18. Ceza Dairesi 2016/673 E. , 2016/9357 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/10/2014 tarihli ve 2014/3365 soruşturma, 2014/2210 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/06/2015 tarihli ve 2014/4131 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, …
**18. Ceza Dairesi 2016/673 E. , 2016/9357 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/10/2014 tarihli ve 2014/3365 soruşturma, 2014/2210 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/06/2015 tarihli ve 2014/4131 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2016 gün ve 33051 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında. Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca benzer bir olay sebebiyle A. B. U. H. ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün yazısı gerekçe göstererek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, belirtilen bilgiler doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadan keza araştırma yapılmasına rağmen şüpheliye ulaşılamaması halinde daimi arama kararı alınarak dava zaman aşımı süresinin sonuna kadar evrakın takibinin gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: