(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15815 E. , 2007/522 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.7.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15815 E. , 2007/522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.7.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 409 parsel sayılı taşınmazı yararına davalıya ait 408 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiş, Mahkemece, imar uygulaması yapıldığında geçit ihtiyacı kalmayacağından gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, geçit hakkı kurulmasına ilişkindir. Davacının maliki olduğu 409 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan imar yolu açılmadığından mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Gerçekten, 29.4.1968 tarih ve 22/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda belirtildiği üzere açılmamış imar yollarının varlığı geçit ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Çünkü, imar planında yol olarak görülmekle beraber fiili uygulama olmadığı için, halen özel mülk olma niteliğini koruyan taşınmazın yol olarak kullanılması her an mülkiyet hakkı sahiplerinin tehdidi altındadır. Davacıya ait 409 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacı imar yolunun fiilen açıldığında ortadan kalkacağından, imar yolu açılmadığından mutlak geçit ihtiyacı içindedir. Bu nedenle, seçenek olarak sunulan uygun güzergahtan saptanan geçit bedeli depo ettirilerek geçit hakkı kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.