Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2780 E. , 2024/5112 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2780 Karar No : 2024/5112 Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Matbacılık Basın Yayın ve Ticaret Limited Şirketi Vekili : Av. … 2- (Davalı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulm
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2780 E. , 2024/5112 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2780 Karar No : 2024/5112 Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Matbacılık Basın Yayın ve Ticaret Limited Şirketi Vekili : Av. … 2- (Davalı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: Dava, Mersin İli Mezitli, Davultepe, Karacailyas ve Tece Belediyeleri sınırları içinde konulan şirkete ait açık hava reklam ürünlerinin hukuka aykırı olarak kesildiğinden bahisle 552.416,25-TL maddi ile 50.000,00-TL manevi zarar olmak üzere toplam 602.416,25-TL zararın 14.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dairemizin 30.04.2019 gün ve E:2013/1020, K:2019/3889 sayılı kısmen bozma kararına uyularak davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem nedeniyle davacının 63 adet otobüs durağına reklam ve ilan asılamaması neticesinde uğranıldığı ileri sürülen zararlarının tazmini istemi yönünden uyuşmazlık yeniden incelenmiş, yapılan yargılama sonucunda; davacının maddi tazminat isteminin 86.590,35-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ise reddine, kabul edilen 86.590,35-TL maddi tazminatın, davacının idareye başvurduğu 18.01.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine; manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin ağır hizmet kusuru sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesinin gerekmekte olduğu, dava konusu olayda ise, davalı idarece uyuşmazlığa konu otobüs duraklarının kendisi tarafından işletilme amacına yönelik hareket edilerek işlem tesis edildği, davacıya kin ve husumet güdülerek veya zarar vermek saikiyle tesis edilmediği sonucuna varıldığından davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Anılan karar taraflarca temyiz edilmiştir. Temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin değerlendirme içeren kısmının incelenmesi: İdare Mahkemesi kararında, gerçek kişilerin manevi zararlarına yönelik açıklamalarda bulunulduğu görülmekte olup, davacı yönünden tüzel kişilerin kişilik hakları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Hak ehliyeti" başlıklı 48. maddesinde; "Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler." hükmü yer almakta olup, tüzel kişilerin de gerçek kişilere özgü niteliklere bağlı olanlar dışında kişilik hakları bulunmaktadır. Bu kapsamda, tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değerler ile diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerler oluşturduğundan, tüzel kişiliğin saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların, manevi zarara yol açtığı kabul edilmektedir. Olayda, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinden sonra açılan davada yapılan incelemede; davacı şirketin itibarının zedelendiği ve faaliyetlerini gerçekleştirmek bakımından zor duruma düştüğünden söz edilemeyeceğinden, manevi zararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu kararın belirtilen kısmının bu gerekçeyle onanması gerekmiştir. Temyize konu kararın diğer kısımlarının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin reddiyle İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın manevi tazminata ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, diğer kısımlarının ise onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan .... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.