7. Ceza Dairesi 2022/11268 E. , 2023/11723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2022/243 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarih
**7. Ceza Dairesi 2022/11268 E. , 2023/11723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2022/243 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, hükmedilen cezanın miktar ve niteliğine göre sanık Mahmut Aslan müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/21 Esas, 2013/490 Karar sayılı kararı ile; sanıklar Kadriye Güney ve ... hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından açılan davada, sanıkların kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'in kaçakçılık suçunu işlediği sabit olduğundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ile doğrudan hükmedilen 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık ... müdafii ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2015/27529 Esas, 2020/10955 Karar sayılı ilâmıyla; "...I) Katılan ... İdaresi vekilinin sanıklar ... (Güney) ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına tescilli 24/11/2012 tarih ve 12270100EX0061655 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın yüklü olduğu aracın 12TR27010001051423 sayılı Transit Refakat belgesi ile sevki sonucu Gaziantep Gümrük Muhazafa Müdürlüğünce yapılan aramada, araç üzerindeki branda güvenlik halatının dorsenin ön orta kısmına gelen yerinden kesilmiş olduğunun ve sonradan kesilen yerin koli bandı ile yapıştırıldığının tespit edildiği, yine araçta bulunması gereken eşyalardan 1 kapta 240 adet pamuklu çubuk, 1 kapta 12 adet kavanoz, 1 kapta 12 adet sürahi, 1 kapta 120 adet plastik bardak, 4 kapta 84 adet kahve fincanı, 10 kapta 196 adet tencere-tava, 1 kapta 12 adet çaydanlık, 12 kapta 215 adet temizlik banyo seti, 1 kapta 12 adet duvar saati, 1 kapta 24 adet un eleği, 1 kapta 48 adet krema pompası, 1 kapta 6 adet semaver, 2 kapta 397 adet kavanoz kapağı, 2 kapta 1792 adet cam şekerlik ve 1 kapta 80 adet tepsi seti cinsi eşyanın hiç bulunmadığının, 5169 adet çay fincan takımı ile 350 adet çay bardağı ve 1200 adet vazo cinsi eşyanın ise eksik olduğunun tespit edildiği, 30/11/2012 tarihli Mardin Ticaret ve Sanayi Odasının kayıtlarına göre sanık ...(Güney)'ın Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. nin ortağı ve müdürü olduğu, davaya konu Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti adına tescilli 24/11/2012 tarih ve 12270100EX0061655 sayılı beyannamede sanık ...(Güney)’ın imzasının bulunduğu, 09/09/2013 tarihli heyet raporunda araçta bulunmayan ve eksik çıkan eşyaların suça konu beyanname kapsamı eşyanın %10 oranını aşan bir şekilde 46.025,05 USD bedel tutarında bir farklılığa müstenit olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanıkların cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibarla mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, II)Sanık ... müdafiinin 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi ile katılan ... İdaresi vekilinin anılan sanığa yönelik temyizine göre yapılan incelemede ise; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/243 Karar sayılı ile kararı sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin ondördüncü fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesi talebine hasren olup, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, dosyanın zamanaşımına uğradığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık ... Kılınç'ın yalan beyanda bulunduğuna, Gümrük Müdürlüğü ile sanık arasında husumet bulunduğuna ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, dosyanın zamanaşımına uğradığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık ... Kılınç'ın yalan beyanda bulunduğuna, Gümrük Müdürlüğü ile sanık arasında husumet bulunduğuna ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına tescilli 24/11/2012 tarih ve 12270100EX0061655 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın yüklü olduğu aracın 12TR27010001051423 sayılı Transit Refakat belgesi ile sevki sonucu Gaziantep Gümrük Muhazafa Müdürlüğünce yapılan aramada, araç üzerindeki branda güvenlik halatının dorsenin ön orta kısmına gelen yerinden kesilmiş olduğunun ve sonradan kesilen yerin koli bandı ile yapıştırıldığının tespit edildiği, yine araçta bulunması gereken eşyalardan 1 kapta 240 adet pamuklu çubuk, 1 kapta 12 adet kavanoz, 1 kapta 12 adet sürahi, 1 kapta 120 adet plastik bardak, 4 kapta 84 adet kahve fincanı, 10 kapta 196 adet tencere-tava, 1 kapta 12 adet çaydanlık, 12 kapta 215 adet temizlik banyo seti, 1 kapta 12 adet duvar saati, 1 kapta 24 adet un eleği, 1 kapta 48 adet krema pompası, 1 kapta 6 adet semaver, 2 kapta 397 adet kavanoz kapağı, 2 kapta 1792 adet cam şekerlik ve 1 kapta 80 adet tepsi seti cinsi eşyanın hiç bulunmadığının, 5169 adet çay fincan takımı ile 350 adet çay bardağı ve 1200 adet vazo cinsi eşyanın ise eksik olduğunun tespit edildiği , sanık ...(Güney)'ın Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. nin ortağı ve müdürü olduğu, davaya konu Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti adına tescilli 24/11/2012 tarih ve 12270100EX0061655 sayılı beyannamede sanık ...(Güney)’ın imzasının bulunduğu, sanık ...'in Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ithalat ve ihracat işlemlerini takip eden yetkili kişisi olduğu, olay ile ilgili sanıklar hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, Kartmin Taş. İç ve Dış Ltd Şti isimli firmanın ortağı ve yetkilisi olduğunu, 24/11/2012 tarih ve 12270100EX061596 ve 12270100EX061655 sayılı ihracat beyannamelerini kendisinin imzaladığını, ihracat beyannameleri muhteviyatı eşyaların .... / ...plakalı araca yüklenmesi esnasında Ankara ilinde bulunduğunu, firması adına ithalat ve ihracat işlemleri ile ilgilenmesi için amcası olan sanık ...'e vekalet verdiğini, konu ile ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmalarında, Kartmin Taşımacılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin sahibinin yeğeni olan diğer sanık ... olduğunu, şirketin işlerini kendisinin vekaletname ile yürüttüğünü, olayın yükleme hatasından kaynaklandığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. 5.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanıklara bozma sonrası gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeleri durumunda verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin manhasıran nakil araçlarının müsaderesine yönelik olduğu anlaşılmakla sanık ... hakkında belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümler inceleme dışı bırakılarak yapılan temyiz incelemesinde; A. Nakil Araçlarının İadesi Kararı Yönünden Suçta kullanılan nakil araçlarının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; 1.Sanıklar ..., ... hakkında kurulan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararında; hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; hukuki süreç başlığı altında (2) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilâmı, sanıklar savunması ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, sanıklar yönünden ihracat gerçekleşmediği halde ihraç edilmiş gibi gösterilen eşya üzerinden haksız çıkar sağlamak suretiyle kaçakçılık suçunun sübut bulduğu belirlenmekle sanıklar ... müdafii ile ... müdafiinin sübuta yönelik temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak; 2.5607 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (a) bendinde gümrük vergilerinin, (b) bendinde ise gümrüklenmiş değerin tanımı yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre "gümrük vergileri", Gümrük İdaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer malî yükümlülükleri; "gümrüklenmiş değer" ise uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade eder. Keza, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (4458 sayılı Kanun) 8 inci maddesinde yer alan düzenlemeye göre ise gümrük vergileri, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümü olarak tanımlanmıştır. Bunun yanında 5607 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi dikkate alınarak hazırlanan 5607 sayılı Kanun'a Göre İkramiye Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde FOB kıymeti, eşya için fiilen ödenen veya ödenecek ya da ödenebilecek bedel olarak ifade edilmiştir. 4458 sayılı Kanun ve buna bağlı Gümrük Yönetmeliği’nde gümrük vergisi dışında ithalat vergileri tanımına giren eş etkili vergiler ile mali yüklerin neler olduğu ismen ve tek tek sayılmamakta olup, 27.08.2011 tarihinde 28038 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 1 Nolu Ekinde uzlaşmaya konu olabilecek gümrük vergileri arasında Katma Değer Vergisi ile Özel Tüketim Vergisinin de yer aldığı anlaşılmıştır. Tüm bu kanuni düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde, suça konu kaçak eşyanın FOB değeri esas alınarak gümrük vergi miktarının belirlenmesi gerektiği, gümrük kaçakçılığı suçlarında kamu zararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin uygulamaya yerleşmiş kararlarına göre gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluştuğu, bu doğrultuda soruşturma aşamasında dosyaya getirtilen KEMTV'da gümrük vergi miktarı belirtilmemiş ise de gümrük vergilerine eş etkili vergiler olan KDV ve ÖTV gibi vergiler ile diğer mali yükümlülüklerinde doğacağı, bu nedenle anılan vergi miktarları yeniden belirlenerek, uzman bilirkişinin bildirdiği FOB değer de dikkate alınmak suretiyle, kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiği cihetle;15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklar ... ve ...'e soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranı 1/3 olarak bildirilmesi ve hatalı düzenlenen KEMTV'na itibar edilmesi suretiyle sanıkların yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Nakil Araçlarının İadesi Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla ONANMASINA, A.Sanıklar ..., ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanıkların müdafii ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanıkların müdafiinin de temyiz talebi olduğu halde nakil araçlarının iadesine ilişkin temyiz incelemesinin sadece katılan ... İdaresinin temyizine hasredilmesi ile hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2019 tarih ve 2016/10-543 E, 2019/668 K nolu ilamında da belirtildiği üzere, suçta kullanılan ancak müsadere edilmeksizin aracın iadesine dair hükmün, cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, işlenen suça bağlı ve suçtan ayrılmayan, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sonucu doğrultusunda değerlendirilmesi gereken bir hüküm olduğu, bu nedenle de mahkumiyet hükmünün sanık/sanıklar tarafından temyiz edildiği durumlarda da temyiz incelemesine konu edilebileceği, kaldı ki 7. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarih ve 2021/1265 E, 2022/12357 K ile 21.09.2022 tarih ve 2021/894 E, 2022/12287 K sayılı ilamları ve bir çok ilamında da sadece sanık temyiz ettiği halde sanığın temyizine göre araç müsaderesiyle ilgili karar verildiği de gözetildiğinde, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyizi kapsamında aracın iadesine ilişkin hükmün sanıkların müdafiinin temyizine göre de incelenmesi yerine, sadece katılan ... İdaresi vekilinin temyizine hasren nakil aracının iadesine ilişkin hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 2)Yerel Mahkemenin 26.05.2022 tarih ve 2022/243 K sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan araçların iadesine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan araçların iadesine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir. Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkemece bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan araçların iadesine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.27.12.2023