11. Ceza Dairesi 2022/8857 E. , 2023/7409 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/328 E., 2022/342 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği …
**11. Ceza Dairesi 2022/8857 E. , 2023/7409 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/328 E., 2022/342 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.07.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ve 52 nci maddesi uyarınca doğrudan 3.000,00 TL adli para cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ...(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.07.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararının sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/10197 Esas, 2017/11407 Karar sayılı kararı ile "...Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu..", gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2019 tarihli ve 2017/275 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 4. ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2019 tarihli ve 2017/275 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/6009 Esas, 2020/12685 Karar sayılı kararı ile:"...Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “Güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanununun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2021 tarihli ve 2021/118 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca erteli 11 ay 7 gün hapis ve 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 6. Sanık müdafii ve katılan vekilinin itirazları üzerine, ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/328 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan 6.000 TL adli para cezası ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği;suçun sübut bulmadığına, güvenlik ve depo defterleri incelenmeden karar verildiğinden eksik incelemeye ve suça konu mallar üzerinde haciz kalktığından suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, suç tarihi itibari ile ...Gemi ve Yat San. Tic. A.Ş. 'nin yönetim kurulu başkanı ve sahibi bulunduğu, tersanesinde...Gemi A.Ş.'ye ait olan NB08 nolu geminin yapımını katılan şirketin üstlenmiş olduğu, bu kapsamda yapılacak geminin hidrolik devresine konulmak üzere 5 varil 15 M hidrolik yağın katılan firma tarafından sanığın sahibi olduğu firmaya 09.11.2009 tarihinde sevk edildiği ve 10.11.2009 tarihinde teslim alındığı, 03.11.2011 tarihinde borcuna karşılık suça konu yağları dava dışı ... adlı şahsa vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ..., aşamalarda alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, İtalya'dan almış olduğu gemi projesinin tamamlanması için katılan şirkete üç aylık kira kontratı ile bir iş verdiğini, kontrattan önce gemiyi yapacaklardan dolayı gemiye ilişkin bütün yağları satın aldıklarını, katılan şirketin 2009 yılında işini bitirip, yapı malzemelerini alarak ayrıldığını, 2011 yılında suça konu yağları elemanının çocuğunun ameliyatı için sattığını, yağların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. 3. Tanık İ. E., bozma öncesi alınan anlatımında, sanığın tersanesinde bekçi olarak görev yaptığını, suç tarihinde ismini bilmediği bir kişinin kendisini arayarak orada bulunan yağları alacağını söylemesi üzerine şirket sahibi olan sanığı arayarak bilgi verdiğini, onun da "onlara yağları verme yağlar bizim sen bu yağları M. K'a ver o birazdan almaya gelecek" dediğini, aynı gün M. K. kamyonet ile tersaneye yağları almaya geldiğini beyan etmiştir. 4. Tanık B. B., bozma öncesi alınan anlatımında, katılan şirkette saha elemanı olarak çalıştığını, suç tarihinde suça konu yağ varillerinin şirket deposundan küçük bir kamyonete yüklenirken görmesi üzerine şirket sahibine haber verdiğini, varillerin katılan şirkete ait olduğunu bildiğini beyan etmiştir. 5. Dosyada mevcut 09.11.2009 tarihli sevk irsaliyesine göre, 5 varil 15 M hidrolik yağın...Gemi İnşa A.Ş. tarafından 09.11.2009 tarihinde sevk edildiği ve 10.11.2009 tarihinde katılan şirketin mühendisi olduğu beyan edilen E. A. adlı şahıs tarafından teslim alındığı, ayrıca bahse konu yağların Gemi İnş. A.Ş.'ye ait olduğunu gösterir noter onaylı 06.11.2009 tarihli 890565 ve 890566 seri numaralı faturaların katılan şirket vekili tarafından dosyaya sunulmuş olduğu tespit edilmiştir. 6. Bozma ilamı sonrasında, Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verildiği şekilde sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği, sanık müdafii ve katılan vekilinin itirazları üzerine kararın kaldırılarak, 20.10.2021 tarihli tensip zaptı ile duruşma açılmasına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir. 7. Mahkemece; sanık savunması, tanık anlatımları, dosyada mevcut sevk irsaliyesi ve faturalar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, katılan şirketçe kendisine muhafazası için ve belli bir işte kullanılmak üzere teslim edilmiş olan yağ varillerini kendi borcuna karşılık M.K'ya verip zilyetliğin devri amacı dışına çıkarak yarar sağladığı kabul edilerek subüt bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın, katılan şirketçe kendisine muhafazası için ve belli bir işte kullanılmak üzere teslim edilmiş olan yağ varillerini kendi borcuna karşılık üçüncü bir şahsa verip zilyetliğin devri amacı dışına çıkarak yarar sağladığı iddia olunan olayda; mahkemece suça konu malların katılan şirket tarafından tersanede yetkili kişiye teslim edilerek zilyetliğin sanığa devredildiği ve dava dışı ...'ın borcuna karşılık götürdüğü yağların katılan şirkete ait olduğu kabul edilmiş ise de; bahse konu sevk irsaliyesinde yağların...Gemi İnşa A.Ş. tarafından gönderilerek tanık B.B'nın soruşturma aşamasındaki beyanına göre katılan şirkette mühendis olarak çalıştığı anlaşılan E. A. adlı şahsa teslim edildiğinin anlaşılmış olması, katılan şirket tarafından 5 varil hidrolik yağın teslim edildiği bildirilmesine karşın dava dışı M. K tarafından 7 varil yağın borcuna karşılık alındığının anlaşılmış olması ve sanığın ısrarlı savunmalarında suça konu yağların kendi şirketine ait olduğunu beyan edip bir kısım fatura örneğini dosyaya sunmuş olduğundan, götürülen yağların katılan şirkete ait olup olmadığı ve sanığa teslim edilip edilmediğinin kesin olarak belirlemediğinin anlaşılmış olması karşısında, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın temyiz dilekçesinde bahsettiği güvenlik ve depo defterinin temin edilip, suça konu katılana ait yağların sanığa teslim edilip edilmediğinin araştırılması, 09.11.2009 tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan olarak gözüken E. A. ile...Gemi İnşa şirketi yetkilisinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile bulunmaları halinde tanık olarak ayrıntılı beyanlarının alınması, ayrıca yağları borcuna karşılık teslim alan M. K.'ın da tanık olarak ayrıntılı beyanının alınarak, almış olduğu yağların kime ait olduğu hususunun sorulması, sonucuna göre suç vasfının ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/328 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.