4. Hukuk Dairesi 2021/5407 E. , 2021/7674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 21/10/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili t
**4. Hukuk Dairesi 2021/5407 E. , 2021/7674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 21/10/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 01.11.2015 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminat alacağının davalının temerrüde düştüğü 05.11.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 162.486,30 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 162.486,30 TL tazminatın 06.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Hakem heyetince, olayın özelliği doğrultusunda kaza tespit tutanağının bulunmadığı, ifadelerde olayın arkadan çarpma olduğunun beyan edildiği ve sürücünün olay yerinden kaçtığı anlaşıldığından takdiren plakasız sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, davalı vekilince kusur raporu alınması konusunda yapılan itirazlar üzerine ise, davanın işletenin sorumluluğunu düzenleyen, "tehlike ilkesine" dayanan bir kusursuz sorumluluk hali olup somut olayda zarar görenin müterafik kusuruna sebep olabilecek bir veri dosya içeriğinde bulunmadığından davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı yaya, eve doğru giderken arkasından gelen bir motorsikletin kendisine çarptığını, motosikletin rengini ve plakasını hatırlamadığını, yere düşüp bayıldığını iddia etmiştir. Dava konusu olayla ilgili Diyarbakır Başsavcılığı 2016-22339 nolu soruşturma dosyasının incelenmesinden; suç yerinde ve sonrasında da şüphelilerin yakalanamadığı, yapılan tüm işlemlerin sonuçsuz kaldığı, yapılan tüm soruşturma işlemlerine rağmen şüpheli ve şüphelilerin temin edilemediğinden evrakın daimi aramaya alındığı anlaşılmaktadır. Hakem heyetince davanın kabulüne karar verilmişse de kusur konusunda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda hakem heyetince yapılması gereken, davacının kazanın gerçekleştiğini iddia ettiği olay yerinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde davacının yer göstermesi suretiyle keşif yapılarak nerede yürüdüğü, çarpma noktası, hasarın meydana geliş şekli, kazanın davacının iddia ettiği şekilde meydana gelip gelmediği ve olayın oluş şekli belirlendikten sonra trafik kazasının varlığının ispatı halinde kusur durumunun tespiti için bilirkişiden gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor aldırılması ve sonucuna göre dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27/ 10 /2021 gününde oybirliğiyle karar verildi