4. Hukuk Dairesi 2021/23951 E. , 2024/2120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/941 Esas - 2021/803 Karar HÜKÜM/KARAR : Red-Esastan red Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı v
**4. Hukuk Dairesi 2021/23951 E. , 2024/2120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/941 Esas - 2021/803 Karar HÜKÜM/KARAR : Red-Esastan red Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı üniversitenin Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olduğunu, fakülte tarafından gerçekleştirilen Leonardo da Vinci Yenilik Transferi projesinde davalının sorumlu koordinatör olduğunu, projenin 26.11.2014 tarihinde tamamlanarak Ajans'a teslim edildiğini,Ajans tarafından yapılan denetime göre bütçeden projeye aykırı aktarımlar ve harcamalar yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine davacı tarafındanAjans'a 27.142,16 Euro (87.948,74 TL) ödendiğini, projenin yürütücüsü olarak davalının davacının zarara uğramasına neden olduğunu, oluşan kurum zararı nedeniyle davalı aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1525 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; projeyle ilgili hibe sözleşmesinin idare ile üniversite arasında imzalandığını, paranın doğrudan üniversite hesabına aktarıldığını, hibe ve proje yararlanıcısının üniversite olduğunu, bu nedenle davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, üniversite tarafından yapılan ödemelerin hesaptan hesaba ve fatura karşılığı gerçekleştirildiğini, proje verimini artırmak amacıyla yapılan tüm harcamaların sadece davacıyı değil tüm proje ortaklarının harcamalarını kapsadığı ve bu harcamaların hukuka ve projeye uygun harcamalar olduğunu, Ajans tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmenin yetersiz olduğunu, projenin başarıyla tamamlandığını, oluşan bir kamu zararı bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının hakkında soruşturma açılarak ceza mahkemesinde görevi kötüye kullanma ve kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından yargılandığı, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/340 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararıyla, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat ettiği, beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, ceza yargılamasında kesinleşen hususların mahkemece esas alındığı, davaya konu yapılan kırtasiye malzemesi, eş finansman, fotokopi makinası kiralanması gibi konularda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, proje kapsamında satın alınan Renault Fluence marka arabaya ilişkin olarak projeden elektrikli araba için ayrılan bütçenin 13.000 Euro olduğu, buna rağmen davalının üniversitenin bilgisi dahilinde yaptığı uygulama ile 4.092 Euro'ya karşılık gelen 9.149,00 TL'yi kullanılmış olduğu, dolayısıyla proje bütçesinden yersiz bir harcama yapılmasının söz konusu olmadığı gibi sözleşme hükümleri çerçevesinde yapılan yazılı bildirim üzerine arabanın TAGEM firması adına satın alındığı, araç satış bedelinin 36.251,00 TL olduğu, bütçeden harcanan 9.149,00 TL'den kalan tutarı TAGEM firmasının ödemiş olduğu, davalının görevinin gereğine aykırı hareket etmediği gibi haksız kazanç da sağlamadığına kanaat getirildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek ceza dosyasında kesinleşen hususlar ile tüm dosya kapsamının değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, mahkemece alınan iki ayrı heyet bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, raporlardan davalının uhdesinde 9.149,00 TL bulunduğunun ve davalının fotokopi makinesi kiralama ve kâğıt alımlarının hibe sözleşmesine aykırı ve usulsüz olduğunun anlaşıldığını, ayrıca TAGEM mülkiyetinde satın alınan markalı aracın davalının uhdesinde olduğunun raporlarda ayrıntılarıyla açıklandığını, davalının tazminat ödeme borcunun olduğu hususunun sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ceza yargılaması sonucu davaya konu kurum zararı iddiasına dayalı olarak görevi kötüye kullanma ve kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiği, meydana gelen zarar ile davalının eylemi veya eylemsizliği arasında uygun illiyet bağlantısı bulunamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme sonucu düzenlendiğini, mahkemece alınan iki ayrı heyet bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, davalının tazminat ödeme borcunun olduğu hususunun sabit olduğunu, davalının araç alımında, fotokopi makinesi ve kağıt alımlarında usulsüzlük yaptığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kurum zararına dayalı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.