Başvuru, tapulu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tapulu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova beldesinde bulunan 4254 parsel sayılı taşınmaz, başvurucunun da üye olduğu kooperatif tarafından satın alınmış ve üyeler arasında yapılan ifrazda başvurucuya 5978 numaralı parsel düşmüştür. Altınova Belediyesinin (Belediye) 16/11/1973 tarihli encümen kararı ile başvurucuya ait taşınmaz üzerine inşaat izni verilmiştir. Başvuru konusu taşınmaz 7/4/1977 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan kıyı kenar çizgisi içinde kalmıştır. Kıyı kenar çizgisi tespitine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan dava reddedilmiş ve kıyı kenar çizgisi 30/11/1983 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu tarafından taşınmazların rayiç bedellerinin ödenmesi talebiyle Ayvalık Mal Müdürlüğüne yapılan başvuru ise kıyıda kalan taşınmazların kamulaştırılacağına dair hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu vekilinin inşaat izni verilmesi talebine karşılık Belediyenin 11/12/2012 tarihli yazı cevabında; 1/000 nâzım imar planı ile 1/000 uygulama imar planının kıyı kenar çizgisine istinaden 28/10/1982 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiği, buna göre taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı açıklanarak inşaat yapılamayacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine başvurucu tarafından hukuki el atma nedeniyle tazminat davası açılmıştır. Balıkesir İdare Mahkemesi 29/12/2017 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisi sebebiyle hukuken taşınmazına el atılıp mülkiyet hakkı kullanımı tamamen engellenen ve fiilen de yasa gereği kamunun ortak kullanımına sunulan başvurucuya ait taşınmazın kamulaştırılmasını sağlayacak yasal bir düzenleme bulunmamakta ise de mülkiyet hakkının korunmasını teminen taşınmazın rayiç bedelinin davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Taraflar, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) taşınmazın tapu kaydının iptal edilmediği, taşınmaz üzerindeki kısıtlılık hâlinin Anayasa ile 3621 sayılı Kanun'dan kaynaklandığı ve hukuki el atma koşullarının oluşmadığı tespitiyle 28/9/2018 tarihinde başvurucunun istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Nihai karar, başvurucuya 22/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/11/2018 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Abdullah Tantaş ve diğerleri, B. No: 2018/2739,15/12/2021, §§ 19-