3. Ceza Dairesi 2024/16706 E. , 2024/14328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : 1. Sanık ... Hakkında: a-Maktul ...'e karşı 18.06.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 35/2, 39/1-2, 62/1, 53, 58/9, 63 madde
**3. Ceza Dairesi 2024/16706 E. , 2024/14328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : 1. Sanık ... Hakkında: a-Maktul ...'e karşı 18.06.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 35/2, 39/1-2, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, b- Maktuller ... ve ...'e karşı 19.10.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürme eylemi nedeniyle, 2 kez, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 39/1-2, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, c- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 fıkrası, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 2. Sanık ... ... (...) Hakkında: a- Maktul ...'e karşı 18.06.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 35/2, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, b- Maktuller ... ve ...'e karşı 19.10.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürme eylemi nedeniyle 2 kez, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle, 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, c- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 fıkrası, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, d- 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 3713 sayılı Kanun'un 4-b, 5/1, TCK'nın 62/1, 52/2-4, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine, 3. Sanık ... Hakkında: a- Maktul ...'e karşı 18.06.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 35/2, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, b- Maktuller ... ve ...'e karşı 19.10.2014 tarihli tasarlayarak kasten öldürme eylemi nedeniyle 2 kez, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 82/1-a, 3713 sayılı Kanun'un 4-a, 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, c- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 fıkrası, TCK'nın 53, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, d- 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 3713 sayılı Kanun'un 4-b, 5/1, TCK'nın 52/2-4, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine, TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ( ... ) ve sanıklar müdafileri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmiştir. Sanıklar ... (...) ve ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede: İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık ... (...) ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: I) Sanıklar ... (...) ve ... hakkında 18.06.2014 tarihinde maktul ...'e karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, 19.10.2014 tarihinde maktuller ... ve ...'e karşı tasarlayarak kasten öldürme ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarına dair: Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs ve tasarlayarak kasten öldürme suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış olmakla; ... (...) ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında 18.06.2014 tarihinde maktul ...'e karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, 19.10.2014 tarihinde maktuller ... ve ...'e karşı tasarlayarak kasten öldürme ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarına dair: Her devlet siyasal fonksiyonunun gereği olarak, ülke, egemenlik ve millet/ulus unsurlarını, anayasal düzenini ve bu düzenin işleyişini koruma altına alır. 5237 sayılı TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçunun konusunu da devletin ülkesi, egemenliği ve milli birliği oluşturmaktadır. Suçla korunan hukuki değer, devletin ülkesinin bütünlüğü ve egemenliğidir. Suç, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince mutlak terör suçudur. Kanun gerekçesinde de ifade edildiği üzere bu suçun oluşabilmesi için belli amaca yönelik fiillerin işlenmesi gerekir. Bu amaç, madde metninde; 1-Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, 2-Devletin birliğini bozmak, 3-Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmak, 4-Devletin bağımsızlığını zayıflatmak olarak belirlenmiştir. Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koyma veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik olarak işlenen amaç suç yönünden elverişli/vahim nitelikli fiillerdir. Fiilin elverişli/vahim niteliği taşıyıp taşımadığı ise her olayın özelliğine göre; örgütün amacı, faaliyet alanı, ülke genelindeki organik bütünlüğü, fiilin niteliği, işleniş biçimi, işlenme zamanı, toplumda meydana getirdiği etki, ortaya çıkan zarar ve tehlikenin ağırlığı, gibi ölçütler değerlendirilerek takdir edilecektir. Toplumda kaos ve tedirginlik oluşturacak, devlet otoritesine olan güveni sarsacak, kamu düzenini, toplum barışını bozarak amaç suçun gerçekleşmesi için elverişli tehlike ortamını hazırlayacak vahim eylemler istikrar kazanmış uygulamalara göre: kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs etmek, nitelikli kasten yaralama, yağma/teşebbüs, güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek, halkın yoğun olarak bulunduğu ya da kullandığı mahal veya yollara yahut içinde insanlar bulunan nakil araçlarına patlayıcı yerleştirmek silahlı/nitelikli hürriyeti tahdit suçlarıdır. Güdülen amacın gereği olarak bu eylemlerin belli bir kişi ya da kitleye tevcih edilmesi gerekmez. Amaç tedhiş ortamı oluşturmak olduğuna göre hedefin muayyen veya gayrimuayyen olmasının da bir önemi yoktur. Her halde suçun oluşması için, failin amaca yönelik işlediği vahim eylem/elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Suç, Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, Devletin birliğini bozmak, Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmak veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmak amacıyla/saikiyle ve doğrudan kastla işlenebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, 18.06.2014 tarihinde otomobilini ve ehliyetini silahlı terör örgütüne mensup olduğunu bildiği ağabeyi sanık ...'a gerçekleşecek olaydan habersiz olarak teslim etmekten ibaret eyleminin; dosyadaki bilgi ve belgelere göre aracın 19.10.2014 tarihli olayda kullanıldığına dair delil bulunmadığı gibi vahamet arzeden kasten öldürme suçuna iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil de bulunmaması karşısında, sanık hakkında sadece silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı dikkate alınarak, "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs", "tasarlayarak kasten öldürme" ve "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ... hakkındaki bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.