19. Ceza Dairesi 2018/7151 E. , 2019/1153 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın bildirdiği en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca tebliğe çıkartılmadan, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine …
**19. Ceza Dairesi 2018/7151 E. , 2019/1153 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın bildirdiği en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca tebliğe çıkartılmadan, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmesi aynı Kanun'un 10/1. maddesindeki düzenlemeye aykırılık oluşturup, tebligatın bu haliyle usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine verdiği 23.02.2017 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: .....1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesince verilen 01.11.2012 tarih, 2012/522 esas 2012/656 karar sayılı hüküm temyiz üzerine dairemizce incelenerek, 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında.....1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 14.06.2012 tarih ve 2011/687 Esas, 2012/478 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/6273 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyanın incelenerek birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2-Suç tarihinden sonra 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda TCK'nun 50/6. maddesi uyarınca kısmen veya tamamen hapse çevrileceğinin belirtilmesi nedeniyle bozulmuştur. Bozma üzerine yerel mahkemece bozmaya konu ilamlar incelenip yeniden değerlendirme yapılarak bozma ilamının (1) numaralı bendinde direnilmesine karar verilmiş ise de;