Başvuru, karar düzeltme talebinin temyiz yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle incelenmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar düzeltme talebinin temyiz yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle incelenmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ve kayınbiraderi F.K. bir taşınmazı iki ortak olarak satın almaya karar vermiştir. Fakat başvurucu ve F.K. tarafından bankadan kredi çekilmesi mümkün olmadığı için başvurucunun kayınvalidesi G.K. tarafından kredi çekilmek suretiyle taşınmazı G.K. adına almışlardır. Bankadan G.K. adına çekilerek alınan kredinin ödemeleri başvurucu ve F.K. tarafından yapılmıştır. Başvurucu ve eşinin aralarında meydana gelen anlaşmazlık sebebiyle boşanmaları üzerine F.K. ile G.K. taşınmazı satacaklarını ve başvurucunun hakkını ödemeyeceklerini beyan etmişlerdir. Başvurucu, Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) F.K. ve G.K. aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde, tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmediği taktirde tazminat talebinin olduğunu da belirtmiştir. Mahkeme 8/4/2014 tarihli kararında tapu iptal ve tescil talebinin reddine, tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermiştir. Tarafların temyiz talebi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) hükmü bozmuştur. Mahkeme 1/3/2016 tarihli kararıyla bozma ilamına uymuş, tapu iptal ve tescil talebinin reddine ve tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermiştir. Karar gerekçesinde; tazminat talebinin F.K. yönünden reddine, G.K. aleyhine 686 TL'nin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedildiği belirtilmiştir. Başvurucu, mahkeme kararını 27/4/2016 tarihinde UYAP üzerinden temyiz etmiş ve aynı tarihte temyiz harcını yatırmıştır. Daire 22/12/2016 tarihinde mahkeme kararını onamıştır. Kararda, temyiz incelemesinin davalının temyiz talebi dikkate alınmak suretiyle yapıldığı belirtilmiştir. Başvurucu temyiz kararına karşı karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur. Dilekçede, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmiş; temyiz kararının formal onama olduğu ve temyiz dilekçesindeki itirazların karşılanmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi Dairenin 5/4/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, başvurucunun hükme karşı temyiz yoluna başvurmamış olması sebebiyle karar düzeltme isteminde bulunulmasında hukuki yarar olmadığı belirtilmiştir. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin karar başvurucuya 5/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 3/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici maddesi şöyledir:"(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Temyiz süresi onbeş gündür....Temyiz süreleri, ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. 1086 sayılı mülga Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir:..."