Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketi ortaklarından olup, şirket sermayesinin 4.626.675,73 TL'sine sahip hissedarı olduğunu ve bu miktarın %12,5 oranındaki sermayeye tekabül ettiğini, davalı şirketin 2016 yılına ait genel kurul toplantısının 23.06.2016 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin talebi üzerine TTK. 420. maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı bazı konuların bir ay sonraya bırakılmasına karar verildiğini, genel kurulda yönetim kurulu üy
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin özetle; müvekkilinin %49 hissedarı olduğu davalı şirketin diğer ortağının ise %51 hisse ile ....olduğunu, 24/04/2015 tarihinde yapılan davalı şirket olağan genel kurul kararının müvekkiline yapılan geçerli bir tebligatın bulunmamasına ve müvekkilinin toplantıya katılıp kararlara itiraz hakkının sağlanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu, müvekkilinin toplantıya katılması nedeniyle TTK'nun 420.maddesinde tanınan finans tabloları inceleme ve buna bağlı görüşmeleri 1 ay süre ile erteleme hakkını kullanmasının engellendiğini, toplantıda alınan sermaye artırımının yasal bir dayanağının bulunmadığını, TTK'nun 457.maddesinde belirtilen şekilde yönetim kurulunca bir beyan gerekçesi sunulmadığını, oysaki%160,5 hissedar sermaye artırımına gidildiğini, amacın müvekkilinin üzerine düşen hisse artırım bedelini ödemeyerek şirketteki hissesinin düşürülmesi diğer ortağın payına yükseltilmesi olduğunu, alınan kararın MK'nun 2/2.maddesindeki dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, şirketin sermaye artışına gerçek ihtiyacı olup olmadığı hususunda TTK'nun 459/3 ve 343.maddesinde belirtilen bilirkişi raporunun varlığından bahsedilmeden, tartışılmadan karar alındığını, değiştirilen esas sözleşme maddesinin davet ve toplantı tutanağında farklı düzenlendiğini, artırma bedelinin ödenmesi konusunda taahhütte bulunmayan davacının zarara uğradığını, sermaye artırım bedelinin şirket alacaklarından karşılandığı kararının alınabilmesi için müvekkilinin ya da yetkilisinin bu karar için olumlu yönde oy verilmesine bağlı olduğunu, bu surette müvekkilinin şirketten olan nakdi alacağından da mahrum kaldığını, bu konunun genel kurul toplantısında tartışılmadığını, alternatiflerin değerlendirilmediğini, şirket yönetim kurulunun genel kurul kararına aykırı karar aldığını beyanla 24/04/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısının gerçersizliği, tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali, ilan ve tescili, kararların yürütülmesinin tedbiren durdurularak davalı şirket üzerindeki hisseler üzerine davalıdır şerhi konulmasını talep etmiştir.