4. Hukuk Dairesi 2013/16978 E. , 2014/11656 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...vd aleyhine 08/02/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve hüküm altına alınan miktar itibar…
**4. Hukuk Dairesi 2013/16978 E. , 2014/11656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...vd aleyhine 08/02/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve hüküm altına alınan miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/09/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava basın yoluyla kişilik hakkına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, Dairemiz çoğunluğu tarafından onanmıştır. Uyuşmazlık, Sabah Gazetesi'nin 09.01.2013 tarihli nüshasında davalının, “ O Kelebek Sen Nesin ? ” başlıklı köşe yazısında geçen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu yazıda davalının; “ … Bu gençler neden ölüyor diyen ... Bey’e derim ki; “Sizin yüzünüzden ! Sizin zihniyetinizin ırkçılığı ve faşizm uygulamaları yüzünden! Eğer siz yapmasaydınız bu kadar ırkçılık ve şovenistlik, bu kavga olmazdı.Bu savaş olmazdı! Eğer siz Türk Milliyetçiliği üzerinden siyaset yapıp, oy toplamaya çalışmasaydınız ve siz meselelere insan hakları temelinden baksaydınız, bu çocuklar ölmezdi Sayın Başkanım !” şeklindeki beyanları dava konusu yapılmıştır. Bilindiği üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 25. maddesi düşünce ve kanaat hürriyetini, 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini, 28. maddesi basın hürriyetini düzenlemiştir. Keza 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3.maddelerinde de benzer hükümler yer almıştır. Diğer yandan; Özgür medyayı "halkın gözcüsü", "halkın bekçisi" olarak kabul eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da, ifade hürriyeti açısından basın hürriyetine sağlanan güvencelere özel bir önem verilmiş, medyanın kamu yararı ile ilgili bilgileri bildirme ve yaymanın yanında halkın da bu bilgi ve düşünceleri alma hakkının bulunduğu vurgulanmıştır. Anayasamızın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağına amirdir.