T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1192 KARAR NO : 2026/655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2022/478 E - 2024/1116 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1192 KARAR NO : 2026/655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2022/478 E - 2024/1116 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacının M. Çakmak caddesi, ... sokak, No:... Şirinevler-Bahçelievler/İstanbul adresinde bulunan kafesine 12/05/2022 tarihinde ... yetkilileritarafından kaçak elektrik hattı bulunduğu iddiası ile tutanak tutulduğunu, ... fatura kaydına göre adresin M. Çakmak caddesi, ... sokak, No:... Bahçelievler/İstanbul olarak göründüğünü, ... Seri numaralı 383.850,90 TL bedelli, ... Seri numaralı 83.037,67 TL bedelli olmak üzere toplam 466.888,57-TL fatura geldiğini, faturada işletme grubunun yanlış belirlendiğini, faturalandırmanın neye göre yapıldığının belli olmadığını, kaçak hat varsa bile bu hattın eski kiracı tarafından çekilmiş olabileceğini, davacının bu kaçak hattan haberinin bulunmadığını, davalının iddia ettiği gibi davacının bir borcunun bulunmadığını belirterek, davacının borçlu olmadığının tespitini, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı şirketçe yapılan incelemeler sonucu davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı yaptığının tespiti üzerine tahakkuk ettirilen borçlarla ilgili herhangi bir hatanın bulunmadığını, davalı taraça yapılan tespit ve hesapların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42 ve devamı maddelerine uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Talep Arttırımı : Davacı vekili yargılama sırasında verdiği dilekçe ile ,10.000,00-TL olarak başlatılan davasının 138.146,50-TL harca esas değeri arttırdıklarını toplamda 148.146,50-TL borçlu olmadığının tespitini olarak talebini arttırmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; "Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun teknik inceleme haiz ve hüküm kurmaya elverişli olduğu da anlaşılmış olup, davacının, davalı tarafından aleyhine tanzim edilen fatura bedelinden 148.146,50 TL bakımından davalı tarafa borçlu olmadığı hesap edilmiş" olduğu gerekçesiyle ; Davanın KABULÜNE ,48.146,50 TL fatura bedeli yönüyle, davacının davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan Bilirkişi Raporlarının dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmayan raporlar olduğu, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK 281.madde uyarınca konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden yerel mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekirken, yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan dosyanın karara çıkartılmasının savunma hakkını kısıtladığı, dosya kapsamında davacının kaçak elektrik kullandığı hususu sabit hale gelmiş olup, menfi tespit davası bakımından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğu, hükme esas bilirkişi raporu ile kaçak kullanım başlangıç tarihini gösteren herhangi bir bilgi ve belge olmadığı için kaçak başlangıç tarihinin 10.12.2021 olması gerektiği yönündeki görüşüne istinaden yapılan müvekkili şirket incelemelerinde ilgili tüketim noktasında davacı ... adına 20.09.2019 tarihinde sözleşme yapıldığı görülerek, bu tarih itibariyle elektrik enerjisi tüketildiği hususunun tespit edildiği, 20.09.2019 tarihinden sonra sayaç tüketim bilgileri incelendiğinde 30.12.2019 ve 16.01.2020 tarihli okumalarda sayaçta 14.11 kW ve 16.12 kW demant değerlerinin görüldüğü bu tarihten sonra demant değerlerinin düştüğünün görüldüğü, kaçak tespiti yapılan 12.05.2022 tarihinden sonra tekrar 18 kW ve üzerine çıktığı görülerek davacının 16.01.2020 tarihli okuma dönemi sonrasında kaçak kullanışmaya başladığı tespit edilerek dava konusu kaçak tutanağı için 12 aylık dönem için kaçak tüketimi hesaplaması yapıldığı, ancak, hükme esas bilirkişi raporunda hiçbir şekilde itirazları değerlendirilmeden karar verildiği, Yerel mahkemece hükme esas bilirkişi raporu ile her ne kadar dava konusu kaçak başlangıcı hakkında herhangi bir belge olmadığını ve kaçak ek tahakkuk için hesaplama yapılmayıp cihazların kurulu gücü baz alınarak sadece kaçak tahakkuk hesabı yaptığını belirtmiş ise de işbu tespitin mevzuata aykırı olduğu, diğer yandan ; kaçak tüketim hesabı hatalı olduğundan,alacak likit olmasına rağmen icra inkar tazminat talebi hakkında da karar verilmediği, mahkemece dava konusu alacağın varlığı kesinlik kazanmış olup, asıl alacağa uygulanan faiz ve faize uygulanan KDV kalemleri eklenmdiği, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , menfi tesbit talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davacıya ait ... hizmet numaralı "Şirinevler Mah., ... Sk.,No:... Bahçelievler/İstanbul" adresli ticarethanede, davalı şirket görevlileri tarafından 12/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "sözleşmeli kayıtlı sayacın kare buatından "harici hat" çekilerek enerji kullanıldığı" hususun tespiti üzerine ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş ve tutanağa istinaden 23/05/2022 son ödeme tarihli 70.056 kWh karşılığı 383.850,9 TL tutarına kaçak elektrik kullanım faturası ve 23/05/2022 son ödeme tarihli 72.002 kWh karşılığı 83.037,57 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlenmiştir. Davalı alacaklı vekili tarafından İstanbul 6. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde, 466.888,57 TL Asıl Alacak (İstenen: %19,2 Yıllık Diğer) + 6.225,18 TL Gecikmiş Gün Faizi + 1.120,53 TL Faizin KDV’si ile birlikte 474.234,28 TL toplam alacağın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda; Davalı şirket görevlilerince 10/12/2021 tarihinde M.Çakmak Caddesi ... Sok. No:... Şirinevler-Bahçelievler /İSTANBUL adresinde bulunan davacıya ait kafede yapılan kontrolde "enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak" gerekçesiyle davalı şirket tarafından ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta abone/kullanıcı veya temsilcisinin imzasının olmadığı, sayacın 2019 model, ... seri numaralı ... marka olduğu ve tutanakta sayaç endeks değerlerinin yazıldığı tespit edilmiştir. Ancak ... seri numaralı tutanağın tutulmasına sebep olan ticarethanenin elektriğinin ilk ne zaman, ne sebeple kesildiği ve tekrar ne zaman elektrik verildiği tespit edilememiştir.Aynı ticarethanede davalı şirket görevlilerince 12/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde "sözleşmeli kayıtlı sayacın kare buatından "harici hat" çekilerek enerji kullanıldığı tespit edildi" gerekçesiyle davalı şirket tarafından ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta abone/kullanıcı imzasının olduğu, sayacın aynı sayaç olduğu, tutanakta endeks değerlerinin yazıldığı, mükerrer no' sunun yazılmadığı, tesisatın düzeltildiği, video kaydının alındığı ve davalı şirket görevlilerince kaçak olarak çekilen harici hatta bağlı olarak kabul edilen cihazlara ait güç tespitinin yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca dava dosyasında, davalı şirket görevlileri tarafından yapılan güç tespitine davacı tarafından itiraz edilip edilmediğine dair bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır.10/12/2021 tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ve 12/05/2022 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı için ... seri numaralı tutanak mükerrer no olarak kabul edilmiş Kaçak Tahakkuk Hesabı yapılarak davacı adına ... fatura numaralı 23/05/2022 son ödeme tarihli 383.850,90 TL tutarında ve ... fatura numaralı 23/05/2022 son ödeme tarihli 83.037,67 TL tutarında iki adet fatura düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait ... hizmet numaralı ticarethanede, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası kanunu ile kurulan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca (EPDK) hazırlanarak 30/05/2018 tarih ve ... Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Madde 42/1 b bendi gereğince kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalı şirket, davacı ... adına toplamda 466.888,57 TL tutarında kaçak elektrik kullanımı tahakkuk ettirmiş olsa da bu bedelin doğru olmadığı, Davacı ...' in davalı ... A.Ş.' ye 318.742,07 TL borçlu olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirdikleri görülmüştür. İtirazlar üzerine alınan ek raporda özetle, dosyasında kaçak kullanımın 12/05/2021 tarihinde başladığını gösteren belge bulunmamaktadır. davaya konu tutanaktan önce ilgili mahal için davacı kurum görevlilerince 10/12/2021 tarihli kaçak tutanağı düzenlendiği tespit edilmiş ve iki tarih arasındaki kaçak kullanım miktarı EPTHY ilgili maddeleri kapsamında kök raporda 318.742,07 tl olarak hesaplanmıştır. yeniden yapılan incelemeler neticesinde hesaplamalarda hata olmadığı tespit edilmiş ve kök raporda varılan kanaat değişmemiştir. 27/03/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda 318.742,07 TL olarak hesaplanmış olan kaçak elektrik tüketim bedeli için heyetimizce varılan kanaatin değişmediği, EPTHY 35.maddesinin 6.fıkrasında; “ Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.” hükmü kapsamında, asıl alacağa, 6183 sayılı kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammı uygulamasının usul ve yasaya uygun olacağı, davacı kurumun alacak bedeli kanaatine varılan 318.742,07 TL elektrik enerjisi kullanım bedelinin, 23/05/2022 son ödeme tarihinde ödenmemesi sebebiyle asıl alacak bedeline işleyecek yıllık %19,2 faiz oranı ile yapılan hesaplama neticesinde Gecikme Faizi; 4.249,89 TL olup, 764,98 TL %18 KDV ile, Davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 4.365,72 Asıl Alacak + 54, 57 TL Gecikme Faizi + 9,82 TL Faizin % 18 KDV’si = 323.756,95 TL kaçak elektrik enerjisi kullanım bedeli alacağı olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Ek tüketim yönünden davalı itirazları ; " bilirkişi heyeti ile müvekkil şirket hesaplaması arasındaki fark; bilirkişi heyetinin kaçak kullanımın harici hat ile gerçekleştiğinden bahisle Yönetmeliğin 42/1-b maddesine göre hesap yapmasına rağmen müvekkil şirketin kontaktör ile sayaca müdahale edilip tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi nedeniyle Yönetmeliğin 42/1-c maddesine göre hesaplama yapmasından kaynaklanmaktadır" şeklindedir. Bilirkişi kurulu itirazlara cevaben; "Davalı şirket yetkilileri tarafından düzenlenen, dava dosyasında bulunan ve yukarıda bahsedildiği üzere dava konusu olan, 10.12.2021 tarihinde "enerjisi kesilen sayıcı kullanıma açmak" gerekçeli ... seri numaralı zabıt ve 12.05.2022 tarihinde "sözleşmeli kayıtlı sayacın sayacın kare buatından "harici hat" çekilerek enerji kullanıldığı tespit edildi" gerekçeli ... seri numaralı zabıtlara göre usul belirlenmiştir, belirlenmek zorundadır. Bu yüzden kaçak elektrik enerjisi tüketim halinin Yönetmeliğin 42/1-b maddesine göre kabul edilmesi ve işlemlerin bu madde gereğince yapılması zorunludur." şeklinde açıklama getirmiştir. Tutanak içeriğine göre ,bilirkişi kurulunca hesaplamada ilgili Yönetmeliğin doğru hükmünün dikkate alındığı, ek raporda diğer itirazların da karşılandığı ,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Menfi tesbit davası sözkonusu olduğundan icra inkar tazminatı değerlendirmesi yapılmayacağı ,kötüniyet tazminatı koşullarının ise mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 10.119,88 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.530,00TL harcın mahsubu ile bakiye 7.589,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/03/2026