12. Ceza Dairesi 2012/25314 E. , 2013/18522 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesi uyarınca adli tatile rastlayan süreler işlemeyip bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağından Cumhuriyet savcısı…
**12. Ceza Dairesi 2012/25314 E. , 2013/18522 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesi uyarınca adli tatile rastlayan süreler işlemeyip bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağından Cumhuriyet savcısının tefhim tarihinden başlayan bir aylık temyiz süresinin son günün adli tatil içerisinde olması ve yine Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesini adli tatil içerisinde dosyaya sunması nedeniyle 17/08/2010 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, incelenen dosyada; Olaydan yaklaşık yarım saat sonra düzenlenen raporda 155 promil alkollü olduğu belirtilen sanığın, olay günü, saat 01.00 sıralarında, gece vakti, yerleşim yeri sınırlarında, iki yönlü yol üzerinde, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sol tarafta bulunan park halindeki araca çarpması şeklinde meydana gelen olayda, sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.