T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Ku…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, davalı S. S. ... kooperatifi üyesi olduklarını, davalı tarafından 28/09/2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı ve bu davada iptalini talep edilen kararların hukuka aykırı olarak alındığını, müvekkillerin adeta kabule zorlandığını, öncelikle 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu m. 53'te " Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye Başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." şeklinde düzenlenmiş olup, ilgili kanun maddesinde açıkça genel kurul kararına karşı dava açabilecek kişi ya da kişiler açıkça belirtildiğini, müvekkillerinin de bu davayı ikame etme yetkisi kanunen bulunduğunu, aynı kanun metninde hak düşürücü süre de düzenlenmiş olup, müvekkilleri tarafından dava hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiğini, iptal talebi esasının izah edilmesinden önce müvekkillerinin itirazlarının dayanağı olan olaylar silsilesinin vuku buluşunun şu şekilde ; 30/06/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında; kooperatife ait .... İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Ada ...Parsel ve ... Ada ... parselin kat karşılığı yahut hizmet alımı yapılarak inşaatının yapılmasına karar verildiğini, 24/06/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı 15. Maddesinde ise ... İli ... İlçesi .. Mah. ... Mevkii ... Ada... Parsel için önerilen yöntemlerden birinin seçilmesi ve işletilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi konusu görüşüldüğünü, bahsi geçen taşınmazın ticari olarak değerlendirilmesi kabul edildiğini, değerlendirme yönteminin ise kooperatif olanakları ile ticari binaların yaptırılması şeklinde olmasına karar verildiğini, aynı tutanağın 16. Maddesinde de ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... Ada ... parselde kain taşınmazın, kooperatif payının % 55 olması koşulu ile kat karşılığı yapılması için yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu toplantılar akabinde ise yönetim kurulu tarafından ... Noterliği 27/11/2023 tarih ... yevmiye numaralı "Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ", yüklenici ... Otomotiv İnşaat Nakliyat Mobilya Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile imzalandığını, ilgili sözleşme ile ruhsat alımından sonra azami inşaat tamamlanma süresinin 18 ay olması, kooperatif payının ise % 60,01 olmasına karar verildiğini, taraflar arasında Kasım 2023 yılında anlaşma sağlanmışsa da işbu dava dilekçesi tarihinde dahi hala taşınmaza bir kürek dahi vurulmadığını, 29/06/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında; toplantı tutanağı 17. Maddesinde ise henüz ... Ada ...parselde kain taşınmazın inşaatı dahi başlamamışken, ... Ada .. parsel'de kain taşınmaz için de aynı firma ile anlaşılmasına karar verildiğini, bu inşaai faaliyet neticesinde edim olarak ise yüklenici firmaya ... Ada ... parsel'de kain taşınmazdan kooperatife düşen 12 adet taşınmazın 6 tanesinin yüklenici firmaya verilmesi ve 2.500.000,00 TL'de peşinat ödenmesi oylamaya sunulduğunu, 87 oy ile oyçokluğu ile ilgili madde kabul edildiğini, ortada daha ... Ada ... parsel'de kain taşınmazın inşaatı dahi yokken, yönetim kurulu tarafından herhangi başka bir firmadan yazılı teklif alınıp genel kurulda oylamaya sunulmadan insiyatif alınarak ... Ada ... parsel'de kain taşınmazın da aynı firma tarafından yaptırılmasına karar verildiğini, üstelik yapım maliyeti kooperatifin aleyhine bir gelir kaybı oluşturmakta olup, yönetim kurulu açıkça kooperatif zararına işlem yapıldığını, bu olaylar üzerine ... Noterliği 16/08/2024 tarih ... yevmiye numaralı "Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmesi " yine yönetim kurulu ve ... Otomotiv İnş. Limited Şirketi arasında akdedildiğini, ilgili sözleşme koşulları ise şu şekilde olduğunu; ... Ada ... parselde kain taşınmazda 16 adet bağımsız bölüm- 4 Blok yapılması, B ve C Bloğun natamam, A ve D Bloğun tamamlanmış hali ile teslimi, ödeme olarak ise ... Ada ...Parsel'de yapılacak olan inşaatın kooperatife düşen 12 adet bağımsız bölümünden 6 adedinin (... Blok 1/2/3/4 ve... Blok 1/2 ) yükleniciye devri ve sözleşme imza tarihi akabinde 2.500.000,00 TL ödenmesi gerektiğini, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmeleri ile davalı kooperatifin iki taşınmazdan alacağı 167/1'den 12 ve 138/5'den 16 toplam 28 adet bağımsız bölüm ve bu bağımsız bölümlerin tamamının tamamlanmış halde olması söz konusu iken; gelinen durumda kooperatif hem şirkete daha inşaatlar dahi ortada yokken 2.500.000,00 TL ödemiş hem de tüm inşai faaliyetler sonucunda elinde sadece 12 adet tamam ve 4 adet natamam taşınmaz kalacağını, yönetim kurulu tarafından açıkça kooperatif aleyhine işlem yapıldığı bu hususlar ile sabit olduğunu, tüm bu olaylar üzerine 17/08/2024 tarihinde yönetim kurulu tarafından tüm üyeler 28/09/2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıldığını, davet mektubunda gündem bildirilmiş, gündemin 7. Maddesi ise " ... Ada ...Parselde kat karşılığı yaptırılması kararlaştırılan taşınmazlarla, ... Ada ... Parseldeki taşınmazlar hakkında daha önce alınan kararların tapu idaresi tarafından kabul edilecek bir ifadeyle revize edilip onaylanması ve Yönetim Kuruluna bu taşınmazlarla ilgili kat irtifakı kurulması için gerekenleri yapma yetkisi verilmesi" şeklinde olduğunu, ilgili toplantı tarihinden önce müvekkilleri ve diğer bir kısım üyeler tarafından noterlikten yapılan sözleşmelerin incelenmesi amacı ile taraflarına verilmesi talep edildiğini, bu talep ticari sır iddiası ile reddedildiğini ve müvekkillerin bilgiye ulaşımı engellendiğini, 28/09/2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul da ise her genel kurulda kabul edilen fotokopi şeklinde ya da fotoğraf çıktısı şeklinde olan vekaletnamelerin Bakanlık Temsilciliği Yönetmeliği'nin 14. Maddesi gereğince kabul edilmeyeceği söylenerek vekaleten kendisini temsil ettiren üyelerin hakları açıkça çiğnendiğini, bu bilgi toplantı öncesinde açıkça verilmediği ve önceki toplantılarda da böyle bir durumun söz konusu olmadığı için üyelerin bu hususta bir bilgisi de bulunmadığını, yönetim kurulu açıkça üyelerin oy haklarını ellerinden aldığını, toplantı başlaması akabinde yapılan sözleşmenin incelenmesi için toplantı sırasında gösterilmesi talep edildiğini, kooperatif vekili olarak hizmet veren Av. ... ise sözleşmenin hukuken ortaklarla paylaşılmayacağını, kanunen paylaşılamayacağını, bu paylaşımın kooperatif tüzel kişiliğine zarar vereceğini ve hatta bu konu ile dava açılması halinde en az beş yıl dava sürecinin olacağını 6. Madde de tutanağına geçirdiğini, ortaklar tarafından kendi hukuki menfaatlerini bizzat etkileyen sözleşmeler kendilerine gösterilmeksizin toplantı yapıldığını, halbuki toplantı tutanağında da görüleceği üzere ilgili noter sözleşmeleri üzerinden kararlar alındığını, üyeler içeriklerini bilmedikleri ve sadece yönetim kurulunun kendilerince izah ettikleri beyanlar üzerinden karar vermeye mecbur bırakıldığını, 28/09/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı 7. Maddesinde tapu müdürlüğünün kabul edileceği revizelerin noterde yapılan sözleşmeler üzerinde yapılacağı, üyelere sözleşmelerin içerik bilgisi verilmeden oylamaya sunulduğunu, toplantının bitmesini takip eden günde ise kooperatif grubundan şirket yetkilisinin muvafakatini içeren yazı ile sözleşmeler tüm üyelere paylaşıldığını, yönetim Kurulu açıkça üyelerin hakkını kötüye kullandığını, ticari sır olarak lanse edilerek üyelerin bilgi alma hakkı engellendiğini, toplantıya vekaleten katılacak ortakların da oy hakkı engellediğini, yönetim kurulu tarafından açıkça kooperatif aleyhine işlemler yapılmakta olup, yetkisiz işlemler olağanüstü genel kurul toplantısı ile yetkili hale getirilmeye çalışılmakta, üyelerin oy hakkı zedelenmekte, üyeler bilmediği işlemleri oylamak zorunda bırakıldığını, Yönetim Kurulu tarafından yapılan işlemler hususunda şeffaf olunmaması nedeni ile ivedilikle TTK m. 449 uyarınca kararın yürütülmesinin geri bırakılması için tedbir kararı verilmesini, öncelikle TTK m. 449 uyarınca olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmasının geriye bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesine, Olağanüstü genel kurul kararının iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 02/10/2025 tarihli ara kararında; 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacı tarafından, 28/09/2024 tarihli genel kurulunda kararlaştırılan tüm kararların iptali talebine karşılık beyan içerikleri dikkate alınarak davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte ve 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde delillerin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilince ileri sürülen iddiaların yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 394/4 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; . Verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, bu dava ile 28/09/2024 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptalinin talep edildiğini, dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmış olup, alınan bilirkişi raporuna rağmen tedbir kararının verilmemesinin ise kanuna açıkça aykırı olduğunu, Olağanüstü Genel Kurul'un tek amacı, yönetim kurulu tarafından yapılan sözleşmelere onay alınması ve revize edilmesi olup, ilgili sözleşmelerin incelenmesine izin verilmeksizin oylama yapılmasının ana sözleşme m38'de aranan iyi niyet kuralları ile açıkça bağdaşmadığını, bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, Genel Kurul öncesi sözleşmeler talep edilmeye başlanılmış olup, ticari sır olarak korunmaya çalışan sözleşmelerin toplantı öncesi muvafakat alınarak paylaşılabilmesi mümkünken bunun yapılmamasının da iyi niyetle bağdaşmadığını, müvekkili Neslihan Yılancıoğlu yönünden tebliğ edilmek istenen yazı cevabına ilişkin ise; müvekkilinin taleplerine cevap verilmeksizin kendisine üst yazı teslim edilmek istendiğini ve kendisi bu nedenle resmi olarak tebligat yapılmasını istemiş olup, yönetim kurulu müvekkilinin adresini postaya hatalı bildirdiği, bu nedenle yazı cevabı müvekkiline 14/10/2024 tarihinde teslim edildiğini, bilirkişi tarafından raporun son kısmında sadece iyi niyet kurallarına uygun olmaması hususunu bir cümle ile özetlemiş olup bu hususun yeterli olmadığını, toplantının temelini oluşturan sözleşmelerin revizesi için yapılan bir olağanüstü genel kurul toplantısında üyelerin içeriği bilmeksizin oylama yapması anasözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenle dahi iptali gerektiğini, 28/06/2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında; bu dava ile iptali talep edilen olağanüstü genel kurul kararları gündeme alındığı ve iptali talep edilen kararlar yönünden yeniden oylama yapıldığını, bu husus dahi iptalini talep etmiş oldukları toplantıda usulsüzlük yapıldığı yönetim kurulunun da zımnen kabul ettiğini göstermekte olup, yargılaması devam eden bir hususta mahkeme yok sayılarak karar alınmasının da iyi niyetle açıkça çeliştiğini, bu hususun da incelemeler yapılırken göz önüne alınmasını talep ettiklerini, müvekkilleri ve diğer üyeler; kooperatifi ticari yönden etkileyen faaliyetlerin detaylarından dava olmadığı sürece haberdar olamadıklarını, taraflar arasında Mahkemede yer alan ...E. Sayılı dosya ile de bu durum sabit olup, kooperatif yöneticileri görevin getirdiği şeffaflık ile davranmadığını ve aldıkları yetkinin ya da talep ettikleri yetkinin dayanağını ve hukuki mesnetini detaylı olarak açıklamadıklarını, bu davada ise her ne kadar yerel mahkeme geri dönüşü imkansız zararların doğmayacağı kanaatinde ise de işin gerçeği tam aksi olduğunu, bitirileceği iddia edilen inşaatların bitirilmediğini, buna rağmen devirler için yetki istenmeye başladığını, bir çok üyenin bilgisinin olmadığı sözleşmelerle işlemlerin ilerletilmesi ve devir yapılmaya çalışılması tam da geri dönüşü imkansız zarar olarak ortaya çıkacak olup, devir yapılan müteahhit firma iyi niyetli 3. Kişi olarak korunacak, kooperatif yöneticileri ise genel kurulda alınan kabul oylarına dayanarak sorumluluktan kurtulmaya çalışacağını, yönetim kurulu tarafından açıkça kooperatif aleyhine işlemler yapılmakta olup, yetkisiz işlemler olağanüstü genel kurul toplantısı ile yetkili hale getirilmeye çalışılmakta, üyelerin oy hakkı zedelenmekte, üyeler bilmediği işlemleri oylamak zorunda bırakıldığını, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında verilmiş olan 02/10/2025 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Kooperatifler Kanunun 7339 sayılı kanunla değişiklik öncesi 24. Maddesinde bilanço ile gelir gider cetvelinin birer suretinin isteyen ortaklara verilmesi zorunlu tutulurken , 7339 sayılı kanunla 24. Maddede yapılan değişiklik ile bu zorunluluğun kaldırılıp,; ancak sınırlı olarak sayılan , YK yıllık çalışma raporunun ,bilanço gelir gider farkı hesaplarının ( yıllık gelir tablosunun),denetçilerin KK. 67 VE 69. Madde hükmüne uygun olarak düzenleyecekleri raporun, genel kuruş yıllık olağan toplantısından en az 15 gün öncesinden ve bir yıl süreyle kooperatif merkezinde ve varsa şubeleri yanında, elektronik KKOPBİS'TE de ortakların incelemesine hazır tutulması, hükmüne yer verildiğini, haliyle de yukarıda sayılan 5 maddenin fiziki olarak ortaklara verilmesi zorunluğu bulunmamakla birlikte; kooperatif yönetiminin bu belgeleri elektronik ortamda ortaklarla paylaşmakla yükümlü olduğunun belirtildiğini, Kooperatifler Kanunun 25. Maddesinde , kooperatife ait ticari defterler ve haberleşme ile ilgili hususların incelenmesi genel kurulun açık iznine veya yönetim kurulunun yetkisine tabi tutulduğunu, Kooperatifler Kanunu, ortakların ve kooperatif tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini koruyan bir kanun olup, Türk Ticaret Kanunu, Bilgi Edinme Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunundan daha özel bir kanun olduğunu, zorunlu belgelerin içerisinde 3. kişilerle yapılan inşaat sözleşmelerinin olmadığını, ancak bu belgelerin, ortakların incelemesi için kooperatif merkezinde hazır tutulmakta ve isteyen ortağa inceleme hakkı tanındığını, huzurdaki davada inceleme hakkının tanınmadığı yönünde bir iddia olmadığını, ortakların inceleme hakkının ötesinde kooperatifin sözleşmesinden suret istediklerini, davacıların suret talebine ilişkin talepleri Kooperatifler Kanunun 24 ve 25. Maddelerine göre yönetim kurulunun kararı veya genel kurulun açık yetkisi ile ancak verilebildiğini, davacılar, inceleme hakkı ile yetinmeyerek genel kurula günler kala fotokopi talebinde bulunduklarını, 3. Kişilerle imzalanan söz konusu anlaşmaların tamamının suretini talep ettiklerini, bu taleplerini de resmi yazışma ile teslim almak istediklerini, oysa ki sözleşmeleri yerinde incelediklerini ve ayrıca genel kurul öncesi, sözleşmenin diğer tarafı olan 3. kişinin yazılı ve açık rızası henüz alınamadığından, 3. kişinin ticari bilgileri kapatılarak sözleşmeninin tüm içeriği, ortakların kayıtlı bulunduğu whatsapp grubunda paylaşıldığını, bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacılar, sözleşme içeriğinden ve gündemde bulunan kat irtifakı yetkisine ihtiyacın sebeplerinden bu belgeler ile birlikte objektif ölçüde aydınlatılmışken, hangi konuda bilgi sahibi olamadıklarını somutlaştırılmadığını ve varsa nasıl bir zarara uğradıklarını da delilleri ile ortaya koyamadıklarını, sonradan ikame edilen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava, huzurdaki davanın konusu olmamakla birlikte, tüm ayrıntıları ile haberdar oldukları bu sözleşme içeriklerini okumaları halinde, yüklenici ve iş sahibi arasındaki hak ve yükümlülüklerin neler olacağını, tüm hukuki sonuçları ile anlayabilceklerini düşündüklerini, sözleşmeyi okumalarını önerdiklerini, bu nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf itirazlarının reddini talep etmişlerdir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı kooperatifin 28/09/2024 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ve kararların uygulanmasının TTK 449. Madde uyarınca geri bırakılması için tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davacılar iptalini talep ettikleri kararın uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 389/(1). maddesine, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, eldeki dava kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, davacı yanca genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de, açılan davanın mahiyeti ve dosya kapsamı gözetildiğinde ve talebin yargılamayı gerektirdiği gözönüne alındığında ilk derece mahkemesince yazılı şekilde ara karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyasında verilen 02/10/2025 tarihli ara kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/12/2025 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.