisi olan sanık ...’ın şirketini muvazaalı olarak alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla amacıyla diğer sanığa devrettiğinin iddia etmesi karşısında, sanıklara isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından,sanıkların yetkilisi olduğu her iki şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip, ortakları ve yetkili temsilcileri belirlenip, şirketlerin faaliyet alanları ve adreslerinin tespitiyle, aralarında hukuki ve fiili bağ bulunup bulunmadığı, şirketler arasında alacaklıyı zarara sokmak kastıyla pay veya mal devri olup olmadığına ilişkin şirketlerin defter, belge ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak inceleme yaptırılarak, sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik kovuştuma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de,