11. Ceza Dairesi 2024/5396 E. , 2025/4729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/279830 Soruşturma, 2024/24335 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/290 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Ma
**11. Ceza Dairesi 2024/5396 E. , 2025/4729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/279830 Soruşturma, 2024/24335 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/290 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/621 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.05.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/18277 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99865 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99865 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporunun vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar suça konu faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, şüpheliden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının araştırılması, şüphelinin ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesine rağmen bu hususun da araştırılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/290 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...Her ne kadar şüpheli hakkında 213 SK MADDE 359/B maddesi uyarınca sahte fatura düzenleme suçundan cezalandırılması istemi ile hakkında iddianame tanzim edilmiş ise de; soruşturma evresinde yalnızca müşteki kurumun ihbar evrakları ile yetinilmiş olup, 5271 sk md 160 ve 170/4 maddeleri uyarınca araştırma yapılamamıştır. Düzenlediği tüm faturaların gerçek olduğunu dile getiren şüphelinin ifadeleri karşısında; 1-Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 2- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 3- Vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 4- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 5- Banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı, 6- Şüphelinin iddianame kapsamında gerçeğe aykırı olarak "etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediği" belirtilemesine karşın, alınan ifadelerin de böyle bir içerik olmadığı gibi 7394 sk md 4 ve matrah arttırımı ve yapılandırmaya dair 7440 sk kapsamında hiçbir araştırma yapılmadığı, usulünce belirlenmesi gereken bedellerin şüpheliye ihtar edilmediği, ödeme yerinin gösterilmediği ve etkin pişmanlık noktasında şüpheliye ihtarat yapılmadığı gibi ifadelerinin de alınmadığı, böylece soruşturma aşamasına matuf 1/2 indirim hakkının düzenlemeye aykırı bir şekilde şüphelinin elinden alındığı gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve 2023/279830 Soruşturma, 2024/24335 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün*** *** **** vergi kimlik numaralı mükellefi olan şüpheli hakkında, 2019 ve 2020 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 02.05.2023 tarihli ve 2023-(2013-4-136)/23 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın ve suça konu fatura suretlerinin bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelinin sahte fatura düzenleme eylemine ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, soruşturma aşamasında şüphelinin ifadesinin alındığı ve 12.12.2023 tarihli tutanak altında yer alan beyana göre 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini bildirdiği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/290 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelinin savunmasında dile getirdiği hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5. UYAP üzerinden yapılan incelemede; şüpheli hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin olarak 2019 ve 2020 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2024 tarihli ve 2023/267587 Soruşturma, 2024/42731 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2024/574 Esas sırasında derdest olduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılama olup olmadığı ve şüpheli hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının gözetilmesi bakımından, her iki dosyanın birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam olunması hususunun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/621 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.