Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/3695 E. , 2024/5982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3695 Karar No : 2024/5982 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/3695 E. , 2024/5982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3695 Karar No : 2024/5982 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkeme huzurunda savunma hakkı tanınmadan karar verildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, işlem tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, disiplin soruşturması yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, istihbari nitelikteki bu kavramların öngörülebilir olmadığı, buna ilişkin itirazlarının gerektiği gibi incelenmediği, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu ve ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, Bakanlar Kurulunun OHAL KHK’sına dayanarak suç ve ceza ihdas etme yetkisinin bulunmadığı, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan 672 yazılı KHK’nın 1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, kanun hükmünde kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin olağan bankacılık faaliyeti niteliğinde olduğu, örgüt arşivinde yer alan fişlemelere dayalı olarak hüküm kurulamayacağı, ByLock kullanmadığı, yasal olarak elde edilmeyen dijital materyallerin ve bu materyallere dayanarak hazırlanan teknik analiz raporunun hükme esas alınamayacağı, operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesinin doğru olarak yapılmadığı, 17 Kasım 2014 tarihinden sonra ByLock programına doğrudan bir erişim kaydının teknik olarak mümkün olmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, kanunilik ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, ölçülülük ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, masumiyet karinesi, özel hayata saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.