T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/753 KARAR NO : 2025/2303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI : 2023/652 E - 2024/844 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/753 KARAR NO : 2025/2303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI : 2023/652 E - 2024/844 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine elektrik tüketim faturasına dayanarak Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı şirketin gerekçe göstermeden haksız ve mesnetsiz olarak dosyaya itiraz ettiği, itiraz sonrası başvurulan zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ancak davalı tarafın anlaşmaya yanaşmadığı, davalı şirket ile imzalanmış olan sözleşmenin 9.1. maddesine göre; sözleşmenin 36 ay süre ile geçerli olduğu, taraflardan birinin sözleşmenin bitiminden 60 gün öncesine kadar taraflardan biri sözleşmenin fesh edileceğine dair yazılı bildirimde bulunulmadığı sürece sözleşmenin aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olacağının belirtildiği, davalıya elektrik satışının 01.04.2022 tarihinde başlandığı, sözleşmenin bitiş tarihinin 01.04.2025 olduğu, ancak davalının 01.03.2023 tarihinde sözleşmenin bitiş tarihinden önce sözleşmeyi feshettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.3 maddesi “.... şayet, işbu sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu sözleşmede belirlenen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz. ve/veya tahliye tarihinden en geç 5 (beş) takvim günü öncesinden satıcıya bildirilmeden tahliye edilirse, alıcı satıcıya her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder.”şeklinde olduğu, davalının sözleşme bitiş tarihinden önce sözleşmeyi fesh etmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükmü gereğince ceza-i şart faturasının tanzim edilerek davalıya gönderildiği, davalı tarafından Kartal 23. Noterliği 11.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ceza-i şart faturasının iade edildiği ve ... numaralı iade faturasının tanzim edildiği, bunu üzerine Kadıköy 19. Noterliği 17.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... numaralı faturanın hukuka ve sözleşmeye uygun olduğu ve ödenme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının ve iade faturasının kabul edilmeyerek iade edildiğinin bildirildiği, tarafların tacir oldukları, davacı şirketin mevzuat ve sözleşme gereği sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğu, mahkemece de bilirkişi incelemesi ile davacı şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacaklarının tespit edilebileceği, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve davacı şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini arz ve talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek davalının yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... E Blok No:4 Adresteki restoranına elektrik tedarik hizmeti almak için davacı taraf ile 01.03.2022 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, ve bu sözleşme uyarınca davacı şirketten elektrik tedarik hizmeti aldığı, davalının sözleşmenin şartlarına, fesih tarihi olan 01.03.2023 tarihine kadar eksiksiz olarak riayet ettiği ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi üzerine davacı tarafça davalıya 02.05.2023 tarih ve ... numaralı 132.000,00TL bedelli faturanın gönderildiği, hukuka aykırı bu faturanın Kartal 23. Noterliğinin 11.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği ve ... numaralı iade faturasının düzenlendiği, davacı tarafından davalı aleyhine Merkezi takip sistemi ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, icra takibine yapılan itirazda feshin haklılığına ilişkin hususların dilekçede tekraren belirtildiği, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca ilgili aboneliğin EPDK tarafından yayınlanan ulusal tarife tablolarından “ Alçak Gerilimli Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile diğer” tarifesine tabi olduğu, sözleşmenin avantaj sağlaması sebebiyle son kaynak tedarik tarifesi üzerinden %10 KBK Marj oranı ile yapıldığı, İlgili son kaynak tedarik tarifesinde görevli tedarik şirketinin uygulayacağı SKTT KBK marj oranının ise %9,38 olduğu, fakat davacı taraf ile yapılan sözleşmede bu formülün ((PTF)+YEKDEM)X1,10(%10) şeklinde olduğu, davacı taraf ile akdedilen sözleşmenin SKTT KBK marj oranı arasındaki farkın davalı şirkete avantaj sağlaması gerekirken ulusal tarifeye oranla %20'nin üzerinde zarara uğramasına sebep olduğu, bu durumun davacıyla paylaşılarak bu durumun çözülmesinin talep edildiği, davalı şirketi zarara uğratan bu durumla ilgili bir aksiyon alınmaması ve aksine tarifeye zam yapılmasından dolayı sözleşmenin 01.03.2023 tarihi itibariyle sözleşmenin 9.3 maddesine uygun olacak şekilde haklı nedenle feshedilı, davacı tarafından taraflarına yöneltilen iddiaların yerinde olmadığı, kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin gerektiği,likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edilebilir olması gerektiği, huzurdaki davada ise cezai şart açıklamalı alacağını davalının bu tutarı tespit etmesinin beklenemeyeceğini beyan ederek icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın tümden reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 132.000,00 TL olduğu, yine her ne kadar davacı tarafça asıl alacak ve ferileri toplamı 134.169,86 TL üzerinden takip yapılmış ve dava açılmış ise de, davacının tespit edilen toplam alacağının, 132.000,00 TL asıl alacak, 709,06 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 132.709,06 TL olduğu, davalının bu bedellerden sorumlu olduğu anlaşılmış olup, rapora ve ilgili kanuna göre davacı tarafça yıllık %19,20 oranında avans faizi uygulanmasının talep edilebileceği, 132.000,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra inkar tazminatının yasal koşullarının oluştuğu gerekçesi ile;"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 2-Davalının Merkezi Takip Sistemi ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 132.709,06 TL (132.000,00 TL asıl alacak, 709,06 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 132.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 oranında avans faizi uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 132.000,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 26.400,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar vermiştir.Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ek raporda belirtildiği üzere akti faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin yerinde olmadığını,davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bu nedenle kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini,davacı taraf ile yapılan sözleşme uyarınca ilgili aboneliğin EPDK tarafından yayınlanan ulusal tarife tablolarından “Alçak Gerilimli Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile Diğer” tarifesine tabi olup, sözleşme avantaj sağlaması sebebiyle son kaynak tedarik tarifesi üzerinden %10 KBK Marj oranı ile yapıldığı,ilgili Son Kaynak Tedarik Tarifesinde (SKTT) görevli tedarik şirketlerin uygulayacağı SKTT KBK Marj oranı ise %9,38 olduğu, fakat davacı taraf ile yapılan sözleşmeye göre fatura birim fiyat hesaplamasında kullanılan formül ((PTF+YEKDEM)x1,10(%10)) şeklinde olduğu,davacı taraf ile akdedilen sözleşme ile SKTT KBK Marj oranı arasındaki fark müvekkili şirkete avantaj getirmekten ziyade ulusal tarifeye kıyasla ay bazında %20’nin üzerinde zarara uğramasına neden olduğu,bu husus davacı taraf ile paylaşılarak ve bu problemin iyi niyet çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerektiği sözlü ve yazılı olarak defalarca bildirildiği,sözleşme neticesinde alınan hizmetin ulusal tarifeye kıyasla müvekkili şirketi kabul edilemeyecek düzeyde zarara uğratması ve bu durumla ilgili yapılan tüm bildirim ve taleplere rağmen hiçbir aksiyon alınmaması ve aksine tarifeye zam yapmasından dolayı sözleşme 01.03.2023 tarihi itibariyle akdedilen sözleşmenin 9.3 numaralı Sözleşmenin Alıcı Tarafından Feshi başlıklı maddesine uygun olacak şekilde haklı nedenle feshedildiğini,bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceğini,ayrıca alacağın likit olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,cezai şart alacağına yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yöneliktir.MTS ... esas sayılı dosyası ile davacı tarafça davalı hakkında 132.000,00 TL asıl alacak,2.169,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.169,86 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında elektrik mühendisi,mali müşavir denetim uzmanından kurulu 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 18.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyadaki bilgi, belge, icra dosyası, sözleşme ışığında, elektrik piyasasında elektrik tedariki sağlayan sözleşme türlerinden birinin Elektrik Piyasası Kanunda "ikili anlaşma" olarak adlandırılan sözleşmeler olduğu, ikili anlaşmaların, ilgili mevzuatta "gerçek ve tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitesinin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan, ticari anlaşmalar" olarak tanımlandığı, ikili anlaşmaların, perakende satış sözleşmelerine benzer şekilde "tam iki tarafa borç yükleyen" ve "sürekli borç ilişkisi doğuran" rızai sözleşmeler olduğu, ancak perakende satış sözleşmelerindeki rızailik, görevli tedarik şirketleri yönünden sözleşme yapma zorunluluğu sebebi ile tam olarak gerçekleşemezken, ikili anlaşmalardaki rızailiğin, sözleşmenin her iki tarafı yönünden de oluştuğu, bu açıklamalar ışığında niza konusu sözleşmeye bakıldığında, davacının elektrik sağlayıcısı değil dağıtıcısı olduğu, sözleşmenin eki olan Ek B ye göre, kullanılan elektriğin (PTF+dengesizlik maliyeti +yekdem)+kar (%7) üzerinden faturalandırılacağı, sözleşmenin 9.3. maddesinin ilk fıkrasında, alıcının haklı sebeple fesih hallerinin sayıldığı, bu maddeye göre davacının sözleşmedeki edimlerini ifa etmemesi ya da sözleşmede kararlaştırılan indirim oranlarını tatbik etmemesi halinde sözleşmenin alıcı tarafından fesh edileceği, maddenin ikinci fıkrasında ise, sözleşmede sayılmayan sebeplere dayanan fesihler için ise, cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dosya içerisinde, davacı satıcının sözleşme edimlerini ifa etmediği ya da tarife değiştirdiğine dair bir veriye rastlanılmadığı, mevcut durumda davacının sözleşmede kararlaştırılan haksız fesih sebebiyle cezai şart talebinde bulunabileceği, buna göre davacının davalıdan, 134.794,51 TL asıl alacak, 709,06 TL geçmiş alacak, 127,63 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 135.631,20 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Bu rapora itiraz sonrası alınan ek bilirkişi heyet raporunda; kök rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu, alacak miktarı bakımından taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan aylık %5 (yıllık %60) faiz oranı nazara alındığında taleple bağlı olarak davacının davalıdan 132.000,00 TL asıl alacak, 2.169,86 TL faiz olmak üzere toplam 134.169,86 TL alacaklı olacağı belirtilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında, davacının elektrik sağlayıcısı değil dağıtıcısı olduğu, sözleşmenin eki olan Ek B ye göre, kullanılan elektriğin (PTF+dengesizlik maliyeti +yekdem)+kar (%7) üzerinden faturalandırılacağı, sözleşmenin 9.3. maddesinin ilk fıkrasında, alıcının haklı sebeple fesih hallerinin sayıldığı, bu maddeye göre davacının sözleşmedeki edimlerini ifa etmemesi ya da sözleşmede kararlaştırılan indirim oranlarını tatbik etmemesi halinde sözleşmenin alıcı tarafından fesh edileceği, maddenin ikinci fıkrasında ise, sözleşmede sayılmayan sebeplere dayanan fesihler için ise, cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dosya içerisinde, davacı satıcının sözleşme edimlerini ifa etmediği ya da tarife değiştirdiğine dair bir veriye rastlanılmadığı, mevcut durumda davacının sözleşmede kararlaştırılan haksız fesih sebebiyle cezai şart talebinde bulunabileceği belirlenmiştir.Mahkemece taleple bağlı olarak asıl alacak tutarının 132.000,00 TL olduğu ve bu tutara tarafların tacir olması nedeniyle % 19,2 oranında avans faizi uygulanarak 709,06 TL işlemiş faiz olarak davacının takipte toplam 132.709,06 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.Ayrıca alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde aykırılık görülmemiştir.Buna yönelik yapılan hesaplamaya dair bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ,ayrıca mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 9.065,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 3.917,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.148,09 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025