T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/905 - 2025/1109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/905 KARAR NO : 2025/1109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2018/739 Esas 2023/481 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/905 - 2025/1109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/905 KARAR NO : 2025/1109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.06.2023 NUMARASI : 2018/739 Esas 2023/481 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2018 tarihinde, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu vefatına neden olduğunu, vefat edenin davacı ...’ın oğlu, diğer davacıların kardeşi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tam kusurlu olduğunu, Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/140 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada davalı ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, ev hanımı olan annenin oğlunun desteğinden mahrum kaldığını, davacıların meydana gelen olay nedeniyle büyük bir elem ve üzüntü içinde bulunduklarını, müteveffanın Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknoloji Yüksek Okulu mezunu olup kendisine İhsan Doğramacı Üstün Başarı Ödülü verildiğini, aynı zamanda 3.kademe kıdemli tenis antrenörü olduğunu, verdiği özel dersler nedeniyle 6.000,00 TL aylık kazancı bulunduğunu, iyi derecede ingilizce bildiğini ve tercümanlık yaptığını, dava öncesi davalı şirkete yapılan başvuru üzerine davacı ...'a 56.510,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca davacı anne ... için 50.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 150.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten 06.02.2018 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, davacı ... için maddi tazminat talebini 291.496,52 TL’ye yükseltmiş; 26.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat talebini 1.234.188,69 TL’ye artırmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ...'a 02.07.2018 tarihinde 56.510,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının poliçe teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabı yapılırken müteveffanın belirli bir aylık geliri bulunmaması halinde asgari ücretin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve kazançların hesaplanacak tazminattan mahsubunun yasal zorunluluk olduğunu, davalı şirketten ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketi tarafından ödenen 56.510,00 TL'nin hesaplanacak tazminattan yasal faizi ile birlikte mahsubu gerektiğini, müteveffanın aylık gelirinin SGK kayıtlarında yer alan gelir olup hesaplamaya bu gelirin esas alınmasının zorunlu olduğunu, davacıların zenginleşmesine yol açacak miktarda manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini belirterek maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden ise makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %25, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı ...’ın destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek raporlar alındığı, 08.05.2023 havalı tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminat yönünden istemin kabulü ile, 1.234.188,69 TL'nin ... yönünden 06.08.2018 haksız eylem tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (sigorta bakiye poliçe limiti 303.490,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 03.03.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı ...'a verilmesine; manevi tazminat yönünden istemin kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 100.000,00 TL, davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 40.000,00 TL'nin 06.02.2018 haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından davacı ...’a yapılan ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmediğini, aktüerya hesabında desteğin esas alınan gelirinin fazla olduğunu, asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusur yönünden yapılan araştırmanın ve alınan raporun yeterli olmadığını, hesaplamada %1.8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılmadığını, desteğin alkollü olabileceğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarparak vefatına neden olduğunu belirterek müteveffanın annesi için destekten yoksun kalma tazminatı, annesi ve kardeşleri için manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay'ın kabul görmüş pay esasına göre desteğin bekar ve çocuksuz olarak vefat etmiş olması halinde desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya ayrı ayrı %16 pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için ayrı ayrı %14 pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya ayrı ayrı %12,5 pay verilmesinin uygun olacağı kabul edilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3898 E- 2021/5632 K. 2023/12918 E- 2024/80 K. sayılı Sayılı ilamlarında "...Somut olayda, destekten önce vefat eden babasının payı davacı anneye aktarılarak hesap yapılmıştır. Desteklik tazminatı hesabında vefat etmiş kişi destek alacak kişiler arasından çıkartılarak (somut olayda vefat eden baba gibi) hesaplama yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı hesaplama yöntemine göre belirlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. " şeklindeki son içtihatlarına göre mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın, 35 yaşında ve bekar olduğu, babasının kendisinden önce vefat ettiği gözetilerek gelirinden 2 pay kendine, 1 pay anneye pay ayrılması, müteveffanın evleneceği ve çocuk sahibi olacağı kabul edilerek pay oranlarının ilerleyen yıllarda müteveffaya 2 pay, eşe 2 pay , anneye 1 pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması ile müteveffaya 2 pay, eşe 2 pay, çocuğa 1 pay, anneye 1 pay ayrılması, ilerleyen yıllarda müteveffanın ikinci çocuk sahibi olacağı kabul edilerek müteveffaya 2 pay, eşe 2 pay, birinci çocuğa 1 pay, ikinci çocuğa 1 pay, anneye 1 pay ayrılması gerekirken müteveffadan önce vefat etmiş olan babaya ilişkin payın davacı anneye aktarılması şeklinde pay dağıtımı yapılması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun pay oranları esas alınarak öncelikle sigorta şirketi tarafından davadan önce ödeme yapıldığından ödeme tarihi verilerine göre yapılacak hesaplama ile ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi, karşılamadığının tespit edilmesi halinde ilk karara karşı yalnızca davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olmakla ilk karara esas alınan rapor tarihi verilerine göre davalı sigorta şirketi yararına oluşan kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre kesinleşen yönler de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.