Başvuru, arama ve el koyma işlemlerinde usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusu neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; aramanın hukuka aykırı olarak yapılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; bazı evraka ve bilgisayar kütüklerine el konulması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, arama ve el koyma işlemlerinde usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusu neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; aramanın hukuka aykırı olarak yapılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; bazı evraka ve bilgisayar kütüklerine el konulması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca (Cumhuriyet Başsavcılığı), 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aykırılık ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları kapsamında yürütülen bir ceza soruşturmasında 1/6/2015 tarihinde başvurucu şirkete ait işyerleri ile bu şirkete bağlı olarak Elazığ'da faaliyet gösteren FEM Dershanesinde arama yapılması ve el koyma talebinde bulunulmuştur. Elazığ Sulh Ceza Hâkimliğinin 1/6/2015 tarihli kararları ile söz konusu arama ve el koyma talepleri kabul edilmiştir. Kararlarda, talepler doğrultusunda ilgili açık adresleri belirtilen işyerlerinde 3/6/2015 tarihinde saat 00 ile 00 arasında arama yapılabilmesine izin verilmiştir. Bu karar uyarınca kolluk görevlilerince ilgili işyerlerinde arama işlemleri yapılmış, delil olduğu şüphesiyle başvurucu şirkete ait bazı evraka ve sabit disklere el konulmuştur. Başvurucu şirket aramanın kararlarda belirtilen saatte bitirilmediği, yapılan işlemlerde usulsüzlükler yapıldığı, ayrıca arama ve el koyma işlemleri nedeniyle zarara uğratıldığı gerekçeleriyle kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı 5/10/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde kolluk görevlilerinin yargı kararlarına dayalı olarak arama ve el koyma işlemini gerçekleştirdikleri vurgulanmıştır. Ayrıca aramanın gündüz yapılmasının aramaya gündüz vakti başlanılması anlamına geldiği, buna göre gündüz vakti başlanan aramaya gece de devam edilebileceği belirtilmiştir. Son olarak yapılan arama ve el koyma nedeniyle işyerinin bir gün kapalı kalması yüzünden zarara uğratıldığı şikâyetiyle ilgili olarak ise bunun bir hukuki uyuşmazlık olup hukuk mahkemelerinde dava açılabileceği ifade edilmiştir. Başvurucunun yaptığı itiraz ise Sulh Ceza Hâkimliği tarafından itiraza konu kararın usule ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle 17/11/2015 tarihinde reddedilmiştir. Bu karar 25/11/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.... (3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. ..." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler."