10. Hukuk Dairesi 2012/10940 E. , 2013/19516 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delill…
**10. Hukuk Dairesi 2012/10940 E. , 2013/19516 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden, reddi gerekir. 2-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın, yürürlüğü sonrasında gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanması, davaya konu iş kazasının ise 17.10.2009 tarihinde meydana gelmiş olması karşısında, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 21. maddesidir. Anılan maddede yer alan, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Somut olayda, hak sahiplerine ayrı ölüm dosyasından da aylık bağlandığı anlaşılmakta olup, söz konusu aylığın yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı niteliğinde olması halinde hak sahiplerinin ölüm sigortalının pasif yaşam dönemine ilişkin destek kaybından söz edilemeyeceğinin gerçek zarar tavan hesabında dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, mahkemece, gerçek zarar tavan hesabı yapılması gerektiği gözetilerek hüküm tesis edilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.