1. Hukuk Dairesi 2010/36 E. , 2010/1205 K. "" MAHKEMESİ : AYVACIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı adına tapuda kayıtlı 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülke konu olmayacağını ileri sürerek taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptali ile kumsal olarak terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini …
**1. Hukuk Dairesi 2010/36 E. , 2010/1205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AYVACIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı adına tapuda kayıtlı 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülke konu olmayacağını ileri sürerek taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptali ile kumsal olarak terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve sicil kaydının kütükten terkini isteklerine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalılara ait dava konusu 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 26.7.1996 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın ise, 24.4.2007 tarihinde açıldığı kayden sabittir. Bilindiği üzere 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3. fıkrasına "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" cümlesi aynı Yasanın 3. maddesi ilede 3402 Sayılı Yasaya bu Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki geçici 10.madde eklenmiştir. Somut olayda kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır.3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.