T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1250 - 2025/1480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1250 KARAR NO : 2025/1480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2023/845 Esas 2024/410 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1250 - 2025/1480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1250 KARAR NO : 2025/1480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2023/845 Esas 2024/410 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'e ait ... plakalı araç, davacı şirket tarafından işletilen otoyolda 19.05.2023 tarihinde seyir halinde otoyol yönlendirici ve koruyucu ekipmanları (Otomatik Bariyer) hasarına sebebiyet verdiği, oluşan zarardan sonra zararın bildirimi yapılmadığı ve zararın tazmin edilemediği, oluşan zararın 35.177,03 TL olduğu, dava konusu haksız fiile sebebiyet veren aracın karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmakta olup üçüncü kişilere verilen zararların söz konusu poliçe ile karşılanması gerektiğini belirterek, davacının uğradığı zararın karşılanmasını talep etmiştir. Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davadaki talep haklarının zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını ayrıca müvekkiline ait ... plakalı aracın ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapıldığını, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının davayı ikame ederken araç sürücüsü ...'a dava açılmadığını ve davanın ihbarını talep ettiklerini, dava konusu olayın 19/05/2023 tarihinde ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini, bu nedenle sorumluluğun ... Sigorta Şirketine ait olduğunu beyan ederek, davanın esasına girilmeden usulden reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazanın poliçe vade ve teminatında olmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazada sigortalı, aracın kusurlu olduğunun ispatının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, dosyada yasal başvuru koşullarının gerçekleşmediğini bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin dava, itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydı ile başvurunun öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde esas yönünden savunmaları kapsamında esastan reddine, aksi yönde kanaat halinde ise kusur ve müterafik kusur indirimleri uygulanarak karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının işlettiği otoyolda 19/05/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı, diğer davalıya ait ... plakalı aracın otomatik bariyerlere vermiş olduğu zarar nedeniyle zarar bedelinin davalılardan talep edip edemeyeceğine ilişkin sözkonusu davada dava konusu edilen kazada, davalı ......A.Ş. adına tescil kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı çekicinin dava dışı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK 52/1-b maddesi ile aynı Kanun'un 81/a-d-e maddesini ihlali nedeni ile %100 oranında kusurlu olduğu, zarar gören bariyere ilişkin onarım işlemleri malzeme ve işçiliklerin bariyerin hasarı ile uyumlu olduğu ve toplam hasarın, işçilik, malzeme bedeli ve KDV dahil 35.177,03-TL olduğu gerekçesiyle; 1-Davanın Kabulü ile; 35.177,03-TL'nin davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalı .....A.Ş.'den kaza tarihi olan 19/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; davanın yerel mahkeme tarafından usulden reddedilmesi gerekmekteyken esasa girilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, nitekim trafik kazalarından kaynaklanan tazminatlar için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un (KTK) 97. maddesinde 26.4.2016 tarihinde yapılan değişiklikle, zarar görenlerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapması gerektiğini, trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta poliçesi kapsamında olup, dava konusu olay kapsamında gerçekleşen risk poliçenin genel ve özel şartlarına göre sigorta poliçesi kapsamında olup buradaki sorumluluğun sigorta poliçesini tanzim eden ... Sigorta Şirketine ait olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmanın gereği risklere karşı poliçe sahiplerinin kendilerini koruma altına alma amacı olduğunu, aksi halde sigorta poliçesi yaptırmanın bir anlamı kalmayacağını, mezkur dava konusu olayda davacının iddialarını kabul etmemekle beraber, şoför ...'ın kusurlu olduğu düşünülse dahi, müvekkil davalı bünyesinde çalışan işçilere gerekli eğitimler verilmekte olup düzenli olarak çalışanları denetlediğini, işbu olayda müvekkil şirkete sadece araca malik olması sebebiyle ve aracı hakimiyetinde bulunan şoför ...'a salt davacı iddiaları ile kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 61 ve 163.maddeleri gereğince alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Bu nedenle, öncelikle sigorta şirketinin sorumlu olması gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Trafik kazalarından doğan hukuki sorumluluk 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. 2918 sayılı yasanın 85/1. maddesinde; “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasanın 85/son maddesinde; “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; Kılıçoğlu Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanun'un 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Tehlike sorumluluğunun cari olduğu işletenin sorumluluğunun son bulması için de, anılan Kanun'un 86/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, illiyet bağını ortadan kaldıracak mahiyette 3. kişi kusuru-zarar görenin ağır kusuru-mücbir sebep hallerinden birinin bulunması gerekmektedir. Bu üç halden birinin bulunduğu durumda dahi işletenin sorumluluğunun son bulması için, araçtaki bozukluğun ya da işleten ile eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun kazaya etki etmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davalının işleten olarak sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı tarafça yatırılması gereken 2.402,94 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 600,74 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.802,20 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.