2. Hukuk Dairesi 2013/6298 E. , 2013/26865 K. "" MAHKEMESİ :Kartal 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.07.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı G. K. vekili Av. Ş. Ü.A. T. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı S.D. ile vekili gelmediler. Keza da…
**2. Hukuk Dairesi 2013/6298 E. , 2013/26865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kartal 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.07.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı G. K. vekili Av. Ş. Ü.A. T. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı S.D. ile vekili gelmediler. Keza davalılardan M. K. da gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı Selma'nın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı G., dava dilekçesinde davalı M. ile 1998 yılında evlendiklerini, Kartal, Maltepe 2. Bölge ....Mahallesi 5561 ada 186 parsel üzerinde bulunan 2 katlı, 2 daireli binanın zemin katının aile konutları olduğunu, davalı M.’nin rızası ve bilgisi haricinde taşınmazın tamamını ilk evliliğinden olan kızı diğer davalı S.’ya hibe ettiğini, hibe işlemine rızasının bulunmaması nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile yeniden davalı koca adına tesciline ve aile konutu şerhi konulmasını talep etmiştir. Mahkemece zemin katın aile konutu olduğu tespit edilmiş ve bu kısım yönünden tapuya aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiş, tapu iptal ve tescil davası yönünden ise; davaya konu taşınmazın bağımsız imar parseli miktarını almadığı ve zemin katın pay olarak buradan ayrılması mümkün olmadığından kısaca teknik olarak tapu iptali mümkün olmadığından bahisle bu talep reddedilmiştir. Davaya konu taşınmazın zemin katının tarafların aile konutu olduğu, davalı kocanın, eşinin rızası ve bilgisi dışında taşınmazın tamamını diğer davalı kızı S.’ya hibe ettiği, S.’nın binanın zemin katının aile konutu olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve iyiniyetli kabul edilemeyeceği mahkemenin de kabulündedir. Fiilen aile konutu olarak kullanılan zemin katın bağımsız bölüm olarak tescili mümkün değil ise de; zemin kat ile taşınmazın geriye kalanının değerlerine göre oranlanması; zemin kat için paylı tapu kaydı oluşturulması ve bu payın tarafların aile konutu olarak ilişkilendirilmesi suretiyle; davacının Türk Medeni Kanununun 194. maddesindeki korumadan yararlandırılması mümkündür. Mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuyla, zemin katın taşınmazın geri kalanına göre oranı tespit edilmiş olup, zemin kata ilişkin 139/342 pay üzerinden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.